6 No’lu otoyolda motosikletiyle ilerlediği sırada bir arazi aracının çarpması sonucu ağır yaralanan Sagi, olay yerinde öldü. Polisin "trafik kazası" olarak kayıtlara geçtiği bu hadise, siyonist rejim içerisindeki derin çatlakları ve şüpheleri beraberinde getirdi.
Yolsuzluk dosyasının kilit ismi
Sagi, kamuoyunda “3000 numaralı dava” adıyla bilinen ve Almanya’dan alınan denizaltılar ile savaş gemilerini kapsayan devasa yolsuzluk soruşturmasının başındaki isimdi. İsrail tarihinin en büyük skandallarından biri kabul edilen bu dosya, Netanyahu’nun siyasi geleceği açısından büyük bir risk teşkil ediyordu. Yargıcın tam da soruşturmanın kritik bir aşamasında ölmesi, olayın "tesadüf" sınırlarını aştığına dair yorumlara sebep oldu.
Siyasi tasfiye şüphesi
Yargı üzerindeki baskıların arttığı İsrail’de, Netanyahu’nun Sagi’yi bağımsız hareket eden bir figür olarak gördüğü ve kendisine karşı husumet beslediği iddiaları bu süreçte tekrar canlandı. Sagi’nin ölümü, yargı reformu adı altında mahkemelerin etkisizleştirilmeye çalışıldığı bir dönemle birleşince, hadisenin bir "mesaj" niteliği taşıdığı kanaati güçlendi. Hukuk çevreleri, 3000 numaralı dosyadaki bazı delillerin bu ölümle birlikte karartılmak istendiğini savunurken, siyonist rejim içindeki güç savaşlarının yargıçların can güvenliğini dahi ortadan kaldırdığı anlaşılıyor.