El Cezire’de Josh Paul imzasıyla yayımlanan makalede, Gazze’deki icraatları sebebiyle Batı kamuoyunda ağır bir itibar kaybına uğrayan İsrail’in çıkış yolunu İslâm düşmanlığını körüklemekte aradığı belirtildi. Netanyahu hükümetinin Müslüman karşıtlığı üzerinden Batılı sağ partileri kendi etrafında toplamaya ve İsrail’e verilen desteğin erimesini durdurmaya çalıştığı kaydedildi.
İsrail hükümetinin ocak ayında Kudüs’te düzenlediği antisemitizm konferansına Polonya’daki PiS, İspanya’daki Vox, Macaristan’daki Fidesz ve Fransa’daki Ulusal Birlik partisinden temsilciler katıldı. Netanyahu burada aşırı sağcıları “radikal İslam istilasına” karşı İsrail’in müttefikleri olarak takdim etti. Daha sonra Britanya’yı “nükleer silahlara sahip ilk İslam cumhuriyeti” olmakla tehdit eden Netanyahu, seçim kampanyasında Hizbullah ve İranlı liderlerle birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin fotoğraflarını kullandı.
Makalede, İsrail Dışişleri Bakanlığının Amerikan halkla ilişkiler şirketi Stagwell Global’e hazırlattığı ve basına sızan araştırmaya da yer verildi. Araştırmada Batı kamuoyunu İsrail lehine yönlendirmenin en tesirli yolunun “radikal İslam” ve “cihatçılık” korkusunu yaymak olduğu ifade edildi. İsrail hükümetinin finanse ettiği “United Citizens for Canada” adlı yapı da 2024 yılında Müslüman göçmenlerin Kanada’ya İslam hukukunu dayatmaya çalıştığını öne süren sosyal medya kampanyaları yürüttü.
Josh Paul, İsrail’in Yahudi üstünlüğü ve demografik homojenlik anlayışını Batı’ya taşımaya çalıştığını belirterek bu faaliyetin Batı’nın çoğulculuğu için ciddi bir imtihan teşkil ettiğini yazdı. İslâm düşmanlığını körükleyen kampanyanın Müslümanlara yönelik daha ağır saldırıları besleyebileceği belirtilirken, İsrail’in Batılı aşırı sağ çevrelerdeki desteğini dahi muhafaza edip edemeyeceğinin belirsiz olduğu vurgulandı. Makalede yürütülen kampanya, “seçenekleri giderek tükenen bir devletin çaresiz dış etki faaliyeti” olarak nitelendirildi.