Hasan Paşa Tütüncüsü Abdi Ağa'nın İdamı

Şapkanın serencâmı
Şapkanın serencâmı
İçeriği Görüntüle

Söz konusu yılın Cemaziyelevvel ayının başlarında (27 Ekim - 5 Kasım 1764), Dergâh-ı Âlî (Saray) kapıcıbaşılarından olup "Hasan Paşa Tütüncüsü Abdi Ağa" olarak bilinen kişi; doğasındaki kötülük ve açgözlülük sebebiyle, görevlendirildiği işlerde dinen ve kanunen yapması gereken "Padişah'ın rızasını kazanma" gayretini göstermekten aciz kalmıştır.

Bundan önce İsakçı Ambar Eminliği ve diğer görevlerle padişah emriyle o bölgeye tayin edildiğinde, dürüstlükle hareket etmesi kesin bir dille tembihlenmişti. Buna rağmen doğuştan gelen hırsına yenik düşerek; satın alınan erzakta çeşitli hile ve sahtekarlıklar yapmış, fakir ve kimsesiz halka zulüm ve haksızlık etmiştir. Ayrıca devlet hazinesine büyük zararlar vermiş ve kendi kötü fiillerini gizlemek için, bu sırada görevden alınan Kırım Hanı Giray Han'ı çirkin işlerini örtbas etmede kendisine destekçi saymıştır.

Söz konusu zorbanın giriştiği sonsuz zulümler hakkında Padişah makamına pek çok şikâyet dilekçesi ve mektup ulaşmıştır. Durum gerektiği gibi araştırıldığında olayın gerçekliği Padişah tarafından anlaşıldığından; bu tür kötülük ve ihanetle Padişah'ın rızasına aykırı davranan bozguncunun ortadan kaldırılması ve idamı, şer'i fetvalar gereğince bir zorunluluk olmuştur. Bu nedenle Yedikule’ye götürülerek cezası infaz edilmiş ve başkalarına ibret olması amacıyla kesik başı Saray-ı Hümayun Kapısı’na (Bâb-ı Hümâyun) asılmıştır.

Bununla birlikte, bütün ümmetin koruyucusu olan Padişah Efendimizin –Allah ömrünü ve haşmetini kıyamete kadar daim eylesin– gece gündüz harcadığı takdire şayan çabası; fakir ve zayıf halktan zulmü kaldırmaya yöneliktir. Bu tür görevlere atanan memurlara bolca imkân sağlanıp doğruluk üzere kalmaları sıkı sıkıya tembihlenmişken, bu derece bir cüret ve ihanete kalkışan kimsenin cezasını vermek devletin kaçınılmaz bir borcu ve koruma sorumluluğudur; bunda şüphe yoktur. Yüce Allah Padişahımızın devletini ve haşmetini artırsın, Peygamberlerin Efendisi hürmetine amin.

Kaynak: Mehmed Hâkim Efendi. (2019). Hâkim Efendi Tarihi: 1752-1766 (Cilt 2) Türk Tarih Kurumu Yayınları. (Çev. Baran Dergisi)