İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Pezeşkiyan, Mecliste 2026 bütçe tasarısının görüşüldüğü oturumda milletvekillerine hitap etti.
Ülkenin yeraltı kaynaklarına rağmen ekonomik çöküşün önlenememesini sert bir dille eleştiren Pezeşkiyan, sorunun çözümüne engel olunduğu takdirde görevde kalmayacağını açıkça beyan etti.
"Petrol Okyanusunda Açlık Kabul Edilemez"
Dünyanın en büyük enerji rezervlerinden birine sahip olan İran’ın üretim kapasitesine dikkat çeken Pezeşkiyan, "Günde yaklaşık 8 milyon varil petrol ve petrol ürünü üreten bir ülkenin halkının açlıkla, yoklukla boğuşması kabul edilebilir bir durum değildir," ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı bu sözleriyle, ülkeye giren kaynağın bürokrasi, yaptırımları delme maliyetleri ve şeffaf olmayan harcamalar arasında eridiğine işaret ederek, halkın refah payını alamadığına vurgu yaptı.
"İlahi Azap Gelir"
Yönetimi "adalet" uyarısıyla eleştiren Cumhurbaşkanı, şunları söyledi: "Kur'an ayetlerinin açık mesajı şudur: Halkın sorunlarına eğilmeyen ve ezilen kesime karşı kayıtsız kalan yönetimler, sonunda ilahi azaba uğrar. Yönetimin meşruiyeti, halkın karnının doymasına ve huzuruna bağlıdır."
Rest Çekti: "Çözemeyeceksem Motive Değilim"
Konuşmasının en çarpıcı bölümü ise, siyasi kulislerde "istifa sinyali" olarak yorumlanan resti oldu. Yetkilerinin kısıtlanmasından ve "derin devlet" yapılarının (Devrim Muhafızları ve paralel kurumlar) ekonomideki ağırlığından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Pezeşkiyan, "sembolik bir cumhurbaşkanı" olmayacağını şu sözlerle ilan etti: "İnsanların ve özellikle yoksulların sorunlarını çözemeyeceksem, iktidarda kalmak ya da cumhurbaşkanı olmak gibi bir motivasyonum yok. Halk geçim sıkıntısı içindeyken, sokak yangın yeriyken ülke yönetilemez."
Bütçe, Kuraklık ve "Düşman" Üçgeni
Pezeşkiyan, ülkenin içinde bulunduğu "kusursuz fırtına"yı ise bütçe görüşmelerinin zorlu atmosferine bağladı. Bu yılki bütçenin; iklim krizi kaynaklı kuraklık, küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve Batı’nın uyguladığı "maksimum baskı" politikalarının gölgesinde hazırlandığını belirten Cumhurbaşkanı, dış baskıların içerideki yönetim zaafiyetine mazeret olamayacağını ima etti.
Pezeşkiyan, "Düşmanlar yaptırımları artırdı ve ekonomik açıdan bize daha fazla maliyet yüklemeye çalıştı, bu doğru. Ancak bizim görevimiz bu maliyeti halkın sırtından almaktır," diyerek topu bir kez daha karar alıcı mekanizmalara attı.




