Pentagon içindeki yazışmaların sızması, Vaşington’un stratejik ortaklarına yönelik baskıcı tutumunu gün yüzüne çıkardı. Ortaya çıkan resmi belgeler, İran meselesinde ABD politikalarına mesafeli duran müttefiklerin çeşitli yöntemlerle cezalandırılmak istendiğini kanıtlıyor. Bu baskı unsurları arasında İspanya’nın NATO statüsünün tartışmaya açılması ve İngiltere’nin Falkland Adaları üzerindeki haklarına sunulan diplomatik desteğin geri çekilmesi gibi radikal seçenekler yer alıyor.
İngiltere Başbakanlığı, Vaşington kaynaklı bu gelişmelere karşı duruşunu en net ifadelerle ilan etti. Başbakanlık Sözcüsü, BBC kanalına verdiği demeçte, adaların İngiltere’nin bir parçası olduğu gerçeğinin tartışmaya kapalı olduğunu belirtti. Ada halkının iradesinin her türlü siyasi çıkarın üzerinde tutulması gerektiğini vurgulayan sözcü, 2013 yılındaki halk oylamasının bu konuda sarsılmaz bir hukuki temel oluşturduğunu hatırlattı. Söz konusu dönemde seçmenlerin tamamına yakını İngiliz idaresinde kalmayı tercih ederek mevcut statüyü tescil etmişti.
Londra yönetimi, egemenlik haklarını savunma konusundaki kararlılığını Vaşington’daki her yönetime her zaman açıkça ilettiğini ifade ediyor. Bu duruşun her türlü şart altında korunacağı ve dış baskıların etkisiz kalacağı vurgulanıyor. Güney Atlantik’te Arjantin ile yaşanan bu köklü ihtilaf, Vaşington’un tutum değişikliği sinyalleriyle birlikte küresel siyasetin en hassas kırılma noktalarından biri haline geldi.