Terörist İsrail’in başlattığı soykırımın üzerinden üç yıl geçti. On binlerce Filistinlinin şehit edildiği, yüz binlercesinin yerinden edildiği Gazze’de hayat, en temel ihtiyaçların karşılanması etrafında şekilleniyor. Filistinliler, her gün yiyecek ve su bulmaya, elektrik olmadan yaşamaya ve kaybettikleri yakınlarının akıbetini öğrenmeye çalışıyor.

Middle East Eye muhabiri Maha Hussaini’nin Gazze’den aktardığı haberde, Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı ağır hayat şartları ve yaşadıkları kayıpların aileler üzerindeki etkileri anlatıldı.

Eşinden iki yıldır haber alamıyor

Gazze’nin kuzeyinde yaşayan Raja eş-Şaviş, yaklaşık iki yıl önce terörist İsrail güçlerinin kontrol noktasında kaybolan eşi Muhammed’den hâlâ haber alamıyor.

48 yaşındaki Muhammed, 21 Ekim 2024’te İsrail güçlerinin mahallelerini işgal ederek bölge sakinlerini güneye göçe zorlaması sırasında kayboldu.

Bir görgü tanığının aktardığına göre İsrail askerleri, Muhammed’i canlı kalkan olarak kullanmak istedi. Muhammed'in bu emri reddetmesi üzerine askerler tarafından ağır şekilde darbedildiği belirtildi. O tarihten bu yana kendisinden haber alınamadı.

Yaklaşık iki yıldır Gazze kentinin batısındaki UNRWA'ya ait bir sınıfta çocuklarıyla birlikte yaşayan Raja, eşinin yokluğunda ailesinin bütün sorumluluğunu tek başına üstlenmek zorunda kaldı.

Raja, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Soykırımın ilk yılında eşim yanımdaydı. Şartlar çok ağırdı ama yükü benimle paylaşıyor, yaşadıklarımızı biraz olsun hafifletiyordu. Kaybolduğundan beri, özellikle açlık döneminde çocuklarımızı doyurabilmek için bir parça hariç bütün altınlarımı sattım. Son parçayı onun döneceği gün için saklıyorum. Döndüğünde onu da satıp kutlama yapacağım.”

Eşinin akıbetini öğrenmek için Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve İsrail merkezli insan hakları kuruluşu HaMoked ile iletişime geçtiğini belirten Raja, İsrailli yetkililerin Muhammed’i gözaltında tuttuklarını kabul etmediklerini söyledi.

Haza Water

“İki yıldır yok ama hayatta olduğundan eminim. İnsanlar gelip bana öldürülmüş olabileceğini söylüyor. Ben bunu kabul etmiyorum. Öldürüldüğünü hayal bile edemiyorum. İçimde onun tutuklu olduğuna dair kesin bir inanç var.”

74 binden fazla Filistinli şehit edildi

Haberde aktarılan verilere göre İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlattığı saldırılarda 74 binden fazla Filistinli şehit edildi. Şehitlerin 21 bin 500’den fazlasını çocuklar oluştururken bunların 1.029’unun henüz bir yaşını doldurmamış bebekler olduğu belirtildi.

Ayrıca 11 bin 200’den fazla Filistinlinin kayıp olduğu veya akıbetinin belirlenemediği ifade edildi.

10 Ekim 2025’te imzalanan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail saldırılarının devam ettiği, bu tarihten sonra en az 1.400 Filistinlinin şehit edildiği, 4 bin 131 kişinin de yaralandığı aktarıldı. Hayatını kaybedenler arasında gazeteciler, doktorlar, ilk yardım görevlileri, yazarlar, sanatçılar ve futbolcular da bulunuyor.

İsrail’in Gazze’deki saldırıları uluslararası alanda geniş çaplı tepkilere ve hukuki süreçlere yol açtı. Güney Afrika’nın başvurusu üzerine Uluslararası Adalet Divanında İsrail aleyhine Soykırım Sözleşmesi’nin ihlal edildiği iddiasıyla dava açıldı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle tutuklama kararı çıkardı.

İsrail yönetimi ise hakkındaki suçlamaları reddederek konutlara, okullara, hastanelere ve diğer sivil alanlara düzenlediği saldırıları, buralarda Hamas veya diğer Filistinli silahlı grupların faaliyet gösterdiği iddiasıyla savunuyor.

