CHP’de 2023 kurultayının mahkeme kararıyla geçersiz sayılması, Özgür Özel yönetiminin düşürülmesi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa iade edilmesiyle başlayan kriz, polis müdahalesiyle yeni bir safhaya taşındı. Ankara’daki CHP Genel Merkezi’ne giren çevik kuvvet, binada direnen partililere biber gazı ve plastik mermiyle müdahale etti.

Mahkeme kararı CHP’de yönetim krizini başlattı

CHP’de uzun süredir devam eden kurultay tartışması, mahkemenin 2023’te Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayı geçersiz saymasıyla fiilî bir yönetim krizine dönüştü. Kararla birlikte Özel yönetiminin hukuken düşürüldüğü, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise yeniden genel başkanlık makamına iade edildiği bildirildi.

Söz konusu karar, CHP içinde iki ayrı meşruiyet iddiasını karşı karşıya getirdi. Özgür Özel ve ekibi, delegelerin iradesinin yargı kararıyla bertaraf edildiğini savunurken, Kılıçdaroğlu cephesi mahkeme kararının uygulanması gerektiği görüşünü öne çıkardı. Böylece parti içi tartışma, siyasi rekabet sınırını aşarak devlet gücüyle yürütülen bir tahliye ve teslim alma sürecine dönüştü.

Genel merkezde abluka

Gelişmelerin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı aracılığıyla CHP Genel Merkezi’nin teslimine yönelik başvuru yapıldığı aktarıldı. Ankara’daki Söğütözü Genel Merkezi çevresinde polis yoğunluğu artırılırken, çok sayıda CHP milletvekili, Parti Meclisi üyesi, il ve ilçe yöneticisi binada toplandı.

Genel merkez önünde ve bina içinde bekleyen partililer, mahkeme kararının parti iradesini yok saydığını belirterek binayı terk etmeyeceklerini açıkladı. Özgür Özel de “buradan çıkmayacağız” mesajı verirken, CHP yönetimi gelişmeyi “yargı eliyle partiye müdahale” olarak nitelendirdi.

Türkiye’de nüfus krizi kapıda: Aile yapısını koruyacak adımlar şart
Türkiye’de nüfus krizi kapıda: Aile yapısını koruyacak adımlar şart
İçeriği Görüntüle

Polis kapıları kırarak içeri girdi

24 Mayıs Pazar günü kriz sert müdahaleye dönüştü. Çevik kuvvet ekipleri CHP Genel Merkezi’ne girdi. Görgü tanıkları ve haber ajanslarının aktardığı görüntülere göre polis, binaya giriş sırasında kapıları kırdı, içeride kurulan barikatları dağıttı ve biber gazı kullandı. Bazı haber ajansları plastik mermi kullanıldığını da bildirdi.

Müdahale sırasında binada bulunan partililer, milletvekilleri ve gazeteciler gazdan etkilendi. Genel merkez içinde sandalyeler, koltuklar ve çeşitli eşyalarla barikat kurulduğu, polis ekiplerinin bu engelleri aşarak binanın giriş ve zemin katını kontrol altına aldığı belirtildi.

Özel ekibiyle Meclis’e yürüdü

Polis müdahalesinin ardından Özgür Özel ve beraberindeki partililer genel merkezden ayrılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yürüdü. Özel, burada yaptığı açıklamalarda mücadeleyi sürdüreceklerini, CHP grubunun yeni merkez gibi hareket edeceğini söyledi. Reuters’ın aktardığına göre CHP milletvekilleri de mahkeme kararına rağmen Özel’i grup başkanı olarak yeniden seçti.

Bu hamle, Özel cephesinin “parti binası alınsa da siyasi temsil devam ediyor” mesajı olarak yorumlandı. Buna karşılık mahkeme kararının uygulanmasını savunan Kılıçdaroğlu cephesi, parti merkezinin hukuken kendilerine teslim edilmesi gerektiğini savunuyor.

Krizin merkezinde kurultay ve meşruiyet tartışması var

CHP’deki krizin temelinde 2023 kurultayına ilişkin usulsüzlük iddiaları bulunuyor. Mahkeme, söz konusu kurultayda yaşandığı ileri sürülen usulsüzlükler sebebiyle Özgür Özel’in genel başkan seçildiği süreci geçersiz saydı. Bu karar, ana muhalefet partisinde seçilmiş yönetimin yargı kararıyla görevden uzaklaştırılması sonucunu doğurdu.

Özel cephesi kararı “siyasi müdahale” ve “yargı darbesi” olarak nitelerken, hükümet kanadı yargının bağımsız işlediğini savunuyor. Uluslararası ajanslar ise gelişmeyi Türkiye’de muhalefet üzerindeki baskının yeni bir aşaması olarak değerlendiren yorumlara yer verdi.

Parti içi kavga devlet müdahalesine dönüştü

Hadisenin en kritik boyutu, CHP içindeki liderlik tartışmasının artık parti içi bir mesele olmaktan çıkmasıdır. Genel başkanlık kavgası, mahkeme kararı, polis gücü, bina tahliyesi ve fiilî teslim süreciyle birlikte devletin doğrudan müdahil olduğu bir tabloya dönüştü.

“Devlet CHP’ye girdi” başlığı, bu açıdan sadece polisin binaya girmesini değil, ana muhalefet partisinin iç işleyişinin yargı ve güvenlik bürokrasisi üzerinden yeniden tanzim edilmesini ifade ediyor. Cumhuriyet tarihi boyunca devletle iç içe geçmiş bir siyasi geleneğe sahip olan CHP, bu kez devlet gücünün kendi içindeki iktidar mücadelesini belirleyen unsur hâline gelmesiyle karşı karşıya kaldı.