Haberler

Türkiye ve Suriye ekonomisine İdlib köprüsü

Suriye ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğini en üst seviyeye taşıma vizyonu, Ankara'daki yoğun temaslarla somutlaşıyor. Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi heyetinin Ankara'da gerçekleştirdiği kritik görüşmelerde, İdlib'de kurulacak serbest ticaret bölgesi ile kuru liman projesi masaya yatırıldı

Abone Ol

İki ülke arasında ekonomik entegrasyonu güçlendirme, ticareti canlandırma ve yepyeni istihdam alanları oluşturma vizyonu, tarafların katıldığı toplantıların merkezinde yer aldı.

Görüşmeler kapsamında düzenlenen yatırım forumunda, İdlib Serbest Bölgesi projesinin coğrafi konumu, temel bileşenleri ve uygulama adımları tüm ayrıntılarıyla tanıtıldı. Bölgede planlanan sanayi, ticaret ve lojistik faaliyetlerinin yanı sıra; projede yer alacak şirketlere sunulacak teşvikler ve yatırım fırsatları katılımcılara aktarıldı.

İlk imzalar atıldı

Suriye Serbest Bölgeler Genel Kurumu, 7 Mayıs 2025 tarihinde Türk şirketi Pomako ile bölgesel ticareti hareketlendirecek tarihi bir mutabakat zaptına imza attı. Bu anlaşma, İdlib Serbest Bölgesi ve kuru limanının Yap-İşlet-Devret modeliyle inşa edilerek işletilmesini kapsıyor. İdlib Valiliği tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, bu büyük yatırımın ticaret hacmini artırarak Suriye-Türkiye ticari ilişkilerinin gelişimine büyük bir katkı sağlayacağı vurguladı.

Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi Başkanı Kuteybe Bedevi, 23 Temmuz'daki beyanatında, projenin barındırdığı cazip yatırım fırsatlarını Ankara ziyaretinde Türk muhataplarına anlattıklarını dile getirdi. Bedevi, bu temasların yakın gelecekte somut projelere ve uzun vadeli ortaklıklara dönüşeceğine inandıklarını belirterek, atılan adımların iki ülke arasındaki ekonomik bütünleşmeyi daha da güçlendireceğini ifade etti.

İdlib'deki tesislerin Türkiye sınırına ve Bab el Hava Sınır Kapısı'na yakınlığı ile M4 ve M5 uluslararası karayollarının kesişim noktasında bulunması, projeye bölgesel ölçekte eşsiz bir stratejik önem kazandırıyor. Bu stratejik konum, projenin bölgede dev bir depolama, lojistik ve yeniden ihracat merkezine dönüşmesine sebep oluyor. Bedevi, konuşmasında Türk şirketlerini ve yatırımcılarını bu kazançlı Suriye-Türkiye ortaklıklarına katılmaya davet etti.

Uygulama süreci ve beklenen hedefler

Suriye Gümrükler ve Sınır Kapıları Genel İdaresi Halkla İlişkiler Müdürü Mazin Alluş, basına verdiği demeçte sahadaki hazırlık çalışmalarının tüm hızıyla sürdüğünü ve projenin teknik ile ekonomik fizibilite raporlarının başarıyla tamamlandığını teyit etti. Pomako ile yapılan mutabakatın akabinde nihai anlaşma müzakerelerinin ilk turu gerçekleşti. Nihai sözleşmenin teknik, hukuki, yatırım ve işletme boyutlarının masaya yatırılması, hazırlık sürecinin hızlanmasına sebep oldu. Resmi uygulama takvimi ve proje zaman planı, hukuki altyapı süreçlerinin tamamlanmasının hemen ardından kamuoyu ile paylaşılacak.

Projeyle ulaşılması planlanan temel hedefler şunları içeriyor:

Modern bir lojistik merkez kurarak depolama, gümrükleme ve taşımacılık altyapısını dünya standartlarına çıkarmak.

Serbest bölgeyi kara sınır kapıları üzerinden doğrudan deniz limanlarına bağlamak.

Sanayi ve tarım ürünlerinin bölgeden ihracatını ile yeniden ihracatını güçlü bir şekilde desteklemek.

Yerli ve yabancı sermayeyi bölgeye çekerek İdlib'i stratejik bir ticaret üssü haline getirmek.

Üretim ekonomisine geçiş dönemi

Suriyeli ekonomist Gazvan el Mısri, atılan bu adımın yeniden inşa söyleminden çıkarak doğrudan somut üretim ve yatırım ekonomisine geçişi simgelediğini vurguladı. El Mısri'ye göre proje; yurt dışındaki Suriyeli sermayeyi, Türk ve Arap yatırımcıları bölgeye çekerek gıda, tekstil, yapı malzemeleri ve lojistik sektörlerinde üretimi büyük ölçeklere çıkartacak.

Türkiye açısından bakıldığında proje, Suriye pazarına çok daha düşük maliyetli erişim imkanı sunuyor. Aynı zamanda söz konusu bölge, Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerine uzanan ticaret rotalarında kilit bir geçiş güzergahı oluşturuyor. El Mısri, kuzeybatı Suriye'nin ulusal ekonomiye entegre olmasının gönüllü geri dönüşleri teşvik edeceğini ve bölgesel ticaret ağlarını büyüteceğini kaydetti. Mısri, bu dev vizyonun başarısını güçlü altyapı yatırımlarının yapılmasına, açık yasal düzenlemelerin getirilmesine, şeffaf yönetim anlayışına ve üretime dayalı ekonomik modelin bütünüyle hayata geçirilmesine dayandırıyor.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }