Anadolu Ajansı, "Hallyu" girdabına kapılan gençlerin farkında olmadan hayatını Kore Kültürü'ne uyarladığına dair 4 bölümlük bir dosya çalışması hazırladı.

Bu çalışmanın ilk bölümünde Hallyu’nun nasıl başladığı ve nasıl yayıldığına dair bilgiler, uzman görüşleri ve akademik çalışmalar yer aldı.

İkinci bölümde Kore kültürü ürünlerinin yayılmasının hükümet tarafından fark edilip devlet politikasına dönüştürülmesine dair bilgilere ve uzman görüşlerie yer verildi.

Üçüncü bölümde "Hallyu"nun bir parçası olan K-Pop idollerinin stajyerlik eğitimi ve yaşadığı zorluklara dair bilgiler ele alındı.

Dördüncü bölümde ise “Kore Dalgası”nı (Hallyu) bir parçası olan "K-pop" sektöründe idollere duyulan hayranlık uzman kişilerle görüşülerek işlendi.

Dünya genelinde, Kore müziği, Kore dramaları gibi kültür ürünlerini benimseyen insanlar, farkında olmadan K-Kültürü dalgasına kapılıp, yaşam tarzını ona göre şekillendiriyor.

Özenti Kore kültürü

Z kuşağı olarak bilinen nesil, uzak Asya'daki bu kültürü sanki kendilerine aitmiş gibi tutkuyla sahipleniyor. İlk bakışta sosyal medyada yayılan bir akım ya da popüler kültürün ürettiği, kendi kültüründen uzak dejenere bir popülizm ile kitleleri etkilemeye çalışan kapitalist bir ürün gibi görünse de K-Kültürü, bir devlet politikası. Bu, ayrıca tedricen belirgin bir bilinçle geliştirilen ve güncellenen, aşama aşama sempati uyandıran hatta imrendiren bir "yumuşak güç".

Güney Kore, ekonomik büyümenin ana kaynağı olarak "Hallyu" olarak da adlandırılan "Kore Dalgası'na" odaklandı. Kültür ürünlerinin başta Asya olmak üzere dünyaya yayılması, Güney Kore tarafından 1990'ların sonlarına doğru fark edildi ve benimsendi.

K-pop, bu kültürün sadece bir parçası. 1992'de "I Know" adlı şarkıyla çıkış yapan "Seo Taiji and Boys", K-pop müziğinin atası kabul ediliyor ancak uzmanlar, Hallyu'nun yayılmasında ilk basamağın K-dramalar olduğunu belirtiyor.

Hallyu, 1997’de "What is love?" dizisinin Çin'de 150 milyondan fazla izlenmesi ve ardından 2002’de Winter Sonata dizisinin Japonya’da yankı bulmasıyla başlıyor. "Winter Sonata" dizisi ürünlerinin satışı sadece Japonya’da 3,5 milyon doları aştı. Bu dizi, Asya'dan Türkiye'ye kadar gelerek burada da şöhrete kavuştu.

Kore drama ve müziklerinin Çin ve Japonya'da büyük ilgi uyandırmasının ardından Çin basını, 1990'larda bu akım hakkında "Hallyu" ifadesini kullanmaya başladı ve tüm dünyaya aynı adla yayıldı: Kore Dalgası.

Müziğinin yanı sıra farklı dans koreografileriyle de özellikle belli bir yaş grubunun ilgisini çeken K-pop ile dünya, ilk kez H.O.T adlı grubun albümleriyle tanıştı. Erkeklerden oluşan bu grup, Kore dışında sahne alan ilk K-pop grubu oldu.

Doğu Asya kültürüyle ilgili çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Suk-Young Kim, K-dramaların önce Asya'ya, sonra Kuzey Amerika ve denizaşırı topluluklara yayıldığını, uluslararası film festivallerinde ödüllere layık görüldüğünü ve bu ilginin K-Pop'a yöneldiğini söyledi. Hükümet daha sonra K-Kültürü'nü doğrudan destekledi.

Kültür ürünleri, teknolojik gelişmelerle YouTube gibi platformlara taşındı ve Hallyu, Doğu Asya, Batı Avrupa, ABD ve Latin Amerika’da kendini göstermeye başladı.

"Kore Dalgası"nın ilk başta devletle bir alakası yokken daha sonra devlet politikasına dönüştü. Özel şirketlerin yanı sıra Kore Kültür Turizm Bakanlığı da Kore kültür ürünlerini denizaşırı pazara taşımak için planlar geliştirdi ve girişimcilere krediler sundu.

Kore kültürü milyarlarca dolarlık ekonomiye dönüştü

Resmi bir kültürel diplomasi ürünü olan K-Kültür, tüm dünyayı etkisi altına almış vaziyette. Güney Kore'nin devlet politikası haline gelen bu kültür milyarlarca dolarlık ekonomiye dönüştü.

