Haçlı saldırılarının fitilini Papa II. Urbanus’un 1095’te Clermont Konsili’nde yaptığı çağrı ateşledi. Dinî söylem altında başlayan siyasî ve askerî istilâ, 15 Temmuz 1099’da Kudüs’ün işgaliyle vahşete dönüştü. Haçlılar evlerde, camilerde ve sokaklarda buldukları Müslümanları kadın ve çocuk ayırmadan öldürdü. Aynı zihniyet 13 Nisan 1204’te İstanbul’u yağmalarken kadın, yaşlı ve çocukların üzerine at sürdü. Rahibeleri dahi tecavüzden korumadı.
Selahaddin Eyyûbî’nin 2 Ekim 1187’de Kudüs’teki 88 yıllık Haçlı hâkimiyetini bitirmesi, Avrupa’daki saldırı propagandasını durdurmadı. Papalık ve kilise vaizleri, “kutsal toprakları kurtarma” çağrılarıyla halkı yeniden doğuya yöneltti. Yıllarca sürdürülen bu kışkırtma 1212’de çocuklara kadar ulaştı. Papalık, ortaya çıkan yürüyüşe resmî tasdik vermedi fakat çocukları yola döken fikrî ve dinî iklimi bizzat Haçlı propagandası meydana getirdi.
Fransa’daki hareketin başında, Vendôme yakınlarındaki Cloyes köyünden çoban Étienne bulunuyordu. Étienne, Haziran 1212’de Hz. İsa’nın fakir bir hacı suretinde kendisine göründüğünü ve Kral II. Philippe’e ulaştırması için bir mektup verdiğini söyledi. Laon Kroniği, Saint-Denis’ye yürüyen çocuk ve gençlerin sayısını 30 bin olarak kaydetti. Kralın dağılma emrine rağmen Haçlı heyecanı şehir ve köylere yayıldı. Sancak ve haçlarla yürüyen kafileler güneye yöneldi.
Alman topraklarındaki kafileyi ise Kölnlü Nicholas sürükledi. Ren havzasından çıkan çocuklar, gençler, kadınlar ve yoksul köylüler Alpleri aşarak 25 Temmuz’da Speyer’e, 20-21 Ağustos’ta Piacenza’ya ulaştı. 25 Ağustos 1212’de Cenova’ya varan kafilenin 7 binden fazla kişiden oluştuğu kaydedildi. Denizin önlerinde açılacağına inanan kalabalık bekledi. Beklenen hadise yaşanmayınca kafile dağıldı. Açlık, susuzluk, soğuk ve yağma binlerce insanı yollarda tüketti.
Alberic de Trois-Fontaines’in kroniğine göre Marsilya’ya ulaşan çocuklara Hugo Ferreus ile William Porcus adlı iki tacir, Kudüs’e ücretsiz götürme vaadinde bulundu. Çocuklar yedi gemiye dolduruldu. Gemilerden ikisi battı ve içindekiler boğuldu. Kalan beş gemi Cezayir’deki Bicâye ile İskenderiye’ye ulaştı. Kudüs’e götürüleceğini zanneden çocuklar burada köle olarak satıldı. Yerli tarih kaynakları da Marsilya, Cenova ve Brindisi limanlarına ulaşan çocukların bindikleri gemilerin battığını, kaybolduğunu ve bir kısmının köleleştirildiğini kaydediyor.
Papalık bu büyük faciadan ibret çıkarmadı. Papa III. Innocentius yeni saldırı hazırlıklarını sürdürdü. 1215 Lateran Konsili’nde katılacaklara imtiyaz ve günahlarının bağışlanması vaat edildi. Haçlılar 1219’da Dimyat’ı ele geçirdiklerinde şehir halkını köle olarak sattı, küçük çocukları zorla vaftiz ederek kilise hizmetine verdi. Kadın, yaşlı ve çocuğu ganimet düzeninin önünde engel saymayan Haçlı-Batı ruhu, kendi çocuklarına da merhamet göstermedi. Onları bir saldırı fikri uğruna açlığa, denize ve köle pazarlarına attı.
Kaynaklar:
-
Altan, Ebru. “Çocukların Haçlı Seferi (1212).” Popüler Tarih, S. 40, 2003, ss. 38-41.
-
Demirkent, Işın. “Haçlılar.” TDV İslâm Ansiklopedisi, C. 14, 1996.
-
Raedts, Peter. “The Children’s Crusade of 1212.” Journal of Medieval History, 3/4, 1977, ss. 279-323.
-
Alberic de Trois-Fontaines. Chronica Albrici Monachi Trium Fontium. Ed. Paulus Scheffer-Boichorst, MGH Scriptores, C. 23, Hannover, 1874.
Baran Dergisi