İran basını, beklenen ABD anlaşmasının tüm savaş cephelerini kapsadığını iddia etse de, Hamas Hareketi’nden yetkililer Gazze'nin bu müzakerelerin tamamen dışında tutulduğunu teyit ediyor.
ABD ve bölge ülkelerinin arabuluculuğuyla geçtiğimiz yılın ekim ayında Gazze Şeridi’nde tesis edilen ateşkes, terörist İsrail'in peş peşe gelen ihlalleriyle ağır sarsıntılar yaşıyor. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın resmi verileri, bu ihlallerin 900'ü aşkın Filistinlinin şehit edildiğini ortaya koyuyor. Sınır kapıları üzerinden halkın hareketinin kısıtlanması, insani yardım girişinin baltalanması ve yardım taşıyan kamyon sayısının asgari seviyelere indirilmesi de bölgedeki insani krizin derinleşmesine sebep oluyor.
Gazze içinden ve dışından dört farklı Hamas kaynağı, hareket liderliğinin ABD-İran anlaşmasının Gazze'yi kapsadığına dair Tahran'dan tamamen teyitsiz bırakıldığını doğruluyor. Kaynakların tamamı, geçtiğimiz yılın haziran ayındaki savaşın ilk döneminde olduğu gibi, bugün de Gazze'nin İran-ABD arka kapı diplomasisinden bütünüyle ayrı tutulduğunu vurguluyor.
"Güvencelerden her daim mahrum bırakıldık"
Gazze dışında ikamet eden iki kaynak, Hamas'ın İran ile Vaşington arasında aracılar üzerinden yürütülen görüşmelere dair yalnızca yüzeysel güncellemeler aldığını belirtiyor.
Hamas liderliği, diğer Filistinli gruplar ve İran tarafıyla gerçekleştirilen iletişimlerde sözde tüm cephelerde kalıcı bir ateşkesin önemi vurgulansa da, sahadaki gerçekler farklı bir işleyişe işaret ediyor. Gazze içinde ikamet eden bir Hamas kaynağı, meselenin boyutunu şu sözlerle özetliyor: "Mevcut anlaşma tamamlanırsa Gazze en zayıf halka konumuna düşecek. İşgalci İsrail, Lübnan'da sükuneti kalıcı hale getirmeyi başarırsa, tüm ağırlığını Gazze'ye vererek sahadaki saldırganlığını katbekat şiddetlendirebilir."
İran'ın Mehr Haber Ajansı, Tahran'ın devam eden müzakerelerdeki ana şartını "tüm cephelerde savaşın ve saldırganlığın kalıcı olarak sonlandırılması" şeklinde sunuyor. Buna karşın Gazze içindeki kaynak, geçtiğimiz yıl haziran ayındaki savaşın ardından İran ile ABD arasında kurulan önceki uzlaşı zemininde dahi Gazze'deki savaşın durdurulmasına ilişkin güvencelerin bütünüyle havada kaldığına dikkat çekiyor.
Aynı kaynak, Hizbullah'ın kendi cephesini desteklemek amacıyla sürece dahil olmasına rağmen, Lübnan dahil tüm cephelerden Gazze cephesini ayırma konusunda İsrail'in ve ABD'nin ısrarcı bir tutum sergilediğini, İran'ın ise bu duruma sessiz kalarak Gazze'nin tecrit edilmesine zemin hazırladığını belirtiyor. Kahire'deki Filistinli gruplardan birinin üst düzey yetkilisi de İran'ın ABD ile arasındaki görüşmelerin Gazze Şeridi'ni kapsadığına dair kendilerini tamamen bilgisiz bıraktığını aktarıyor.
Bölgedeki direniş gruplarının liderleri, İran'ın ABD'yi Gazze'de ateşkesi kalıcı kılma yönünde teşvik ettiğini öne süren yüzeysel mesajlar alsa da, siyonist rejim sahadaki tahakkümünü artırmak amacıyla süreci uzatma yoluna gidiyor. Hamas’tan dört, farklı bir Filistinli gruptan ise beşinci bir kaynak, Gazze'deki ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik müzakerelerde İsrail'in saldırgantutumunun tıkanıklığa sebep olduğunu aktarıyor. Kurban Bayramı'nın ardından Kahire'nin görüşleri yakınlaştırmak amacıyla yeni bir müzakere turuna ev sahipliği yapması bekleniyor.




