Fikir

Gençlik kolay para tuzağında!

ABD’de genç kuşak arasında hızla yayılan bahis ve kısa yoldan para kazanma arayışı Türkiye’de de giderek görünür hale geliyor. Gençlerin önüne emek, meslek ve üretimden ziyade servet, şöhret ve gösterişli hayatların konulduğu dijital düzen, sanal bahis ve kumardan spekülatif kazançlara kadar uzanan yeni bir “kolay para” kültürünü besliyor. Eğitim sisteminin meslek kazandırmadaki yetersizliği ve manevi terbiyenin geri plana itilmesi ise gençleri bu kuşatmaya karşı daha savunmasız bırakıyor.

Abone Ol

ABD’de 2025 yılında yapılan Pew araştırmasında 30 yaş altındaki yetişkinlerin yüzde 31’i son bir yılda spor bahsi oynadığını söylerken, farklı araştırmalar Z kuşağında bu oranın yüzde 40’a kadar çıktığını gösteriyor. Türkiye’de ise tehlike çok daha yakından hissediliyor. Yeşilay’ın Türkiye Kumar Raporu’na göre kumara başlama yaşı 15’e kadar düşmüş durumda. Adalet Bakanlığı da 5 Eylül’de yürütülen soruşturmalar kapsamında yaklaşık 98 bin yasa dışı bahis sitesinin tespit edildiğini ve bunlara erişimin engellenmesi yönünde karar alındığını açıkladı.

Ekranlar gençlere servet pazarlıyor

Meselenin arkasında ekonomik şartlar kadar gençlere nasıl bir hayatın örnek gösterildiği de bulunuyor. Sosyal medya ekranlarında lüks otomobiller, pahalı evler, tatiller, milyonluk kazançlar ve birkaç yılda servet sahibi olmuş fenomenler sürekli ön plana çıkarılıyor. Emek, sabır, meslek, kanaat ve uzun yıllara yayılan birikim görünmez hale gelirken “bir anda zengin olma” fikri cazip bir hayat modeli gibi sunuluyor. Influencer veya YouTuber olma arzusu da kimi gençlerde bir meslek ve üretim alanından ziyade hızlı şöhret ve hızlı kazanç hayaline dönüşüyor. Yeşilay’ın 2026 Sosyal Medya Araştırması da kullanıcıların dijital mecralarda kumar, uyuşturucu, alkol ve benzeri bağımlılık içerikleriyle karşılaşmasını ayrıca ele alıyor.

Bu zihniyet yayıldıkça çalışarak ve üreterek hayat kurmak gençlerin gözünde değer kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Sanal bahis, kumar, spekülatif kazanç yolları ve faiz üzerinden “paradan para kazanma” anlayışı bunun bir tarafını oluşturuyor. Daha karanlık uçta ise uyuşturucu ticareti ve benzeri suç ağları, kısa sürede büyük para vadeden bir başka tuzak olarak gençlerin karşısına çıkıyor. Çevresinde emeğiyle yükselen insanlardan çok gösterişli biçimde para harcayan kişileri gören genç, zaman içinde başarıyı sahip olunan para ve tüketim gücüyle ölçmeye başlıyor.

Diploma veriliyor, meslek kazandırılamıyor

Eğitim sistemindeki manzara da bu zemini besliyor. TÜİK’in 2025 verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 23,3’ü ne eğitimde ne istihdamda bulunuyor. Lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 73,9’a gerilerken, mezunların eğitim aldıkları alanla uyumlu bir meslekte çalışma oranı yalnızca yüzde 56,7. Üniversite mezunlarının ilk işlerini bulmaları ortalama 14,2 ay sürüyor. Bu rakamlar diploma merkezli eğitim düzeninin gençlere her zaman somut bir meslek ve gelecek sunamadığını gösteriyor. Buna karşılık elektrik, otomasyon, uçak teknolojisi, sağlık ve çeşitli teknik alanlarda eğitim alanların istihdam oranlarının çok daha yüksek olması meslek merkezli eğitimin önemini ortaya koyuyor.

Manevi boşluk

Meselenin bir başka cephesi ise manevi boşluk. Genç insana hayatın gayesini yalnızca para, kariyer, tüketim ve statü üzerinden anlatan bir düzen, elindeki maddi imkân arttığında bile ona ne için yaşayacağını öğretemiyor. Özellikle ergenlik döneminde kimlik ve aidiyet arayışı, duygusal boşluklarla birleştiğinde gençleri zararlı alışkanlıklara yöneltebiliyor. Kumarın, uyuşturucunun ve dijital bağımlılıkların karşısına yalnızca yasak ve polisiye tedbirlerle çıkmak yeterli kalmıyor. Ailede ve okulda ahlâk, sorumluluk, helal kazanç, emek, kanaat, aidiyet ve hayatın maddi tarafını aşan bir gaye gençlere yeniden kazandırılmak zorunda.

Türkiye’nin gençliği için çıkış yolu, herkesi diploma peşinde koşturan mevcut anlayışın yanında gerçek meslek ve üretim alanlarını yeniden itibarlı hale getirmekten geçiyor. Sanayi, zanaat, teknoloji, tarım ve teknik mesleklerde gençlere somut gelecek yolları açılırken dijital mecralarda pompalanan “hemen zengin ol” kültürüyle de mücadele edilmesi gerekiyor. Genç insan emeğinin karşılığını alabileceğine inanır, bir mesleğe, aileye, cemiyete ve manevi gayeye bağlanırsa kumar masasının, bahis sitesinin ve uyuşturucu ağlarının vadettiği sahte kurtuluşların cazibesi de büyük ölçüde kırılacaktır.

Baran Dergisi

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }