Haberler

Müslüman Anadolu, sapkın LGBT gemisine geçit vermedi

Milletin değerlerine saldırarak İstanbul ve Kuşadası’nda organizasyon yapmaya kalkan sapkın LGBT gemisi, Müslüman Anadolu'nun dik duruşu ve büyük tepkisiyle karşılaştı. Tertibin Türkiye'de ağırlayıcısı olan "Tek Yön" adlı sapık işletme mühürlenirken, geminin limanlara giriş planları iptal edildi. Sokak provokasyonları ve İstanbul Barosu'nun büyük LGBT pankartı asması eliyle yürütülen karşı propagandaya rağmen, milletin teyakkuzu bu ahlaksızlık projesine geçit vermedi.

Abone Ol

Taksim’in göbeğinde faaliyet gösteren ve "Tek Yön" isimli gay bar olarak bilinen mekân, 8 Temmuz tarihinde İstanbul Boğazı’na getirilmesi planlanan 5 bin kişilik sapkın LGBT kruvaziyer gemisinin Türkiye’de ağırlamayı planlıyordu. Ayasofya Camii'ni hedef alan videolarla toplumu tahkir etmeye cüret eden bu yapının skandal hazırlığı, Akıncı Güç Gençlik Hareketi başta olmak üzere tüm Müslüman Anadolu’yu karşısına koyarak büyük tepkiyle karşılandı. Milletin manevi hassasiyetini hiçe sayan bu tertibe karşı gösterilen dik duruş, bürokrasiyi harekete geçirdi. Beyoğlu Kaymakamlığı, mevzuata aykırı faaliyetleri tescillenen söz konusu işletmeyi mühürledi.

İstanbul’da kapıları yüzüne kapanan "ifsad gemisi", rotasını Kuşadası’na çevirerek 7 Temmuz’da limana yanaşma girişiminde bulundu. Ancak duruşundan taviz vermeyen Müslüman Anadolu, vatanın hiçbir karışında bu sapkınların ayak basmasına müsaade etmeyeceğini bildirdi. Aydın Valiliği, bu irade ve "bu sapkın organizasyona geçit verilmeyeceği" yönündeki büyük baskı neticesinde, kruvaziyer gemisinin limana girişini ve organizasyonunu iptal ettiğini duyurdu. İfsad gemisi Türkiye'ye yönelik bütün programlarından vazgeçmek zorunda kaldı.

Yaşanan bu süreçte Müslüman Anadolu, meydanları sessiz bırakmadı. Büyük Aile Platformu ve Genç İHH öncülüğündeki sivil toplum kuruluşları, Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelerek ifsad gemisine karşı bir protesto gerçekleştirdi. LGBT sapkınlığı için artık yasal bir düzenleme yapılmasının zaruri olduğunun altını çizen vatandaşlar, kanun yoluyla engellenmesi talebinde bulundu.

Bu yaşananlar, içerideki "Batı uşağı" çevreleri paniğe sevk etti. İstanbul Barosu, hukuki misyonunu bir kenara bırakarak binasına astığı LGBT paçavrası ile safını belli etti. Hukuku korumakla mükellef bir kurumun, aile yapısını ve toplumun dokusunu bozan bir ideolojinin sözcülüğüne soyunması, bu yapının gerçek yüzünü millete bir kez daha gösterdi.

Sapkın güruh ise, son olarak İstanbul ve İzmir sokaklarında yasadışı "yürüyüş" denemelerine kalkıştı. Ancak polis ekipleri, kamu düzenini koruma adına bu provokasyonlara izin vermedi. Sokakları kirletmeye cüret edenler, gözaltına alınarak geldikleri karanlığa geri gönderildi.

Müslüman Anadolu, bir kez daha gösterdi ki; bu topraklar, küresel ifsad şebekelerinin "eğlence" diyerek servis ettiği zehirlere teslim olmayacak kadar şereflidir.

Baran Dergisi

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }