Kapı dışarı edilen medya organları ifade ve neşriyat hürriyetinin çiğnendiği iddiasıyla federal mahkemeye koşarken, Trump ise hasımlarını açıkça yalan haber üretmek ve gayrimeşru fonlarla beslenmekle suçladı. Kendi menfaatleri çatıştığında "özgürlük" putunu tereddütsüz deviren Vaşington idaresi, hem Beyaz Saray koridorlarındaki çifte standardı hem de "demokrasi"nin meşruiyet kalkanından ibaret bir masal olduğunu bir kez daha kendi eliyle kanıtladı.
Medya mahkeme kapısında
Dünyaya demokrasi ve basın hürriyeti vaazı veren emperyalist ABD, kendi başkentinde iktidar ile medya tröstlerinin kirli kapışmasına sahne oluyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın; CNN, MS NOW ve Politico muhabirlerinin Beyaz Saray'a girişini men etmesi, Vaşington elitleri arasındaki çatlağı derinleştirdi. Akreditasyonları iptal edilen üç medya organı, söz konusu yasağın kaldırılması talebiyle müştereken federal mahkemeye müracaat etti.
Mahkemeye sunulan müşterek dava dilekçesinde, alınan kararın ABD Anayasası'nın Birinci Ek Maddesi ile teminat altına alınan ifade ve basın hürriyetine doğrudan bir taarruz teşkil ettiği ileri sürüldü. Yıllardır Amerikan müesses nizamının borazanlığını yapan bu kurumlar; Trump'ın asıl niyetinin basını yönetim lehine sipariş haberler yapmaya zorlamak ve iktidarın hoşuna gitmeyecek neşriyatı engellemek olduğunu iddia etti. Kısıtlamaların telafisi imkânsız zararlar meydana getirdiğini öne süren medya patronları, hâkimden yasağın derhal durdurulmasını ve muhabirlerin erişim haklarının iade edilmesini talep etti.
Çürümüş medya
Trump cephesinden gelen açıklamalar ise krizin arka planındaki çürümeyi bir kez daha ortaya çıkardı. Kendi şahsî hesabından s paylaşımda bulunan Trump, bahsi geçen kuruluşların "aralıksız biçimde yalan haber imal etmeleri" sebebiyle Beyaz Saray'dan derhal menedildiklerini duyurdu.
MSNBC'nin izleyici kaybı ve itibar zafiyeti yüzünden adını alelacele MS NOW olarak değiştirdiğini belirten Trump, Politico'nun ise Joe Biden idaresi döneminde hükümet kasasından gayrimeşru yollarla 8 milyon dolarlık abonelik bedeli tahsil ettiğini kaydetti. Kendi idaresi ve icraatları hakkında kurgu ve iftira üretilmesine müsaade etmeyeceğini vurgulayan ABD Başkanı, "Diğer yalan haber odakları da yakında bunların arasına katılacak" diyerek tasfiyelerin süreceği sinyalini verdi.
Batı putlarının çöküşü
Dünyanın mazlum coğrafyalarında, bilhassa terörist İsrail'in Gazze'deki soykırım ve katliamlarına kör ve sağır kesilen, katillerin vahşetini aklamak için her türlü dezenformasyona başvuran Batı medyası; iş kendi menfaat çatışmalarına geldiğinde birdenbire özgürlük havarisi kesiliyor. Vaşington koridorlarında patlak veren kavga, Batı medeniyetinin dillerden düşürmediği "özgürlük" iddialarının sadece kendi emperyalist hesaplarına yaradığı müddetçe geçerli olduğunu yine hatırlatıyor. Hoşuna gitmeyen sesi boğan Amerikan idaresi ile çıkarları bozulunca mahkeme kapılarına yığılan tröstlerin ibretlik kapışması, Batı'nın kokuşmuş düzeninde sahte putların yıkılışını gösteriyor.