İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim Camii, işgalci Yahudilerin yeni provokasyonuyla gündeme geldi. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, yerleşimcilerin caminin avlusu ve çevresinde “dini kutlama” adı altında toplandığı, İsrail güçlerinin ise bölgeyi kontrol altında tutarak Filistinlilerin girişini kısıtladığı görüldü.
WAFA’nın daha önceki haberlerinde de İsrail güçlerinin Yahudi bayramlarını gerekçe göstererek camiyi Filistinlilere kapattığı, kontrol noktalarını ve elektronik kapıları kapatarak yerleşimcilerin kutlamalarını güvenceye aldığı aktarılmıştı.
Caminin avlusu hedefte
Harem-i İbrahim Camii çevresindeki baskınlar münferit bir hadise değil. WAFA, 2024’te yüzlerce Yahudi'nin İsrail askerlerinin koruması altında caminin avlularına girdiğini, yüksek sesli müzik eşliğinde Talmudik danslar yaptığını, büyük hoparlör ve ekranlar kurduğunu bildirmişti. Bu tablo, caminin ibadet mekânı olma vasfına doğrudan müdahale anlamına geliyor.
İdare yetkisi yerleşimcilere devrediliyor
İsrail’in Harem-i İbrahim üzerindeki baskısı yalnızca baskınlarla sınırlı değil. Filistinli yetkililere göre İsrail, caminin idare ve denetim yetkilerini El Halil Belediyesi ile Filistin Vakıflar Bakanlığı’ndan alarak Kiryat Arba’daki Yahudi yerleşim birimiyle bağlantılı sözde dini konseye devretme yönünde adımlar attı. TRT Haber’in aktardığı bilgilere göre Filistinli yetkililer bu hamleyi, caminin tarihî ve dinî statüsünü değiştirmeye dönük açık bir ihlal olarak değerlendiriyor.
1994 katliamından sonra cami bölündü
Harem-i İbrahim Camii, 25 Şubat 1994’te terörist Yahudi Baruch Goldstein’ın sabah namazı kılan Müslümanlara ateş açarak 29 Filistinliyi şehit ettiği katliamdan sonra İsrail tarafından fiilen ikiye bölündü. Caminin büyük bölümü Yahudilere tahsis edilirken, Müslümanların ibadet alanı daraltıldı. Bu tarihten sonra cami, İsrail’in El Halil’deki yerleşimci kuşatmasının en sembolik hedeflerinden biri hâline geldi.