İnternet çizgi romanları, tasarımı, dramaları, müziği, yemeği, grafik ve animasyonları da içerecek kadar çeşitli alt birimler var. Bu, kültürel içerikleri tanıtmaya yönelik çeşitli olanaklar da oluşturuluyor.

Kültür, Spor ve Turizm Bakanlığının milyonlarca dolarlık hibe destek programları sayesinde tıpkı bir salgın gibi yayılan şarkılar doğum günü partilerinde, mezuniyet törenlerinde, televizyon programlarında kendini gösterdi. Bu şarkıyla K-pop, Avrupa ve ABD medyasında başarılı bir tanıtım yaptı.

K-pop dünyada yerini iyice pekiştirdi

K-pop'un dünyada yerini iyice pekiştirdiği bu yıllarda yine aynı eğlence şirketinin BTS adlı grubu yankı uyandırdı. Güney Kore Devlet Başkanı Moon Jae-in, gruba ülkeye gelir getirici unsur olması gerekçesiyle özel kültür ataşesi ünvanı verdi.

Güney Kore içerik endüstrisi 2019’un ilk yarısında 10 milyar doları aştı. K-pop, K-drama, K-food özellikle bu dönemde Netflix'le platformlara yayıldı.

BTS grubu, Hyundai Araştırma Enstitüsüne göre yılda tahmini 3,5 milyar dolar değerinde ekonomik faaliyet oluşturuyor. 2017 yılında Güney Kore’ye gelenlerin yaklaşık yüzde 7'si yani yaklaşık 800 bin turist, BTS'ye ilgileri dolayısıyla ülkeyi ziyaret ediyor.

Ayrıca birçok dizi ve filmleriyle de kendisine çekmeyi başardı.

"K-pop" idollerinin yaşamı çok da insani koşullarda değil

ABD'deki Pensilvanya Eyalet Üniversitesinden Prof. Dr. Samuel Richards'a göre, genç yaşta ünlü olmak stresli hayatı beraberinde getiriyor. Richards, 12-13 yaşlarında kendini bu yola adayan çocukların "idol olmak" için eğitim aldıklarını ve bunun dışında bir hayatı olmadığını söylüyor.

Merkezi Güney Kore'de bulunan eğlence şirketlerine dünyanın her yerinden binlerce başvuru yapılıyor. İdol olma hayaliyle yola çıkan bazı adaylar, eğitimlerini yarıda bırakarak ve aile fertleriyle görüşmemeyi göze alarak hayalleri uğruna "idollük" eğitimi alıyor.

Başvurunun ardından, şirketlerin ön elemeye aldığı adaylar, bir isim ya da birey olarak değil sadece numaradan ibaret. Adaylar, ön elemelerde şarkı söyleme, dans ya da okuma gibi temel becerilerine bakılmasının ardından "stajyer" eğitimine alınıyor.

Güney Kore'nin en büyük eğlence şirketi S.M. Entertainment'ın kurucusu Lee Soo-man'in 1990'lı yıllarda geliştirdiği "stajyer" sistemi katı kurallarıyla biliniyor. Bu sistemde adaylar, şirketlerin katı sözleşmelerini imzalayıp, dışarıdan bakıldığında ışıltılı görünen bu dünyaya adım atıyor.

Stajyer adaylarının çoğunluğu üniversiteye gitmek istemiyor. Üniversite mezunu olmayan gençler, çocuklar ve ebeveynleri (onlar adına) genellikle K-pop stajyer programına başvuruyor.

Sıkı kurallara göre yaşıyorlar

Birçok eğlence şirketinin sözleşmesi kapsamında, ilk yıllar söz hakkı olmayan stajyerlerin, kaldıkları yurtlardan izinsiz dışarı çıkması ya da çalışması sözleşmeye bağlı. Hatta adaylardan duygularını bastırması isteniyor, başka bir bireyle duygusal bağ kurmasına ket vuruluyor. Ayrıca, cep telefonu kullanmaları, sözleşmede belirlenen sürelerle sınırlı.

Bugüne kadar 16 dünya rekoruna imza atan, YouTube'da 24 saatte en çok izlenen videonun sahibi ve US Artist 100 listesinde bir numaraya yerleşen ilk K-Pop grubu gibi unvanlara sahip BTS grubunun bazı kısıtlamaları halen sürüyor.

Yalnızca 12-25 yaş aralığındaki bireylerin katılabildiği staj programında, kadınlar 50, erkekler 75 kilonun altında olmak zorunda.

K-Kültürü alanında çalışmalar yapan Dr. Alptekin Keskin, K-Kültür ürünlerinin hitap ettiği kitlenin büyüklüğüne dikkati çekti.

Stajyer programı kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Keskin, "Standardize edilmiş hem güzellik hem davranış eğitimlerinin verilmesi gerekiyor. Seçilenler yıllarca eğitim alıyor ve bir kamp ortamında, ailelerden ayrı, yatılı yurtlarda kalıyor." ifadelerini kullandı.

İdol adayları katı kurallarla eğitim görüyor. (Stajyerlik sürecinde) insanilikten bahsetmek mümkün değil.

