Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, uluslararası arenada konuşulmaya devame diyor. Taraflardan birine yapılacak saldırıyı üç devlete birden yapılmış sayan ve İslâm dünyasında kolektif caydırıcılığı somut hale getiren ittifak, Batı ve Tel Aviv hattında derin bir paniğe yol açtı.
ABD ordusunun tecrübeli isimlerinden emekli albay ve askeri analist Douglas Macgregor, söz konusu savunma paktının perde arkasına ve bölgedeki akislerine dair tahlillerde bulundu.
Siyonist hayallere karşı "Mekke Seddi"
Üçlü anlaşmayı "Büyük İsrail Projesi"ne vurulmuş doğrudan bir darbe olarak vasıflandıran Macgregor, bölge devletlerinin artık kendi emniyetleri hususunda Beyaz Saray’a güvenmediklerini ifade etti. Vaşington'un teminatsız vaatlerinin çöktüğünü belirten ABD'li analist, bu durumun İsrail tarafında açık bir korku meydana getirdiğini söyledi:
"Mekke Anlaşması, Büyük İsrail Projesi’ne doğrudan verilmiş bir cevaptır. Bölgedeki ülkeler artık kendi savunmaları hususunda ABD’ye güvenemeyeceklerini anladılar. Bu durum İsrail açısından dehşet verici bir kırılmadır."
Macgregor, paktın genişleme potansiyeline de dikkat çekerek Mısır’ın da bu ittifaka dahil olacağına dair güçlü emareler bulunduğunu kaydetti.
"Geleceğe Amerika değil, Türkiye ve İran karar verecek"
Birinci Cihan Harbi sonrasında emperyalistlerin cetvelle çizdiği sınırların ve suni yapıların iflas ettiğini dile getiren Macgregor, bölgenin kadim güç merkezlerinin yeniden sahneye çıktığını vurguladı:
"Hedef tahtasına konan kimi yapılar esasen gerçek birer devlet hüviyeti taşımıyor; Birinci Dünya Savaşı’nın ardından masa başında ortaya çıkmış tarihi tesadüflerden ibarettir. Dolayısıyla bunların varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği tartışmalıdır... Günün sonunda bölgenin geleceğini tayin edecek olan iki büyük güç Türkiye ve İran olacaktır; biz (Amerika) değiliz, İsrailliler ise hiç değil." K
"Amerikan desteği kesildiği gün İsrail yok olur"
İsrail’in bölgedeki varlığının bütünüyle Amerikan askeri ve mali himayesine ipotekli olduğunu hatırlatan emekli albay, bu durumun ilanihaye devam edemeyeceğini açıkladı:
"ABD ve Amerikan silahlı kuvvetleri arkasında durmadığı müddetçe İsrail’in hayatta kalma şansı sıfırdır. İsrail, Pentagon desteği olmadan hiçbir hedefini gerçekleştiremez. Açık konuşmak icap ederse, uzun vadede İsrail’in bu coğrafyada bir devlet olarak varlığını koruyabileceğine inanmakta güçlük çekiyorum."
Konuşmasının devamında ABD siyasetinin içine düştüğü vesayeti ifşa eden Macgregor, Amerikan hükümetinin arka planda siyonist sermaye çevrelerince rehin alındığını belirtti. Analist, "Nevyork ve Vaşington'daki mali idareyi kim elinde tutuyor? Londra’daki para musluklarını kim kontrol ediyor? Hükümet mekanizmasının dizginleri siyonist milyarderlerin tasarrufundadır" ifadeleriyle Batı başkentlerindeki çürümeye dikkat çekti.