“Hayatım ortadan kayboldu”

Eşinin kaybolmasıyla birlikte kendi hayatının da değiştiğini anlatan Raja, artık eskisi gibi yaşayamadığını söyledi.

“Hayatım ortadan kayboldu. Artık kendimi bir kadın gibi görmüyorum. Önceden böyle değildim. Soykırımdan önce beni görenler, her zaman bakımlı ve güzel giyindiğim için ‘Bir mesleğiniz mi var?’ diye sorardı.”

Raja, insanların artık kendisine neden eskisi gibi görünmediğini sorduklarını belirterek şöyle devam etti:

“Bana ‘Neden kendini bu hâle bıraktın? Yas mı tutuyorsun?’ diyorlar. Ben de ‘Hayır, yas tutmuyorum. Eşim burada yok. Sevdiğim insan burada yok. Kimin için süsleneyim?’ diye cevap veriyorum.”

İki yıldır çocuklarıyla birlikte hayatlarını askıya aldıklarını söyleyen Raja, son aylarda kızına gelen birçok evlilik teklifini babası yanında olmadan evlenemeyeceği gerekçesiyle geri çevirdiğini anlattı.

Ancak çevresindekilerin ısrarı üzerine evliliğe razı oldu. Kızının düğününün ekim ayının sonunda yapılması planlanıyor. Raja ise eşinin düğünden önce döneceğine dair umudunu koruyor.

Yaşananların aile hayatının ötesinde bütün toplumu değiştirdiğini belirten Raja, şunları söyledi:

“Hayat tamamen değişti. Mesele yalnızca yıkım, kayıplar ve aramızdan ayrılan insanlar değil. Daha önemlisi, toplumsal alışkanlıkların ortadan kalkması ve toplumun kendisinin değişmesi. Herkes tahammülsüz hâle geldi. İnsanlar arasında anlaşmazlıklar yaşanıyor.”

Raja, bunun sebebinin yoksulluk, zorunlu göç, aşırı kalabalık ve ağır hayat şartları olduğunu belirterek toplumsal tahribatın onarılmasının çok zor olabileceğini ifade etti.

Gaza Nihad Al Skafi Fills Up Water For His Family Mee

Gazze'de hayatta kalmak başlı başına bir iş

Gazze’de yaşayan Filistinlilerin büyük bölümü için günün ilk meselesi su bulmak, yiyecek temin etmek ve sonraki birkaç saati nasıl geçireceğini düşünmek.

Fransa Dışişleri Bakanı’ndan “lise eylemleri” açıklaması
Fransa Dışişleri Bakanı’ndan “lise eylemleri” açıklaması
İçeriği Görüntüle

Beş çocuk babası 36 yaşındaki Nihad es-Skafi, her sabah gün doğarken su kuyruğuna giriyor.

Gazze’nin batısındaki bir göç kampında yaşayan Skafi, ailesinin günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sabah saatlerini su aramakla geçiriyor.

“Uyandığımız andan uyuyana kadar bütün zamanımızı temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya harcıyoruz. Su toplamak, yiyecek bulmak, yemek yemek, hayatta kalmak ve sonra uyumak. Bütün hayatımız bundan ibaret.”

Skafi, yerden çıkan bir hortum aracılığıyla bidonunu doldururken kullandıkları suyun içmeye uygun olmadığını anlattı.

“Şimdi doldurduğum su yalnızca yıkanmak ve temizlik yapmak için. Çok tuzlu. İçme suyu için iki günde bir gelen su tankerini beklemek zorundayız. Uzun kuyrukta yerimizi alabilmek için şafak vakti uyanıyoruz.”

Aslen Şucaiyye Mahallesi'nde yaşayan Skafi, soykırımdan önce inşaat işçisi olarak çalışıyordu. Bugün ise ailesini doyurabilmek için yardım kuruluşlarının dağıttığı gıda paketlerini bekliyor.

Gazze Tüp

“Her adım ayrı bir mücadele”

Öğle saatlerine gelindiğinde ailenin önündeki en büyük mesele ne yiyecekleri oluyor.

Skafi, yiyecek bulmanın yanı sıra yemek pişirmenin de başlı başına bir mücadeleye dönüştüğünü anlattı.

