Kemalist rejimin ibadete yönelik müdaheleleri 1932'de ezanın Türkçeleştirilmesiyle yeni bir safhaya girdi. Diyanet İşleri Reisliği, 6 Mart 1933 tarihinde müftülüklere gönderdiği tamimle minarelerde Arapça salâtüselâm okunmamasını istedi. Tamimde, Türkçe ezanın okunduğu bir dönemde Arapça salâtüselâmın “âhenksiz” düşeceği ve hükümetin takip ettiği “maksad-ı millîye” uygun olmadığı ifade edildi. Bunun yerine kullanılmak üzere Türkçe salâtüselâm ve tekbir metinleri gönderildi.

Bu uygulamanın vatandaşa nasıl yansıdığını gösteren çarpıcı belgelerden biri, Cumhuriyet Arşivi'nde yer alan 1934 tarihli Adliye Vekâleti yazısı. Belgede, “Tireli Ali oğlu Hafız Ahmet Efendi”nin İzmir Kemeraltı Camii'nde Arapça salâtüselâm okuduğu belirtiliyor. İzmir Sulh Mahkemesi, Hafız Ahmet Efendi'yi Türk Ceza Kanunu'nun 526. maddesine dayanarak iki gün hafif hapis ve yarım lira hafif para cezasına mahkûm ediyor.
Adliye Vekâleti meseleyi Başvekâlete taşıdı
8 Kasım 1934 tarihini taşıyan ve Adliye Vekâleti tarafından “Yüksek Başvekâlete” gönderilen yazıda yalnızca mahkûmiyet bildirilmekle kalınmıyor. Hafız Ahmet Efendi'nin müdafaasında salâtüselâm hakkında kendisine bir emir tebliğ edilmediğini söylediği de kayda geçiriliyor.
Arapça salâtüselâm “maksad-ı millîye” aykırı görüldü
Hadisenin arka planındaki 6 Mart 1933 tarihli Diyanet tamimi, uygulamanın münferit bir mahkeme kararından ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Tamimde, minarelerde Arapça salâtüselâm okunmasının hükümetin takip ettiği “maksad-ı millîye” uygun düşmediği açıkça belirtiliyor.
Böylece baskılar ezanla sınırlı tutulmadı. Ezanın yanında kamet, tekbir ve salâtüselâmın Türkçe okunması yönünde idarî düzenlemeler yapıldı. Arapça ezan ve kamet okuyanlara yönelik özel ceza hükmü ise daha sonra, 1941 yılında 4055 sayılı düzenlemeyle TCK'nın 526. maddesine açık biçimde eklendi.
“Allahümme salli...” demenin bedeli hapis oldu
Arşiv vesikası, tek parti dönemindeki dine yönelik baskıların gündelik dinî hayata kadar uzanan sonuçlarını gösteren somut örneklerden biri olarak kayıtlarda duruyor. İzmir'deki Kemeraltı Camii'nde Hz. Peygamber'e Arapça salâtüselâm okuyan Hafız Ahmet Efendi, bunun neticesinde mahkeme önüne çıkarılmış, iki gün hapis ve yarım lira para cezasına mahkûm edilmişti.
Kaynak: T.C. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, Dosya Yer No: 26-150-21, Adliye Vekâleti, 8 Kasım 1934. Dönemin Türkçe ezan ve salâtüselâm uygulamasına ilişkin Diyanet tamimleri de tarihî kaynaklarda kayıtlıdır.
Baran Dergisi





