Düzenlemeye göre, 15 yaşından küçük çocuklar Instagram, TikTok, Facebook ve Snapchat gibi sosyal medya platformlarında hesap açamayacak. Hâlihazırda hesabı bulunan çocukların hesapları da yaş doğrulama sürecinin ardından kapatılacak. Yeni düzenlemenin 1 Eylül 2026 itibarıyla yeni hesaplar için uygulanması, mevcut hesaplar için ise geçiş sürecinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Yasayla birlikte yaş doğrulama sorumluluğu doğrudan sosyal medya şirketlerine verilirken, hükümet bu sürecin kullanıcıların kişisel verilerini ifşa etmeyecek teknik yöntemlerle yürütülmesini hedefliyor.
Cep telefonu yasağı liselere de genişletiliyor
Fransız hükümeti yalnızca sosyal medya ile yetinmedi. İlkokul ve ortaokullarda uygulanan cep telefonu yasağının 2026-2027 eğitim öğretim yılından itibaren liseleri de kapsayacak şekilde genişletileceği açıklandı. Gerekçe ise öğrencilerin dikkatini yeniden eğitime yönlendirmek ve ekran bağımlılığını azaltmak.
Dünyada benzer adımlar artıyor
Fransa'nın bu kararı münferit değil. Son yıllarda birçok ülke çocukların dijital platformlara erişimini sınırlandıracak düzenlemeleri peş peşe gündeme aldı.
Çekya da 15 yaş sınırı için harekete geçti
Çekya Başbakanı Andrej Babiš de çocukların sosyal medyanın zararlı tesirlerinden korunması gerektiğini belirterek, 15 yaşından küçüklerin sosyal ağları kullanmasının yasaklanmasına destek verdi. Çek hükümeti, çocukların ruh ve zihin dünyasında meydana gelen tahribatı gerekçe göstererek düzenleme hazırlığını değerlendirmeye aldı. Böylece Çekya da Fransa, İngiltere, İspanya ve diğer Avrupa ülkeleriyle birlikte çocukları dijital platformların tasallutundan korumaya yönelik hukukî tedbir arayışına girdi.
Avustralya, 16 yaş altına yönelik sosyal medya yasağını hayata geçiren ilk ülkelerden biri olurken, İngiltere de 2027'den itibaren 16 yaş altı çocuklara yönelik benzer bir sistemi devreye sokmaya hazırlanıyor. Kanada'da ise yaş doğrulama ve küçüklerin sosyal medya kullanımını sınırlandıran düzenlemeler tartışılırken, Avrupa'nın farklı ülkelerinde de benzer hazırlıklar sürüyor.
Çocukluğu elinden alan dijital bataklık
Sosyal medya platformları, çocukların vakit geçirdiği mecralar olmaktan ziyade şiddet, cinsellik, kumar, uyuşturucu propagandası, sapkın ideolojiler, siber zorbalık ve psikolojik manipülasyon gibi içerikler, algoritmalar vasıtasıyla çocukların önüne çok küçük yaşlarda çıkarılıyor. Çocuk yaşta yetişkinlere mahsus içeriklerle karşılaşan nesiller; aileden, eğitimden ve sosyal hayattan koparılarak dijital dünyanın tüketim nesnesi hâline getiriliyor.
Bu sebeple birçok ülke, nesilleri zehirleyen dijital mecralara karşı hukukî tedbirleri artırırken, çocukların korunmasını devletin asli vazifelerinden biri olarak görüyor.
Türkiye neyi bekliyor?
Türkiye'de de çocukların sosyal medya bağımlılığı, ekran karşısında geçirilen sürenin artışı ve zararlı içeriklere erişim büyük bir tehlike olarak karşımızda duruyor. Buna rağmen çocukları dijital dünyanın ahlâkî ve psikolojik tahribatından koruyacak kapsamlı bir sosyal medya düzenlemesi hâlâ hayata geçirilmiş değil.
Çocukların çocukluklarını koruyacak, aileyi güçlendirecek ve dijital platformları sorumluluk altına alacak adımların daha fazla geciktirilmesi, her geçen gün yeni nesillerin sapkın algoritmaların insafına terk edilmesi anlamına geliyor. Fransa başta olmak üzere birçok ülke bu konuda harekete geçmişken, Türkiye'nin de çocukları zehirleyen dijital mecralara karşı kararlı ve kapsamlı bir hukukî çerçeve oluşturması artık ertelenemez bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Star Haber