Gözaltılar bu kişilerin "askeri tesisler, hava saldırılarının gerçekleştiği yerler ve acil müdahale çalışmalarına ilişkin hassas bilgileri yabancı istihbarat servislerine ve muhalif medya kuruluşlarına topladıkları ve ilettikleri" iddiasıyla gerçekleştirildi.
Toplu gözaltılar, çatışmaların başlamasından bu yana yürütülen en sert iç güvenlik operasyonu olarak değerlendiriliyor.
Yetkililer, "gözaltına alınanların sıradan tanıklar veya gazeteciler değil, ulusal güvenliğe doğrudan tehdit oluşturacak şekilde sistematik istihbarat toplama faaliyeti yürüten aktif unsurlar olduğunu" söylüyor.
Hak örgütleri ve gözaltına alınanların aileleri ise, casusluk suçlamasının geniş bir şekilde uygulandığını, savaşı belgeleyen ya da dış dünyayla bilgi paylaşan herkesin "casus" ilan edildiğini savunuyor.
Resmi açıklamalara göre gözaltına alınanlar birkaç kategoriye ayrılıyor. Bazıları, hava saldırısı bölgelerini ve askeri tesisleri fotoğraflayıp görüntüleri yabancı taraflara göndermekle suçlanıyor. Diğerlerinin Londra merkezli Iran International kanalı başta olmak üzere muhalif medya ile iş birliği yaptığı iddia ediliyor. Üçüncü bir grubun ise Ortadoğu ve Avrupa'daki yabancı istihbarat servisleriyle doğrudan temas kurmakla suçlandığı belirtiliyor.





