CHP'de peş peşe gelen taciz, yolsuzluk ve rüşvet iddialarına rağmen skandallara karışan belediye başkanları hakkında ihraç süreci işletilmiyor. Özkan Yalım’ın otelde yakalanması, Hasbi Dede’nin taciz mesajları, Tanju Özcan’ın şantaj iddiaları ile Muhittin Böcek ve Mustafa Bozbey’in yolsuzluk dosyaları gündemdeki yerini koruyor. Parti yönetiminin disiplin adımı atmaması, "itiraf zinciri engelleniyor mu" sorusuna yol açarken, bu sessizlik daha büyük yolsuzlukların ifşa olması korkusuna dayanıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde de tablo farklı seyretmiyor. Ekrem İmamoğlu döneminde belediye iştirakleri üzerinden yürüyen süreçler, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı meselesini merkezî bir tartışma başlığı hâline getirdi. İSPARK gelirleri üzerinden ortaya çıkan usulsüzlükler, ihalelerde belirli çevrelerin öne çıkması ve harcama kalemlerindeki şeffaflık eksikliği, belediye yönetiminin hesap verilebilirlikten uzaklaştığını gösteren başlıca örnekler olarak öne çıkıyor.
CHP’li belediyelerde farklı dönemlerde ortaya çıkan rüşvet ağları, usulsüz ihale düzenleri ve görevi kötüye kullanma vakaları artık süreklilik kazanmış bir yapıya işaret ediyor. Taciz ve ahlaki yozlaşma ile anılan isimler karşısında sessiz kalan parti yönetimi, kendi içindeki çözülmeyi perdeleyen bir tutum sergiliyor.
Dini değerlere yönelik tahkir edici dil ve toplumsal hassasiyetleri hedef alan söylemler de bu zihniyetin başka bir tezahürü olarak dikkat çekiyor.
Bütün bu gelişmeler, münferit hadiselerden ibaret olmayan, kök salmış bir düzenin dışa vurumudur. Disiplinin işletilmediği, hesap sorulmadığı ve kirli ilişkilerin korunduğu bir yapı karşımızda duruyor. Bu yapı, kendi içindeki çürümenin açığa çıkmasından çekinmekte, bu sebeple suskunluğu tercih etmektedir. Yaşananlar, siyasî bir krizden öte, derin bir ahlâk ve nizam meselesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi: "CHP bir parti sayılmaz; Türke dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir." Özünden, örfünden ve inancından kopan bir zihniyetin varacağı yer, sadece ahlaki çöküş ve milletin malını çarçur etmektir.