El Cezire tarafından ele geçirilen ve "Müfettiş" programı kapsamında yayınlanan 74 saati aşkın ses kaydı ve 600’den fazla gizli belge, Suriye’de "Kaplan" (El-Nimr) lakabıyla bilinen eski Özel Kuvvetler Komutanı Süheyl el-Hasan ve Tuğgeneral Giyas Dalla’nın ihanet dolu planlarını gün yüzüne çıkardı. Nisan 2025 ile Aralık 2025 tarihleri arasına ait kayıtlarda, söz konusu generallerin Gazze’deki soykırımı övdükleri, yıllarca müttefik oldukları Şiilere ağır hakaretler ettikleri ve "Büyük İsrail" hayallerine destek verdikleri belgelendi.
"Mossad Subayı" Kılığında Sızma Operasyonu
Ele geçirilen kayıtlara göre, kendisini İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın Suriye dosyasından sorumlu bir subayı olarak tanıtan bir siber aktivist, şu an Rusya’da bulunduğu belirtilen Süheyl el-Hasan ve Lübnan’da saklanan Giyas Dalla ile temas kurdu.
Rejim artığı generaller, karşılarındaki kişinin İsrailli bir yetkili olduğuna inanarak, Suriye’nin sahil şeridinde (Lazkiye ve Tartus) yeni bir silahlı ayaklanma başlatmak için Tel Aviv yönetiminden askeri ve siyasi destek talebinde bulundu. Görüşmelerde, bu yapılanmanın finansörünün ise Beşşar Esed’in dayısının oğlu ve rejimin kara kutusu olarak bilinen iş insanı Rami Mahluf olduğu itiraf edildi.
Gazze Katliamına "Hayranlık" ve Destek
Sızdırılan ses kayıtlarının en çarpıcı bölümlerinden biri, Süheyl el-Hasan’ın İsrail’in Gazze’de yürüttüğü soykırım savaşına dair ifadeleri oldu. Kendisini "Mossad subayı" olarak tanıtan kişiyle konuşan Hasan, Gazze direnişine ve Filistin halkına lanet okuyarak İsrail ordusunun vahşetini takdir etti.
Kayda göre Hasan, "Aksa Tufanı"nı "kara bir leke" ve "ahmaklık" olarak nitelendirerek şu ifadeleri kullandı:
"Zamanınızı bize ayırdığınız için teşekkür ederim. Tüm yetkililerinize selamlarımı iletin. Dualarımız sizinle; bu 'Tufan' denen pisliğin, bu kötülüğün bitmesi için dua ediyoruz. Allah'ın laneti üzerlerine olsun."
Karşıdaki kişinin "Hepsini yaktık, çok azı kaldı" şeklindeki kışkırtıcı ifadesine ise Süheyl el-Hasan’ın verdiği yanıt kan dondurdu:
"Kökünü kazıyın... Bitirin onları. Söylediğiniz gibi yakın hepsini. Daha azına razı olmayın. Bunlar necis ve kirli evlatlarıdır, onlara güvenilmez."
"Şiiler Sünnilerden Daha Kötü"
Yıllarca İran destekli Şii milislerle omuz omuza savaşan ve Suriye halkını katleden Esed rejiminin komutanları, İsrail desteğini alabilmek adına eski müttefiklerini bir anda sattı. Kayıtlarda, Süheyl el-Hasan’ın Şiileri aşağıladığı ve kendisini İsrail ile "aynı medeni seviyede" gördüğü duyuluyor.
Hasan, sözde İsrailli yetkiliye yaranmak için şunları söylüyor:
"Şiiler de (Sünnilerle) aynı şeydir... Hatta vallahi daha kötüdürler. Biz sizinle anlaşırız, biz aydın, kültürlü insanlarız. Ben asker, güvenlikçi ve siyasetçi olmaktan önce bir din adamıyım. Beni iyi anladınız mı kardeşim? Hizmetinizdeyim."
Görüşmede sessiz kalan Tuğgeneral Giyas Dalla ise, sözde Mossad ajanının "Siz ne hissediyorsunuz?" sorusu üzerine, "Ben konuşmadan memnunum. Kaplan (Süheyl Hasan), tüm sahil halkının hislerine tercüman oldu" diyerek İsrail ile işbirliğine tam onay verdiğini belirtti.
"Davud Koridoru" ve Suriye Topraklarını Peşkeş Çekme Planı
Görüşmenin ilerleyen kısımlarında, sözde İsrailli subay provokatif bir şekilde "Yeşua'nın kehanetini" gerçekleştireceklerini, Fırat ve Dicle’yi birbirine bağlayacaklarını ve Suriye sahillerinden geçen bir "Davud Koridoru" kurarak bölgeyi işgal edeceklerini söyledi.
Suriye’nin egemenliğini savunması beklenen eski rejim komutanı Hasan ise bu işgal planına karşı çıkmak bir yana, şu ifadelerle destek verdi:
"İlya ile Ali'nin buluştuğu o yüce amaç (Davud Koridoru ve İsrail hedefleri) önünde saygıyla eğiliyorum."
Arka Planda Rami Mahluf Var
Belgeler, sahil bölgesindeki bu tehlikeli yapılanmanın arkasındaki finansal gücün Rami Mahluf olduğunu doğruluyor. Süheyl el-Hasan, "üst düzey bir koordinasyon" gerektiğinde konuyu bizzat Mahluf'a ileteceğini, onun "temiz ve saygın" birisi olarak örgüte finansman sağladığını belirtiyor.
Uzmanlar, ortaya çıkan bu kayıtların Esed rejiminin "direniş ekseni" söyleminin içinin ne kadar boş olduğunu kanıtladığını belirtiyor. Rejimin en sadık generallerinin, koltuklarını geri alabilmek umuduyla İsrail ile işbirliği yapmaktan, Gazze’deki Müslüman kıyımını alkışlamaktan ve İran/Şii müttefiklerini satmaktan çekinmediği, sızan bu belgelerle tescillenmiş oldu.
New York Times gazetesinin geçen hafta yayımladığı ve eski rejim generallerinin Rusya ve Lübnan üzerinden bir "rövanş" planladığına dair haberi doğrulayan bu kayıtlar, Suriye'nin istikrarını hedef alan kirli ittifakı tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.