“Yemek bulabilirsek öğle yemeğimiz oluyor. Sıcak yemek alamazsak ne yiyeceğimizi ve onu nasıl temin edeceğimizi düşünmek zorundayız. Sonra yemek pişirebilmek için odun bulma ve ateş yakma mücadelesi başlıyor. Her adım ayrı bir mücadele.”

Tüp gazlarının tükendiğini söyleyen Skafi, yeni bir tüp alabilmek için yaklaşık 40 gün beklemek zorunda olduklarını belirtti.

“Tüpümüz bitti. Yeniden doldurabilmek için sıramızın gelmesini yaklaşık 40 gün bekleyeceğiz. O zamana kadar odun kullanmaktan başka çaremiz yok.”

Ekim 2025’te imzalanan ateşkes anlaşmasında Gazze’ye yakıt ve tüp gaz girişine izin verilmesi öngörülmesine rağmen bölgede ciddi gaz sıkıntısı yaşanmaya devam ediyor.

İsrail’in sürdürdüğü kısıtlamalar nedeniyle gaz tedariki ihtiyacın çok altında kalırken karaborsa fiyatları da yükseldi. Aileler tüp gaz alabilmek için haftalarca, hatta aylarca bekliyor.

Gazze Genel Petrol İdaresi, yeni sevkiyatlar geldikçe yararlanacak kişilerin listelerini yayımlıyor ve mevcut gazı bu listelere göre dağıtıyor.

Telefon şarj etmek bile ücretli

Gazze’de elektrik altyapısının İsrail saldırılarında neredeyse tamamen tahrip edilmesi nedeniyle halkın büyük bölümü düzenli elektrikten mahrum.

Elektrik ihtiyacı özel jeneratörler ve güneş panelleriyle karşılanmaya çalışılıyor. Bu imkânlara sahip olmayan Filistinliler ise telefonlarını şarj edebilmek için ücretli şarj noktalarına başvuruyor.

Özel jeneratörlerden sağlanan elektriğin kilovatsaat fiyatı yaklaşık 30-35 şekele, yani 10-11 dolara ulaşmış durumda.

34 yaşındaki Hilal ez-Züveydi için bu durum daha önce hiç düşünmediği yeni bir geçim kapısına dönüşmüş.

Savaştan önce inşaat işçiliği ve meyve ticaretiyle uğraşan Züveydi, bugün yerinden edilmiş Filistinlilerin telefonlarını şarj ederek geçimini sağlamaya çalışıyor.

“Bu, savaştan önce bilmediğimiz yeni bir iş türü. Göç etmek zorunda kalan insanlar ve çevrede yaşayanlar her gün telefonlarını şarj etmek için geliyor. Kendi şarj cihazını getirenlerden bir şekel, getirmeyenlerden iki şekel alıyorum.”

Ancak elektrik kesintileri ve jeneratörün işletme maliyetleri Züveydi’nin işini de zorlaştırıyor.

“Bugün dört kişilik bir ailenin telefonlarını şarj etmek için ayda yaklaşık 120 şekel harcaması gerekiyor. İnsanların çoğu işini kaybetmişken ve hiçbir gelir kaynağı yokken herkes bunu karşılayamıyor.”

Züveydi, birçok kişinin telefonunu borçla şarj ettirdiğini ve alacaklarını bir deftere kaydettiğini anlattı.

“Telefonlarını veresiye şarj ettiren çok insan var. İnsanların bana olan borçlarını yazdığım bir defterim var. Bazı ailelerin borcu 300-400 şekele ulaştı.”

Savaştan önce haftada yaklaşık 400-500 şekel kazandığını belirten Züveydi, bugün aynı parayı ancak bir ayda kazanabildiğini söyledi.

“Bulabildiğimiz her imkânla geçinmeye çalışıyoruz. Savaştan önce Gazze’de böyle telefon şarj noktaları yoktu. Bu da savaş yüzünden karşılaşacağımızı hiç düşünmediğimiz şeylerden biri.”

Gazze’de üç yılı geride bırakan soykırım, Filistinlilerin günlük hayatını su, ekmek, yakacak ve elektrik arayışına indirgedi. Aileler bir yandan yakınlarının akıbetini öğrenmeye çalışırken diğer yandan en temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için mücadele ediyor.