Günlük basın toplantısında bir gazetecinin, Papa 14. Leo'nun Palmiye Pazarı ayininde ABD'nin savaş politikalarını dolaylı olarak hedef alan sözlerini hatırlatması üzerine Leavitt'in verdiği yanıt dikkati çekti.

Papa'nın savaş karşıtı ifadelerine karşı ordunun ve Amerikan yönetiminin duruşunu savunan Leavitt, "Bence milletimiz, yaklaşık 250 yıl önce neredeyse tamamen Yahudi-Hristiyan değerleri (Judeo-Christian values) üzerine kurulmuş bir millettir." ifadesini kullandı. Orta Doğu'daki sıcak çatışmaların gölgesinde yapılan bu açıklama, ABD'nin resmi söyleminde devletin inşasındaki dini ve kültürel temellere yapılan en net ve açık atıflardan biri olarak kayıtlara geçti.

"Savaş dönemlerinde duaya sığınmak asil bir davranıştır"

Tarihteki en çalkantılı dönemlerde ABD başkanlarının, Savaş Bakanlığı liderlerinin ve askerlerin duaya sığındığını belirten Leavitt, dini değerlerin devletin askeri hamleleriyle çelişmediğini savundu. Sözcü, "Askeri liderlerimizin veya başkanımızın, Amerikan halkını askerlerimiz ve denizaşırı ülkelerde hizmet edenler için dua etmeye çağırmasında hiçbir yanlışlık görmüyorum. Hatta bunun çok asil bir davranış olduğunu düşünüyorum." diye konuştu.

Küresel tedarik rotasında yeni merkez: Türkiye
Küresel tedarik rotasında yeni merkez: Türkiye
İçeriği Görüntüle

İlk ABD'li Papa'dan yönetime "kanlı eller" çıkışı

İlk Amerikalı Papa olarak bilinen 14. Leo, St. Peter Meydanı'nda toplanan kalabalığa yaptığı konuşmada İşaya Kitabı'na atıfta bulunarak, "Pek çok dua etseniz bile dinlemeyeceğim; elleriniz kan dolu." ifadelerini kullanmıştı. İsa'nın savaşı reddeden bir "Barış Kralı" olduğunu belirten Papa, savaşı haklı çıkarmak için kimsenin onu kullanamayacağını vurgulamış ve kısa süre önce de savaş başlatan dünya liderlerinin "günah çıkarması gerektiğini" ima etmişti. Katolik bir sözcü olan Leavitt'in, Katolik olmayan Başkan Trump'ın savaş politikalarını Papa'ya karşı savunması da Amerikan kamuoyunda yankı uyandırdı.