Avram Yanar’ın Türkiye ile ilişkisi 1961 yılında İstanbul Trafik Bürosu’ndan aldığı "Bisiklet Ehliyetnamesi" ile tescilli. Ancak bu şahsın gerçek kimliği, söz konusu ehliyetin çok ötesinde: Yanar, terörist İsrail rejiminin 1967 Altı Gün Savaşı’ndaki saldırılarında fiilen rol almış, bugün dahi İsrail ordusunun üniformasını gururla giyen bir lejyoner. İsrail ordusuna ait madalyaları ve görev evrakları, bu şahsın işgalci kimliğini belgeliyor.

Resim

Terörist İsrail üniformasıyla poz vermekten, işgalci rejimin operasyonlarına destek açıklamaları yapmaktan çekinmeyen Yanar, Türkiye’ye geldiğinde hiçbir engelle karşılaşmadan Edirne Büyük Sinagogu başta olmak üzere birçok noktada faaliyet gösteriyor.

Resim

Türkiye Cumhuriyeti pasaportu, Müslüman kanı döken bir Siyonist lejyonerin "güvenlik kalkanı" haline getirilmiştir. Bu şahsın Türkiye’de serbestçe dolaşması, bu devletin sınır kapılarının işgalciler için bir "tatil köyü" gibi kullanıldığının ispatıdır.

Resim

Vatandaşlık Kanunu’nun "yabancı bir devletin ordusunda hizmet edenlerin vatandaşlığının askıya alınması" yönündeki hükümleri, böylesi bir "katil" için neden uygulanmamaktadır? Devletin makamları, elinde Müslüman kanı olan bir işgalcinin bu memlekette "vatandaş" sıfatıyla gezmesine daha ne kadar müsaade edecektir?

Resim

Resim

Resim

Sapkınların provokasyonuna karşı Müslüman gençler aksiyon aldı
Sapkınların provokasyonuna karşı Müslüman gençler aksiyon aldı
İçeriği Görüntüle

Resim

Bu şahıs derhal yakalanmalı, vatandaşlığı iptal edilmeli, mal varlığına el konulmalı ve işlediği suçlardan dolayı yargı önüne çıkarılmalıdır. Bu katilin Türkiye’de geçirdiği her dakika, bu milletin şerefine vurulmuş bir tokattır.

Baran Dergisi