Terörist İsrail’in toplama kamplarını andıran hapishanelerine yapılan ziyaretler, içerideki insanlık dışı manzarayı doğruluyor. Siyonist gardiyanların tutukluları darp ettiği, üzerlerine ses bombaları attığı, polis köpekleriyle dehşet saçtığı ve elektrik şokuna maruz bıraktığı raporlandı. Esirlerin avluya çıkması engellenirken, gıda, giysi ve tedavi gibi en temel insani ihtiyaçların gasp edilmesi, hastalıkların hızla yayılmasına sebep oldu.
Kadın ve çocuklara siyonist zulmü
Damon Hapishanesi'nde tutulan 50 Filistinli kadın esir, terörist İsrail güçlerinin gazlı saldırılarına, kelepçeli bekletme işkencelerine ve ağır darp olaylarına göğüs geriyor. Kanser gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kadınlar dahi hijyen malzemelerinden ve tıbbi destekten mahrum bırakılıyor. Aynı şekilde 350’ye yakın Filistinli çocuk, ailelerinden koparılarak açlık ve dayakla işkenceye uğratılıyor.
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Sekreteri Ahmed Saadat’ın da bulunduğu Ganot Hapishanesi ile Gilboa, Şita ve Negev hapishanelerinde şartlar tahammül sınırlarını aştı. Tecrit ve işkence sebebiyle esirlerin kaburgalarında kırıklar oluşurken, kaynağı belirsiz virüsler ve uyuz salgını siyonistlerin biyolojik bir silahı gibi kullanılıyor. 7 Ekim’den bu yana Gazze’den kaçırılan 1400 esir de bu insanlık dışı muamelenin en ağırına maruz kalıyor. Terörist İsrail, soykırım politikasını sadece Gazze sokaklarında değil, dört duvar arasındaki esirlere karşı da en alçak yöntemlerle sürdürüyor.




