Modern dünya, insanı kendi fıtratından ve hakikatinden koparıp sadece bir "tüketim nesnesi" haline getirdi. Bu çark artık faaliyet sahasını genişletti. Şahsiyeti henüz gelişmemiş çocukları doğrudan hedef tahtasına oturttu. Sosyal medyada "Benimle hazırlanın" veya "Okul sonrası rutinim" başlığıyla yayınlanan makyaja özendirme videoları basit bir özentiden ibaret değildir. Bu, sermayenin çocuk zihnini daha yolun başında "meta"laştırma operasyonudur. Küçük kız çocuklarının yüzlerine retinol, kolajen artırıcı serumlar ve ağır kimyasallar sürdüğü bu düzen, bir neslin imha edilmesidir.
Guardian gazetesinin yürüttüğü kapsamlı araştırma, dijital mecralardaki tahribatın vahametini somut verilerle ortaya koyuyor:
-
7 bin 600 içerik incelendi: TikTok platformunda paylaşılan cilt bakımı içeriklerinden 400 adedi doğrudan 13 yaşından küçük çocuklar tarafından üretildi.
-
"Child Skincare" tuzağı: Arama motorlarına "çocuk cilt bakımı" yazıldığında, binlerce çocuğun kameralar önünde "favori" ürünlerini tanıttığı bir pazar yeri ile karşılaşılıyor.
-
"Kid-friendly" maskesi: Şirketler bu işgali meşrulaştırmak için "çocuk dostu" kılıfını kullanıyor. Bu yolla kozmetik tüketimi, "eğlenceli bir öz bakım" yalanıyla çocuklara şırınga ediliyor.
Fizyolojik ve psikolojik tahribat
Milano Üniversitesi’nden Dermatoloji uzmanı Doç. Dr. Giovanni Damiani, bu mükemmel cilt takıntısını "Cosmeticorexia" olarak tanımlıyor. Damiani'nin verileri ve uyarıları, meselenin hem bedensel hem de zihinsel boyutunu birer cinayet delili gibi ortaya sermektedir:
-
Doğal Savunmanın İptali: Çocuk cildi, henüz dış dünyaya karşı nasıl tepki vereceğini öğrenme sürecindedir. Cilde üst üste sürülen ürün katmanları, bu doğal öğrenme sürecini baltalamaktadır.
-
Kortikosteroid Tehlikesi: Bazı ürünlerde bulunan düşük dozlu kortikosteroidler, cildin koruyucu bariyerini zayıflatmaktadır. Bu durum kılcal damarların belirginleşmesine ve lokal bağışıklık sisteminin çökmesine yol açmaktadır.
-
Retinol Hasarı: Yetişkinlerin bile dikkatle kullanması gereken retinol, çocuk cildinin bariyerini yıkarak cildi alerjenlere karşı tamamen savunmasız bırakmaktadır.
-
Ruhsal Çöküş: Günde 10’dan fazla kozmetik ürün kullanan bireyler üzerinde yapılan çalışmada, bu kişilerde kaygı bozukluğu ve panik atak riskinin çok daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çocuk, makyajı sildiği an kendini "eksik" ve "çirkin" hissetmeye başlamaktadır. Çünkü "gerçek benlik", artık aynadaki o makyajlı yüz sanılmaktadır.
Aileler ve fonlanan içerik üreticileri sermayelerin kirli emellerine alet oluyor
Bu işgalin en vahim cephesi, aile kurumunun sürece dahil edilmesidir. Sosyal medyada yayınlanan bir videoda, yaklaşık 10 yaşındaki bir kız çocuğu "Benimle anaokuluna hazırlanın" başlığıyla makyaj adımlarını anlatıyor. Annesi ise bu sırada kızına yardımcı olup "Çok güzel görünüyorsun" diyerek onay veriyor.
Anne, çocuğu koruması gereken o şefkatli sığınağı terk ediyor. Evladını bizzat eliyle sermayenin pazarlama çarkına yem olarak sunuyor. 2020 yılından itibaren kozmetik markaları pazarlama stratejilerini tamamen çocuklara ve gençlere kaydırdı. Dijital platformlarda çocukların sorularına "kozmetik içerik üreticileri" cevap veriyor. Bu figürler, çocukların özgüven açlığını ve beğenilme arzularını kullanarak onları sömürüyor.
Kız çocuklarının, daha ergenlik dönemine dahi girmeden fıtratlarından koparılması sadece bir sağlık sorunu değildir. Bu, doğrudan bir insanlık meselesidir. Şahsiyetin, aynadaki yapay aksinden ibaret olmadığı gerçeği bu yaşlarda unutturulmaktadır. Netice itibarıyla, çocukların yüzündeki o kremler ve boyalar sadece kimyasal bir katman değildir. O boyalar, çocukların ruhlarını örten sahte bir perdedir. Bu perdeyi yırtıp atmak, sadece ebeveynlerin değil, bu insan fabrikasyonuna karşı duran her insanın vazifesidir.
Aileler bu tip kozmetik ürünlerin çocuklarının kullanmasına engel olup kendisiyle beraber evlatlarını da şuurlandırarak bu beladan uzak durmalıdır. Aynı şekilde bu tip zararlı kimyasal ürünlere çocukları özendirip onları teşvik eden içerik üreticilerine de işlem başlatılması lazım.
Baran Dergisi, AA