İngiltere’nin Watford şehrinde, Filistin Eylemi (Palestine Action) aktivisti 21 yaşındaki Qesser Zuhrah, polisler tarafından düzenlenen bir şafak baskınıyla Terörle Mücadele Yasası kapsamında tutuklandı. 15 aylık tutukluluk sürecinin ardından geçtiğimiz şubat ayında kefaletle serbest bırakılan Zuhrah, yeniden Terörle Mücadele ekiplerinin hedefi oldu.

Güneydoğu Terörle Mücadele Polis Birimi tarafından gerçekleştirilen baskında Zuhrah’ın, sosyal medya üzerinden "doğrudan eylem" çağrısında bulunarak "suç işlemeye ve terör eylemine teşvik" iddialarıyla gözaltına alındığı bildirildi. Görüntülerde, evine giren maskeli polislerin genç kadını Hatfield polis karakoluna götürdüğü kaydedildi.

Zuhrah, daha önceki tutukluluk döneminde cezaevindeki fiziki şartları ve maruz kaldığı kötü muameleyi protesto etmek amacıyla 46 gün süren bir açlık grevi yapmıştı. Toplamda 73 günlük bir eylem sürecinin parçası olan Zuhrah, bu süreçte defalarca hastaneye kaldırılmış ve uzun süre hücre hapsinde tutulmuştu.

İngiliz hükümeti, İsrail’e ait silah fabrikalarına (Elbit Systems) yönelik doğrudan eylemleriyle bilinen Filistin Eylemi grubunu Temmuz 2025’te yasaklamıştı. Bu siyasi yasak kararı şu an Yüksek Mahkeme’de temyiz aşamasında bulunurken, Zuhrah "Filton 24" olarak bilinen aktivist grubu içerisinde yargılanmaya devam ediyordu.

İngiltere Başbakanı: "Bu bizim savaşımız değil"
İngiltere Başbakanı: "Bu bizim savaşımız değil"
İçeriği Görüntüle

Polis birimi, baskın sırasında memurların neden maske taktığına dair kurum içi bir soruşturma başlatıldığını açıklarken, aktivist gruplar tutuklamanın Filistin davasına yönelik sistematik baskının bir parçası olduğunu belirtiyor.

Palestine Action nedir?

Palestine Action, İngiltere merkezli olarak İsrail’in savaş makinesine doğrudan lojistik sağlayan "ölüm tüccarlarını" durdurmayı hedefleyen bir doğrudan eylem ağıdır. Hareketin temel stratejisi, İsrail'in en büyük silah üreticisi olan Elbit Systems’e ait fabrikaları ve tedarik zincirlerini fiziki olarak işlemez hale getirmektir; bu kapsamda fabrika çatılarını işgal etmek, üretim hatlarını boyalarla sabote etmek ve sevkiyatları engellemek gibi ses getiren eylemlere imza atmışlardır. Bu sistematik baskı sonucunda Elbit’in bazı fabrikalarını kapatmak veya satmak zorunda kalması, hareketin saha başarısı olarak kayda geçerken, İngiliz hükümetinin bu eylemlere karşı başlattığı siyasi yasaklama ve terör yasası kapsamındaki tutuklamalar, grubun "soykırımın ortağı olan yerli savunma sanayiine" karşı yürüttüğü mücadelesini daha da keskinleştirmiştir.