Washington Post'un sızdırılan istihbarat raporlarına dayandırdığı habere göre, Çinli teknoloji ve veri madenciliği şirketleri, yapay zeka entegreli açık kaynak (OSINT) analizleriyle ABD askeri personelinin, uçaklarının ve donanma unsurlarının konumlarını tespit ediyor. Çıkarılan bu stratejik koordinatlar hızla İran yönetimiyle paylaşılıyor. Çin, çatışmaya doğrudan silahlı güç olarak girmekten kaçınsa da, yüksek çözünürlüklü uydu istihbaratı ve radar teknolojileri üzerinden Tahran'a sağladığı teknolojik altyapıyla savaşın gidişatına doğrudan etki ediyor.
Vurulan Yeraltı Tesisleri Saatler İçinde Yeniden Açılıyor
ABD istihbarat kaynakları sahadaki operasyonel zorluklara da dikkati çekti. Amerikan füzeleriyle doğrudan hedef alınan Lorestan'daki İmam Ali Füze Üssü ve Khorgu gibi kritik tesislerdeki yeraltı mühimmat sığınakları ağır vurulmasına rağmen sistem tamamen çökertilemiyor. İstihbarat raporlarına göre İran, ülkenin yer altını saran çok katmanlı labirent tünel ağları sayesinde, vurulan tünel girişlerini ve kilit lojistik hatları birkaç saat içinde alternatif rotalar üzerinden onararak yeniden füzeye hazır hale getiriyor.
Kuzey Kore Silahları Sahada, Hürmüz Ticarete Kapalı
Öte yandan, İran'ın sahada kullandığı balistik altyapı ve asimetrik savaş teçhizatlarının önemli bir kısmının Kuzey Kore menşeli olduğu bir kez daha kanıtlandı. İki ülke arasında on yıllardır süren silah ve teknoloji transferi, mevcut çatışmalarda ABD'ye karşı kurulan en güçlü direnç hatlarından birini oluşturuyor.
İran Dini Lideri Ali Hamaney'in operasyonlarda hayatını kaybetmesi ve Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'nı uluslararası deniz ticaretine kapatmasıyla zirveye çıkan krizde, masada 45 günlük iki aşamalı bir ateşkes planı bekliyor. Ancak Çin'in veri istihbaratı ve Kuzey Kore'nin askeri tedarik zinciriyle desteklenen bu yeni durum, savaşın Ortadoğu sınırlarını aştığını ve küresel güçlerin doğrudan karşı karşıya geldiği yeni bir dönemin başladığını gösteriyor.