Birleşmiş Milletlerin (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu Başkanı Srinivasan Muralidhar, terörist İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana soykırımı sürdürdüğü Gazze'de hayatın 'cehennem gibi' olduğunu belirtti.
Durumun çok vahim olduğunu vurgulayan Muralidhar, 'Gazze'de altyapıda büyük bir yıkım yaşandı. Elektrik yok, sanitasyon yok. Birçok insan zorla yer değiştirmeye maruz kalıyor ve birçoğu Gazze'nin güneyine kaçmak zorunda kalıyor. Refah'ta sağlıksız koşullarda devasa mülteci kampları var. Yani durum çok vahim. Çocuklar özellikle hedef alınıyor. Gazze'de kimse güvende değil. İnsansız hava araçları özellikle çocukları hedef alıyor.' ifadelerini kullandı.
Muralidhar, Gazze'de çok sayıda yetişkinin de hayatını kaybettiğini, sağlık çalışanları, tesisleri, yetimhaneler ve okullara saldırılar düzenlendiğini anlattı.
Gazetecilerin de hedef alındığına işaret eden Muralidhar, '(Gazze'de) Hayat cehennem gibi. Bundan hiç şüphe yok. Bu mülteci kamplarında çocuklar lağım suyunda oynuyor. 700 kişi bir tuvaleti paylaşıyor. Mahremiyet yok ve bu korkunç bir deneyim. Birçoğu acil tıbbi yardım için tahliyeyi bekliyor. Refah Sınır Kapısı'ndan tahliyeye izin verildiği iddia edilse de hepimiz bunun çok yavaş ve azar azar gerçekleştiğinin farkındayız.' dedi.
Ürdün, Mısır ve çevredeki tüm ülkelerin bu hastaları tedavi için kabul etmeye istekli olduğuna değinen Muralidhar, İsrail'in ihtiyaç duyulan tıbbi tahliye sayısına izin vermediğini ve insani yardım girişini aktif olarak engellediğini vurguladı.
Muralidhar, bir konu veya olay hakkında rapor hazırladıklarında hem Filistin makamlarına hem de İsrail'e, BM'deki Daimi Temsilcilikleri aracılığıyla önceden bir kopyasını gönderdiklerini aktararak İsrail'in, bunlara hiçbir zaman yanıt vermediğini belirtti.
'(İşgal altındaki Filistin topraklarına) İsrail bizi o topraklara girmekten alıkoyuyor. Bu yüzden çabalarımız sonuçsuz kalıyor.' diyen Muralidhar, İsrail'in buralara görev için izin almış doktor ve tıbbi malzemelerin dahi girişine izin vermediğini dile getirdi.
Ateşkes falan yok
Gazze'de gerçek bir ateşkes var mı sorusuna yanıt veren Muralidhar, 'Hayır, kesinlikle değil. Bunu raporumuzda da belirttik ve bu Mart 2026'ya kadar olan olayları kapsıyor. Ancak bugün dahi hava saldırılarının devam ettiğini göreceksiniz. Çocuklar hedef alınıyor, sağlık tesisleri hedef alınıyor, ambulanslar hedef alınıyor ve gazeteciler hedef alınıyor. Sahadaki durum değişmedi. İsrail, sözde ateşkesi kasten görmezden geliyor. Bu Komisyon, Eylül 2025'te Gazze'de soykırımın gerçekleştiğine inanmak için elimizdeki tüm kanıtları listeleyen ayrıntılı bir rapor yayımladı. Çocuklarla ilgili (son) mevcut rapor, Komisyonun bu bulgusunu daha da doğruluyor.' diye konuştu.
Gazzeli çocuklarla ilgili son raporlarında, Yahudi parlamenterler ve politikacıların 'her Gazzeli çocuğun düşman, Filistin'de doğan her çocuğun terörist olduğuna ve hepsinin ortadan kaldırılması gerektiğine' yönelik açıklamaları olduğuna değindiklerini aktaran Muralidhar, bu durumun çocuklar üzerindeki olumsuz etkisine işaret etti.
