Fransa, eski sömürgelerinde bağımsızlık sonrasında da askerî üsler, savunma anlaşmaları, desteklediği yönetimler ve Fransız şirketlerine tanınan imtiyazlar üzerinden nüfuzunu korudu. “Terörle mücadele” adı altında 2014’te başlatılan Barkhane Harekâtı, beş bin askere rağmen Sahel’deki silahlı yapıları durduramadı. Güvenlik krizinin büyümesi, Fransa karşıtlığını kuvvetlendirdi ve Paris’in yıllarca kurduğu vesayet düzenini hedefe yerleştirdi.
Kopuş Mali’nin Fransız askerlerini 2022’de çıkarmasıyla hızlandı. Burkina Faso 2023’te, Nijer ise aynı yıl yaklaşık bin 500 Fransız askerini ülkeden gönderdi. Çad Ocak 2025’te, Fildişi Sahili Şubat 2025’te Fransız üslerini devraldı. Senegal de Temmuz 2025’te Dakar’daki son Fransız üssüne kendi bayrağını çekti. Böylece Paris’in Batı ve Orta Afrika’daki askerî ayak izi büyük ölçüde Cibuti ve Gabon’a sıkıştı.
Askerî çekilme diplomatik kopuşu da beraberinde getirdi. Burkina Faso, 26 Haziran 2026’da Fransa’yı egemenliğine müdahale etmek ve “neo-sömürgeci emeller” taşımakla suçlayarak diplomatik ilişkileri kesti. Paris yönetimi karşı tedbirleri değerlendireceğini açıkladı. Daha önce Fransız askerlerini çıkaran ülkenin diplomatik kapıyı da kapatması, Fransa’nın Sahel’deki eski ortakları üzerindeki nüfuz kaybının ulaştığı son safhayı gösterdi.
Mücadele stratejik kaynaklara da yayıldı. Nijer yönetimi, Fransız devlet şirketi Orano’nun yüzde 63 paya sahip olduğu SOMAIR uranyum madenini millîleştirdi. Niamey yönetimi, Orano’nun 1971-2024 arasında çıkarılan uranyumun yüzde 86,3’ünü aldığını ve paydaşlık dengesini ihlal ettiğini bildirirken şirket suçlamaları reddederek tahkime başvurdu. Fransız askerlerinin çıkarılmasının ardından uranyum üzerindeki kontrolün de Paris’in elinden alınması, ekonomik vesayete karşı atılan en önemli adımlardan biri oldu.
Mali, Burkina Faso ve Nijer, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğundan ayrılarak Sahel Devletleri İttifakını kurdu. Üç ülke beş bin kişilik ortak kuvvet oluştururken Rusya ile askerî iş birliğini geliştirdi. Ağustos 2026’da Nijer’deki askerî kalkışmanın bastırılmasında Rusya’nın Afrika Kolordusu doğrudan rol oynadı. Böylece Paris’in üsler ve sınırlı birliklerle yürüttüğü güvenlik düzeninin yerini Moskova merkezli yeni bir askerî ortaklık almaya başladı. Bölgedeki silahlı saldırıların sürmesi ise güvenlik krizinin henüz çözülemediğini ortaya koyuyor.
Fransa, art arda aldığı darbelerin ardından nüfuzunu İngilizce konuşulan Afrika ülkelerine kaydırmaya çalışıyor. Paris, Mayıs 2026’da ilk kez Kenya’da geniş kapsamlı Afrika zirvesi düzenleyerek enerji, altyapı, yapay zekâ ve savunma alanlarında yeni ortaklıklar aradı. Üslerin yerini eğitim, istihbarat paylaşımı, yatırım anlaşmaları ve daha düşük görünürlüklü askerî faaliyetler alıyor. Ancak Afrika’da yükselen egemenlik iradesi, Paris’in yerel yöneticiler ve askerî anlaşmalar üzerinden emir verdiği eski devrin kapandığını gösteriyor.
Kaynak: Reuters, AA





