Kurduğu İlave TV kanalında sokak röportajları yapan Arif Kocabıyık, insanları dinlemek ve sokağın nabzını tutmak yerine mikrofonu kendi yozlaşmış fikirlerini aşılamanın bir aracı hâline getirmişti.

Millete soru sorup aldığı cevabı beğenmediğinde karşısındakini aşağılamaya çalışan Kocabıyık, Mustafa Kemal’i sevmediğini ifade eden bir vatandaşın hedef hâline getirilmesinde ve linç edilmesine zemin hazırlanmasında da başrol oynayan isimlerden biri olmuştu.

Burası Nusayri ülkesi de biz mi bilmiyoruz?
Burası Nusayri ülkesi de biz mi bilmiyoruz?
İçeriği Görüntüle

Medya ve sokakta tahkir ve tahrik ajanlığı yapan provokatif medyacı Kocabıyık, özellikle Suriyeli mültecilere karşı kullandığı aşağılayıcı ifadelerle tanınıyordu. Savaştan, ölümden ve yıkımdan kaçarak Türkiye’ye sığınan insanlara “İnsan kendi ülkesini bırakır gider mi?” diye ahkâm kesen Kocabıyık, gün geldi kendi ülkesinden kaçmaya kalktı.

Üstelik yıllarca alay ettiği mazlum mülteciler kadar dahi cesaret gösteremedi. Bulgaristan’a kaçmak için bir tırın dorsesinin altındaki bölmeye saklanan Kocabıyık, adeta deliğine kaçan fare misali güvenlik güçleri tarafından bulundu.

Yıllarca mikrofonu insanları aşağılamak, tahrik etmek ve kendi fikrini dayatmak için kullanan “otomat faresi”nin kaçış macerası da böylece Kapıkule’de sona erdi. Dün mültecilere “Ülkenizi niye terk ettiniz?” diye hesap soran Kocabıyık’ın bugün Bulgaristan’a kaçmaya çalışırken tır altında yakalanması, kendi sözlerinin altında kalmasına sebep oldu.

Baran Dergisi