Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda, 8. sınıf bir öğrenci babasına ait silahlarla sınıflara girerek ateş açtı.

Saldırıda 1 öğretmen ve 3 öğrenci hayatını kaybederken, 20 kişi yaralandı. Eski bir emniyet mensubu olan babasının silahlarını çanta içinde okula sokan saldırganın eylemi sonrası bölgeye çok sayıda sağlık ve güvenlik ekibi sevk edildi.

Olayın ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi incelemelerde bulunmak üzere kente hareket etti. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırıyla ilgili 7 savcı görevlendirerek geniş kapsamlı bir adli soruşturma başlattı. RTÜK ise soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla olayla ilgili yayın yasağı getirildiğini duyurdu.


İlgili haber: Yerli ve milli terör: Okulda dehşet


Hastaneye kaldırılan yaralıların tedavileri sürerken, saldırganın silahlara erişim süreci soruşturmanın ana odağını oluşturdu. Eğitim güvenliğini ve bireysel silahlanmayı tekrar gündeme taşıyan olay sonrası, yetkililerin ihmal ihtimalleri üzerine yürüttüğü teknik ve hukuki incelemeler devam ediyor.

Hürmüz krizi Türkiye merkezli yeni enerji koridorlarını yeniden gündeme taşıdı
Hürmüz krizi Türkiye merkezli yeni enerji koridorlarını yeniden gündeme taşıdı
İçeriği Görüntüle

Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, şöyle konuştu:

"8. sınıf öğrencisi bir çocuk, sırt çantasında getirdiği silahlarla hedef gözetmeksizin öğrencilerin olduğu 2 sınıfa girerek ateş etmek suretiyle ölüm ve yaralanmalara neden olmuş. Maalesef 4 vefatımız var. Bunlardan biri öğretmen, 3'ü öğrenci. 20 de yaralımız var. Bunlardan 4'ü ameliyatta şu an, ağır yaralı olduğunu düşünüyoruz. Çalışmalarımız devam ediyoruz. Ümit ediyoruz ki yaralı kardeşlerimiz bir an önce sağlığına kavuşur. Başka bir okulda herhangi bir olumsuzluk yok. Sosyal medyada bu yönde haberler dolaşıyor. Ama doğru değil."

Kemalizm'in insanımızı soktuğu vaziyet

Yaşanan bu facia, Kemalist eğitimin ve manevi değerlerden kopuk laik sistemin kanlı bir meyvesi olarak karşımızda duruyor.

Okullarda verilen tamamen Batıcı ve dinden uzaklaştıran eğitim anlayışı, öğrencileri manevi bir boşluğa sürüklerken; evlerde maruz kalınan televizyon, internet ve oyun platformları bu dinsizlik aşılamasını derinleştiriyor.

Maneviyatın ve dini değerlerin yer almadığı bu sistemde yetişen çocukların geldiği nokta, laik düzen değişmediği ve nesiller İslam ahlakıyla donatılmadığı müddetçe bu tür acı facialar olmaya devam edecek.