Bunların yanı sıra adaylar, eğitmenleri tarafından sert eleştirilere maruz kalıp, zayıf kalabilmek için aç yaşamaya mecbur bırakılabiliyor. Müzik, dans, yabancı dil, hitabet ve görgü kurallarının öğretildiği süreçte adaylar, "Nasıl daha iyi olabilirim?" endişesine kapılıyor.

"Minyon yüzlü" olmak kriter

İdol olmak için fiziksel özelliklerin de eğlence şirketlerinin belirlediği ve toplum için idealize ettiği şablonda olması gerekiyor. Hem erkek hem de kadınlarda aynı standart özellikler aranıyor. Bu özellikler yoksa geçirilecek operasyonlarla bireyler "K-pop tornasına" uygun hale getiriliyor.

Müslüman saati - Ahmet Haşim Müslüman saati - Ahmet Haşim

Güney Kore'de, "minyon yüzlü" olmak nasıl temel güzellik standardıysa, K-pop idolleri için de "makul kriterler" aynı. K-pop idollerinin diğer fiziksel kriterleri ise "çift göz kapağı", çene hattının "V" şeklinde olması, küçük ve ince burun, düz kaşlar, iri gözler.

İdol olmak isteyen gençlerin bu özelliklere sahip olması ya da bıçak altına yatarak bu şablona uygun hale gelmesi isteniyor.

20. yüzyılda sosyalist iktidarların hüküm sürdüğü bazı ülkeler tek-tip insan modelini oluşturmak için kıyafet ve yaşam şekillerine müdahale ederek tek tipçiliği zorunlu hale getiriyordu. Ancak 21. yüzyılda K-pop'un yayılmasıyla Güney Kore, tek tipçiliği kıyafette ya da yaşam şeklinde değil zihin ve bedenlerde standartlaştırmaya başladı.

Şöhretleri 10 yıl sürüyor

Bu hayaller uğruna eğitimini yarım bırakan, kendini adayan ve çok sayıda estetik operasyon geçiren K-Pop idollerinin şöhreti ortalama 10 yıl sürüyor.

Yaşlandıkça güzelliği kaybolduğu düşünülen idoller, aşama aşama kendi piyasalarından çekilerek yerini stajyerlere bırakıyor.

"K-pop" sektöründe idollere duyulan hayranlık

"Hallyu" girdabına kapılanlar, Kore'nin popüler dizi ve filmlerinden müziklerine, kozmetiğinden mutfak kültürüne kadar birçok konunun hayatlarına yoğun hücumuyla farkında olmadan bu yaşam tarzının içine çekiliyor; bu kültürün ürettiği hem görsel hem de işitsel ürünlerle beslenirken, sadece taşıyıcısı değil elçisine de dönüşüyorlar.

"Kültürel hegemonyayı" baskı unsuru kullanmadan dünya genelinde yaşam tarzına dönüştüren K-pop, K-drama gibi unsurlar, gençlerin yaşam tarzlarının dönüşümündeki en etkili enstrümanlardan biri olarak öne çıkıyor.

Sosyal medyanın yaygın kullanımı Güney Kore kültürüne erişimi kolaylaştırdı ve kültürün yayılmasına ivme kazandırdı. Bu gelişmelerle, hayran kültürü Güney Kore dışında da etki alanını genişletti.

Albümlere servet ödüyor, evlerini Güney Kore'ye taşıyorlar

Kore dramalarına, müziğine ve yemeklerine yoğun ilgi duyan kişiler, sosyal medya aracılığıyla kilometrelerce ötedeki, aynı düşünceleri paylaştığı hayranlarla organize oluyor, hatta beğendiği "idolleri" destekleme ya da beğenmediklerini "linç etme" gibi faaliyetleri sistematik yapabiliyor.

Başka ülkelerde yaşasalar bile Güney Kore kültüründe idealize edilen şekilde hayat sürmeye çalışan hayranlar, K-dramaları izlerken bir yandan "noodle, bibimbap, tteokbokki, kimchi" yiyor, mezuniyet törenlerinde beğendiği K-pop idolleri gibi giyinip onlar gibi makyaj yapıyor, beğendiği grupların konserlerini dinlemek için kıtaları aşıyor, sosyal medyada açık artırmalarla içinde birçok mini posterin bulunduğu albümlere servet ödüyor ve hatta evini Güney Kore'ye taşıyor.

K-pop'u diğer müzik gruplarından ayıran özellik: "Ulaşılabilirlik"

Dr. Alptekin Keskin'e göre, özellikle K-pop gruplarını takip eden 12-18 yaşındaki gençler, çevresiyle yaşadığı bir sorun sırasında yanında en azından parasosyal etkileşim kurabileceği bir grubun olmasını istiyor. BTS grubu bu stratejiyi çok iyi kullanıyor. K-pop hayranlarını diğer hayranlardan ayıran önemli unsurlardan birinin de "ulaşılabilirlik".

Anadolu Ajansı’ndan alınıp kısaltılmıştır