Muralidhar, Komisyonun raporuna ilişkin şunları kaydetti:
'Raporda, çocukların nasıl sistematik bir şekilde hedef alındığından bahsettik. Dolayısıyla soykırımı oluşturan unsurlardan biri de o grubun doğumlarının engellenmesidir. Çocukların özel hedefler olduğunu görüyoruz çünkü yetişkin, bebeği tutarken bebek öldürülüyor. Hatta 10 günlük emzirilen bir bebek, bir helikopterden açılan ateş sonucu başından vuruluyor ve yetişkin kurtuluyor. Bir çocuk beyaz bayrak taşıyor. Bunlar herhangi bir çatışmaya karışmış çocuklar değil. Gerçekten beyaz bayrak taşıyorlar ve çocuklar öldürülüyor. Sonra çocuklar odun toplarken veya yardım kamyonunu kovalarken öldürülüyor. İsrail, dünyanın Hamas'ın çocukları kalkan olarak kullandığına inanmasını ne kadar istese de bahsettiğimiz örnekler, çocukların evlerinin dışında oynamak ve yolda yürümek gibi rutin faaliyetlerde bulundukları örneklerdir.'
Filistinlilerin bir grup olarak devamlılığının olmaması gerektiğine dair açık bir niyet olduğuna işaret eden Muralidhar, Filistin halkının biyolojik ve sosyal sürekliliğini oluşturan ve gelecekteki kimliğinin taşıyıcıları olan çocukların hedef alındığını vurguladı.
Muralidhar, 'Bu rapordaki bulgular, Eylül 2025'te zaten söylediğimiz şeyi doğruluyor. Bu, Gazze'de devam eden çok sistematik, planlı ve kasıtlı bir soykırım eylemidir.' dedi.
Bu yıl Avrupa Birliği (AB), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve hatta BM Güvenlik Konseyine yaptıkları sunumlarda, çeşitli ülkeleri temsil eden birçok diplomatın derinden rahatsız olduğunu gördüklerini hatırlatan Muralidhar, onlardan adım atmalarını beklediklerini dile getirdi.
"Şimdi harekete geçme zamanı"
Muralidhar, sahadaki ruh halinin değiştiğini belirterek 'Birçok büyükelçi bize, kendi ülkelerinde insanların artık 'Tamam, Filistinlilerle empati kurarsam bir şekilde Yahudi karşıtı olurum' şeklindeki ikili düşünceye inanmadıklarını söyledi. Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda, kimse bu mantığa inanmıyor. İnsanlar bu düzeyde vahşetin yaşanmasına ve kimsenin bir şey yapmamasına öfkeleniyor.' ifadelerini kullandı.
Son raporlarında, İsrail ordusunda belirli savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi eylemlere karışan tabur, tümen ve birliklerini açıkladıklarını anımsatan Muralidhar, ülkelerin bu suçlara karışan ve kendi topraklarında yer alan İsraillilere karşı hukuki süreci başlatabileceğini söyledi.
Muralidhar, sözlerini şöyle tamamladı:
'Savaş zamanında hiçbir çocuk açlıktan ölmemeli, ki bu bugün Filistin'de gerçekten yaşanıyor. Savaş zamanında hiçbir çocuk tıbbi yardım ve yardım eksikliğinden ölmemeli, bu da bugün yine Filistin'de oluyor. Eğer tüm ülkeler bu temel ilkeler üzerinde anlaşamaz ve İsrail'i insani yardıma izin vermeye ikna edemezlerse o zaman uluslararası hukuk düzenine olan inancımızı yeniden teyit etmemeliyiz. Şimdi harekete geçme zamanı, ellerimizi ovuşturup bekleyemeyiz. Çaresizlik oluşturamayız. (Komisyonun Gazze'deki çocuklarla ilgili) Bence bu rapor, ülke genelinde ve dünya genelinde ülkeleri harekete geçme zamanının geldiğine ikna etmek için yeterli ve hatta daha fazla kanıt içeriyor.'
Filistinli çocuklar kasten hedef alınıyor
BM'nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, 23 Haziran'da BM İnsan Hakları Konseyinin 62. Oturumu'nda son raporunu açıklamıştı.
Raporda, İsrail'in, Filistinli çocukları kasten hedef alarak soykırım ve diğer vahşet suçlarını işlemeye devam ettiği bildirilmişti.
Filistinli çocukların, İsrail hapishanelerinde ve gözaltı tesislerinde tutuklanıp işkenceye ve diğer ağır kötü muamele biçimlerine maruz bırakıldığı ve nerede olduklarına dair hiçbir bilgi verilmediği kaydedilen raporda, 'Çocukların kasten hedef alınmasının, İsrail yetkilileri ve güvenlik güçlerinin Gazze'deki Filistinlileri tamamen veya kısmen yok etme yönündeki soykırım niyetini ortaya koyan temel unsurlardan biri olduğunu yineliyoruz.' ifadelerine yer verilmişti.
AA




