Hürmüz’de Tahran kilidi: Yeni geçiş mekanizması devreye girdi
Hürmüz’de Tahran kilidi: Yeni geçiş mekanizması devreye girdi
İçeriği Görüntüle

28 Şubat tarihinde İran’a yönelik düzenlenen operasyonlarla başlayan savaş süreci, nükleer tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı. Milletvekilleri, Kongre’nin Orta Doğu'daki nükleer dengeler üzerinde tam denetim ve bilgi sahibi olma sorumluluğuna sahip olduğunu hatırlattı. Mevcut çatışma ikliminde bu gizlilik politikasının sürdürülmesi, Amerikan dış politikasının bölgedeki etkisini zayıflatan bir tercih olarak görülüyor.

Mektupta özellikle, Vaşington'un İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin nükleer faaliyetlerini kısıtlama çabaları ile İsrail’in cephaneliğini görmezden gelmesi arasındaki çelişki vurgulandı. Bu durumun, ABD’nin küresel ölçekteki diplomatik güvenilirliğini sarsmaya sebep olduğu belirtildi. Demokrat vekiller; uranyum zenginleştirme kapasitesi, nükleer materyallerin menşei ve olası bir nükleer kullanım protokolünün Vaşington ile paylaşım durumu hakkında net ayrıntılar istiyor.

Hükümet koridorlarından yansıyan bilgiler ise, Trump yönetiminin krizin nükleer bir aşamaya tırmanması ihtimalinden ciddi şekilde endişe duyduğunu teyit ediyor.