Türkiye, jeopolitik konumu ve güçlü enerji altyapısıyla küresel dijital haritanın en stratejik noktalarından biri haline geliyor. Çizilmesi gereken vizyon, sadece veri saklayan pasif bir coğrafya olmak değil; veriyi üreten, işleyen ve değere dönüştüren aktif bir güç merkezi olmak üzerine kurulu olmalı.
-
HIT-30 Programı kapsamında veri merkezlerine ayrılan 1,5 milyar dolarlık destek bütçesi, %50’ye varan vergi teşviki ve enerji destekleri, Türkiye’yi küresel yatırımcılar için bir çekim merkezi haline getiriyor.
-
Kamu yatırım programlarında yapay zeka projelerine en az %2 pay ayrılması ve Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden en az 2 bin kamu veri setinin kullanıma sunulacak olması, yerli ekosistemi besleyecek devasa bir veri okyanusu oluşturuyor.
-
İstanbul, Ankara ve İzmir merkezli 81 veri merkezinin Anadolu'nun güvenli ve maliyet avantajlı bölgelerine yayılması, hem bölgesel kalkınmayı tetikliyor hem de altyapı güvenliğini artırıyor.
Turkcell-Google iş birliği
Türkiye’nin geleneksel veri merkezlerinden dünya devi teknoloji şirketlerinin doğrudan konumlandığı "hiper ölçekli" ekosisteme geçişinde en somut adım, Turkcell ve Google Cloud ortaklığıyla Ankara’da temelleri atılan 3 milyar dolarlık dev proje oldu.
Bu tarz küresel ortaklıklar, Türkiye’nin teknoloji transferi yapması, küresel standartları yakalaması ve dijital altyapısını hızla büyütmesi için bulunmaz bir fırsattır. Ancak bu kapıdan girerken şu hususlar da dikkate alınmalıdır:
-
Küresel devlerle yapılan ortaklıklar, sadece bir altyapı kiralama işi olarak görülmemelidir. Bu projeler, yerli mühendislerimizin "hiper ölçekli" sistemlerin yönetimini öğrenmesi ve know-how (bilgi birikimi) kazanması için birer okul vazifesi görmelidir.
-
Küresel bulut teknolojilerinden sonuna kadar faydalanırken, kritik devlet verilerinin ve hassas milli bilgilerin işleneceği tamamen yerli, bağımsız ve milli bulut/veri mekanizmaları da eş zamanlı olarak hayata geçirilmelidir. Yani, küresel sistemlerle entegre bir şekilde büyümeli, ancak bağımsızlığımızı koruyacak yerli yedekleme ve güvenlik kalkanlarımızı da kendimiz inşa etmeliyiz.
Türkiye’nin bu büyüme sürecinde elini güçlendirecek, masada söz sahibi yapacak yerli ve teknik çözümleri bulması mümkündür. Teknolojiyi kopyalayan değil, kendi coğrafi ve kültürel medeniyet kodlarıyla üreten bir Türkiye, küresel ortaklıklarda da her zaman eli karlı çıkan taraf olur.
Kapadokya
Nevşehir'deki kayadan oyma doğal alanların veri merkezine dönüştürülmesi projesi, Türkiye’ye muazzam bir rekabet avantajı sunuyor. Deprem riskinden uzak, doğal soğutma avantajıyla işletme maliyetlerini %45 oranında düşüren bu yerli formül; küresel şirketlere güvenli liman sunarken, Türkiye’nin kendi veri altyapısını da en düşük maliyetle inşa etmesine olanak tanıyor.
Ne Yapmalı? Büyürken güçlenmenin yol haritası
Türkiye, küresel dijital rüzgarı arkasına alarak büyümesini sürdürürken, kendi kontrol mekanizmalarını kurmak ve bağımsızlığını tahkim etmek adına şu rasyonel adımları atmalıdır:
-
Küresel devlerin Türkiye’ye yaptığı yatırımlarda, yerli Ar-Ge kullanımı, yerli mühendis istihdamı ve teknoloji transferi şartları esnetilmeden uygulanmalıdır. Böylece yabancı sermaye gelirken, yerli akıl da onunla birlikte büyümelidir.
-
Yatırım dostu iklim korunurken, anayasal bir çerçeveyle "kritik milli verilerin" yurt içinde ve tamamen yerli kontrol altındaki sunucularda tutulması kuralı netleştirilmelidir. Ticari veriler küresel bulutlarda büyüyebilir, ancak egemenlik verisi yerli kalmalıdır.
-
HIT-30 gibi programlardan elde edilen kaynakların bir kısmı, küresel ortaklıklardan kazanılan tecrübeyle kendi yerli veri merkezi donanımlarını, yerli işlemcilerini ve siber güvenlik yazılımlarını üretecek yerli girişimcilere (KOBİ'lere) kanalize edilmelidir.
Türkiye için veri merkezleri, küresel ekonomide devler ligine çıkmanın en kestirme yollarındandır. Bu tarihi fırsat kapısından cesurca girmeli, küresel devlerle ortaklıklar kurarak hızla büyümeli ve genişlemeliyiz. Ancak bu süreçte kendi milli sistemlerimizi kurarak, kendi mekanizmalarımızı geliştirerek masada her zaman elini güçlendiren, bağımsız ve başı dik bir medeniyet kodlarına ve değerlerine dayanan bir vizyondan asla taviz vermemeliyiz.
AA, Baran Dergisi





