Enerji Bilgi İdaresi (EIA) tarafından açıklanan haftalık veriler, 26 Haziran itibarıyla Amerikan stoklarından 5 milyon 536 bin varil petrolün daha eksildiğini ortaya koyuyor. Bu sert düşüşle birlikte toplam rezerv miktarı 325 milyon 655 bin varile gerileyerek, Mayıs 1983’ten bu yana kaydedilen en zayıf noktaya ulaştı.

Vaşington yönetiminin Eylül 2021’den itibaren iç piyasadaki fiyat sıkışmalarını yönetmek ve küresel piyasalara müdahale etmek amacıyla attığı adımlar, bu tarihi erimeye doğrudan sebep oldu. Yaklaşık iki yıllık süreçte toplam stokların yüzde 45’ine tekabül eden 275 milyon varil petrol piyasaya akıtıldı. Ağustos 2023 sonrasında depolara geri alım vaatleri verilse de şu ana kadar yerine konulan miktar 70 milyon varilin altında kaldı. Mevcut tablo, Eylül 2021’deki 620 milyon varillik devasa koruma kalkanının neredeyse yarısının tüketildiğini gösteriyor.

"6 bin SDG mensubu Suriye ordusuna entegre edildi"
"6 bin SDG mensubu Suriye ordusuna entegre edildi"
İçeriği Görüntüle

Enerji Bakanı Chris Wright’ın mart ayında ilan ettiği yeni takvim ise bu stratejik açığı daha da derinleştirme potansiyeli taşıyor. Alınan karara göre, 120 günlük bir vade içinde 172 milyon varil petrolün daha piyasaya arz edilmesi planlanıyor. Gelecek yıl yapılması hedeflenen 200 milyon varillik alım taahhüdüne rağmen, bu yeni boşaltma hamlesi rezervleri 250 milyon varilin altına indirme riski barındırıyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi, resmi kayıtların tutulmaya başlandığı Ağustos 1982’den bu yana görülen en büyük stratejik zafiyeti meydana getirecektir.

Savaşlar, küresel ambargolar ve jeopolitik krizler karşısında Amerikan emperyalizminin en kritik lojistik dayanaklarından biri olan petrol rezervleri, iç sistemdeki tıkanmaları gizlemek uğruna eritiliyor. Küresel hakimiyet iddialarını sürdüren Vaşington, acil durum kalkanını tüketerek kendi geleceğini büyük bir kırılganlığın merkezine bırakıyor.