Kemalizm’in millete reva gördüğü zulümlerin en ağır cephelerinden biri de İslâm düşmanlığıydı.
Camilerden medreselere, ezandan dinî neşriyata kadar Müslümanlığın cemiyet hayatındaki bütün izleri hedef alındı.
Din hakkında yazı yazmak, tarihî bir hadiseden bahsetmek, hatta temsil ve ima yoluyla dinden söz etmek dahi yasaklandı.
1942 ve 1945 tarihli resmî emirler, Kemalist rejimin gençliği dinî fikirlerden uzak tutmayı açık bir devlet politikası hâline getirdiğini gösteriyor.
İşte yayınlara verilen emirler:
“Gazetelerimizin son günlerdeki neşriyatı arasında dinden bahis (söz eden) bazı yazı, mütalâa îmâ ve temsillere rastlanmaktadır. Bundan sonra din mevzuu üzerinde gerek tarihî, gerek temsilî ve gerek mütalâa kabilinden olan her türlü makale ve fıkra ve tefrikaların neşrinden tevakkî edilmesi (kaçınılması) ve başlanmış bu gibi tefrikaların en son on gün zarfında nihayetlendirilmesi.”
(T.C. Başvekâlet, Matbuat Umum Müdürlüğü, İç Matbuat Dairesi, 1945).
“Biz her ne şekil ve surette olursa memleket dâhilinde dinî neşriyat yapılarak dinî bir atmosfer yaratılmasına ve gençliğin içine dinî bir zihniyet fideliği vücuda getirilmesine taraftar değiliz.”
(T.C. Dâhiliye Vekâleti, Matbuat Umum Müdürlüğü, sayı 658 ve 17 Mayıs 1942).
Baran Dergisi