Gazze’de sağlık krizinin en ağır yüzü, yerinden edilen Filistinlilerin yaşadığı çadır kamplarında görülüyor. Yıkılmış okulların avlularında, harabe binaların arasında ve derme çatma çadırlarda yaşamaya zorlanan aileler; temiz su, hijyen, ilaç ve düzenli sağlık hizmetlerinden mahrum durumda. Aşırı sıcak, kirli su ve kalabalık yaşam şartları bulaşıcı hastalıkların yayılmasını hızlandırıyor.
Gazze Şehri’nin Nasr Mahallesi’nde, 2024 yılında bombalanarak büyük ölçüde tahrip edilen Hasan Salama Okulu’nun kalıntıları üzerinde kurulan kampta yüzlerce kişi yaşıyor. Kampta düzenli sağlık hizmeti bulunmazken, gönüllü bir sağlık ekibinin gerçekleştirdiği tek günlük muayenede en az 150 hasta kontrol edildi. Yüksek tansiyon, diyabet, böbrek rahatsızlıkları, hepatit ve uyuzun yanı sıra çocuklarda suçiçeği, ishal, mide-bağırsak ve solunum yolu enfeksiyonlarına sıkça rastlandı.
Hastaneye gitmenin bedeli bile ağır
Yerinden edilen Filistinlilerin önemli bölümü için hastaneye ulaşmak başlı başına bir mesele haline gelmiş durumda. Ulaşım ücretleri, uzun mesafeler, yolların tahrip edilmiş olması ve ağır yaşam şartları yüzünden birçok hasta tedavisini ertelemek zorunda kalıyor. Günlük yiyeceğini dahi temin etmekte zorlanan aileler, muayeneye veya ilaç almaya ulaşmak için gereken birkaç doları bulamayabiliyor.
Ayağında şarapnel yarası bulunan ve koltuk değnekleriyle hareket eden 46 yaşındaki bir Filistinlinin, yüksek tansiyon tedavisi için uygun bir sağlık merkezine ulaşmasının en az 8 dolara mal olduğu aktarılıyor. Bu rakam Gazze dışından bakıldığında düşük görünse de kamplarda yaşayan, düzenli geliri bulunmayan ve temel gıdaya dahi erişemeyen aileler için tedaviyi erişilmez hale getirebiliyor.
Gazze’de savaş öncesinde UNRWA tarafından işletilen 22 sağlık kliniğinin bugün yalnızca altısı çalışıyor. Bölgede bulunan 34 hastanenin ise 19’u kısmen faaliyet gösterebiliyor. “Kısmen faal” durumdaki bu hastanelerin pek çok servisinde saldırıların yol açtığı yıkım, ekipman eksikliği ve personel kaybı nedeniyle hizmet verilemiyor.
İki milyon insana 2 bin 200 yatak
Gazze Şeridi’nin tamamında yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet verebilecek yalnızca 2 bin 200 hastane yatağı kaldığı belirtiliyor. Savaş öncesinde yalnızca El Şifa Hastanesi’nin 700 yatak kapasitesine sahip olması, sağlık altyapısındaki yıkımın ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.
Laboratuvar testleri, ameliyatlar ve çeşitli tedaviler; ilaç, tıbbi malzeme ve cihazların bulunamaması nedeniyle gerçekleştirilemiyor. Sağlık çalışanlarının öldürülmesi, yaralanması veya görev yapamaz hale gelmesi de sistemi daha fazla felce uğratıyor. Bu şartlarda zamanında müdahale edilmesi mümkün olan hastalıklar dahi ağırlaşabiliyor ve ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.
Gazze’de yaşanan sağlık felaketi artık yalnızca hastane binalarının yıkılmasıyla sınırlı bir tablo oluşturmuyor. Evlerinden sürülen insanların sağlıksız kamplarda yaşamaya zorlanması, temiz suya erişememesi, yeterli beslenememesi ve hastaneye ulaşacak parayı dahi bulamaması, sağlık hakkını fiilen ortadan kaldırıyor. Bugün Gazze’de tedaviye ulaşabilmek, kişinin yaşadığı yere, maddi imkânına ve hastaneye kadar gidebilecek fizikî gücü bulunup bulunmadığına bağlı hale gelmiş durumda.
Kaynak: El Cezire