Henüz yürümeyi bile tam öğrenmemiş bir sabinin bedeninde bırakılan bu yanık izleri ve bir babanın çaresizliği üzerinden kurulan bu baskı mekanizması, bölgedeki sivil halkın karşı karşıya kaldığı zulmün ne denli korkunç ve sınır tanımaz bir noktaya ulaştığını kanıtlıyor.

Değişmeyen Yahudi karakteri

Bu dehşet verici hadise tesadüfi bir şiddet eylemi değil aksine Yahudinin varlığından beri değişmeyen karakteri. Ayrıca devlet geleneği haline getirdiği, merhametten yoksun ve sistematik şiddet politikasının bir yansımasıdır. Tarihî süreç incelendiğinde, çocukların ve masum sivillerin hedef alınmasının bu yapı için "değişmez bir karakter" olduğu, insanlık onurunun ve vicdanın bu ırkta hiçbir karşılık bulmadığı açıkça görülmektedir. On yıllardır süregelen bu tavır, sadece bir işgal değil, insanlığın tüm değerlerine karşı açılmış bir savaştır. Bir bebeğe işkence yapabilecek kadar vicdanını yitirmiş bu anlayış, var olduğu günden beri her şeyi kasıp kavuruyor. Özellikle son 3 senede yapılan soykırım da gösteriyor ki, dünyada Yahudiye yaşam hakkı verilmemeli. Görüldükleri yerlerde yok edilmeli. Tarihte her yerden kovulan bu iğrenç kavim, işgal ettikleri topraklardan da ya öldürülerek, ya yakılarak ya da işkenceyle kovulacaktır. Filistin halkına ne yaptılarsa aynısını yaşayacaktır.

Bilginin yeni patronu: Batı’nın "bilim" putu ve küresel tahakkümü
Bilginin yeni patronu: Batı’nın "bilim" putu ve küresel tahakkümü
İçeriği Görüntüle

Dünya bu kavmin ne kadar iğrenç ve pis olduğunu, kendileri dışında herkesi goyim olarak gördüğünü artık biliyor. Artık Yahudiye hayat hakkı yok!