Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 13-14 Eylül tarihlerinde Suriye’nin başkenti Şam’da gerçekleştirdiği resmi temaslarla Ankara-Şam hattındaki normalleşme ve güvenlik mutabakatını üst seviyeye taşıdı. Uluslararası Şam Havalimanı’nda Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani tarafından karşılanan Fidan, temasları çerçevesinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edildi.

Görüşme trafiğinde Şeybani ve İçişleri Bakanı Enes Hattab ile üçlü güvenlik zirvesi gerçekleştiren Fidan, Tişrin Sarayı’nda düzenlenen ortak basın toplantısında bölgenin geleceğini doğrudan tayin edecek açık mesajlar verdi. Fidan ayrıca Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa ve beraberindeki heyeti de kabul ederek bölgedeki Türkmen varlığının durumunu değerlendirdi.

Erdoğan’ın Şam ziyareti gündemde

Ziyaretin en dikkat çeken başlıklarından biri, iki ülke liderinin bir araya gelmesine dair yürütülen altyapı hazırlıkları oldu. Ortak basın toplantısında konuşan Bakan Fidan, ilişkilerin son iki yılda kazandığı ivmeye işaret ederek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şam ziyaretinin planlandığını duyurdu:

"Konuştuğumuz konular arasında Sayın Cumhurbaşkanımızın Suriye’ye ziyareti de planlanmakta. Bu hususta atılacak adımları ve yapılacak çalışmaları etraflıca gözden geçirdik. Eski Suriye’nin gitmesi ve yeni bir idarenin teşekkülü; bölgeye istikrar, sulh, iktisadi kalkınma getiren ve terörle mücadeleyi ileri taşıyan bir merhale olmuştur."

SDG’nin Feshi: "Kâğıt üzerinde kalmamalı, sahada uygulanmalı"

Ankara’nın bir süredir kararlılıkla takip ettiği "Terörsüz Türkiye" hedefi ve sınır hattının emniyeti hususunda PKK/YPG iltisaklı SDG yapısının durumu görüşmelerin merkezindeydi. SDG’nin kendini feshederek Suriye ordusuna entegre olma kararının kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini belirten Fidan, sürecin vakit kaybedilmeden fiiliyata dökülmesi gerektiğinin altını çizdi:

"SDG’nin kendini feshetmesi mühim bir adım; Suriye hükümetinin gayretlerine verilmiş mühim bir cevaptır. Ancak bunun hiçbir gecikmeye meydan vermeden derhal sahada tatbikata kavuşmasını bekliyoruz."

Şam yönetimi adına konuşan Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani de silahların tek bir meşru otoritede toplanması ve Suriye’nin kuzeydoğusunun milli bütünlüğe dahil edilmesi yolundaki kararlılıklarını teyit etti.

"İsrail Suriye’nin huzurunu tehdit ediyor"

Bakan Fidan, siyonist rejimin son günlerde Suriye topraklarını ve Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü hedef alan hava akınlarına tepki gösterdi. Tel Aviv yönetiminin bölgede barış havası esmesini kasıtlı olarak engellemeye çalıştığını belirten Fidan, İsrail’in taşeron terör unsurlarını doğrudan beslediğini kaydetti:

"İsrail, Suriye’deki müspet gidişatın önündeki en vahim mânidir. İsrail’in saldırıları terörizme karşı yürütülen mücadeleye doğrudan darbe vurmaktadır. İsrail, DEAŞ gibi kanlı örgütlere el altından destek sağlamakta; Suriye’nin güneyini karıştırmak için her türlü fitneyi devreye sokmaktadır. Esasen bunu kendileri de gizleme ihtiyacı duymuyor."

10 milyar dolarlık iktisadî hedef ve Türkçe eğitimi

Görüşmelerin iktisat ve ulaştırma ayağında iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefi konuldu. Suriye’nin kara ve demir yolu ağlarıyla Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına bağlanması projesi ele alındı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Öte yandan kamuoyuna yansıyan "Suriye müfredatından Türkçe dersinin kaldırıldığı" iddialarına da açıklık getiren Fidan, mevkidaşı Şeybani ile bu hususu görüştüklerini ve Türkçenin seçmeli ders statüsünde müfredatta yer almayı sürdüreceğini ifade etti.