Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, Holokost’a adeta taparcasına bağlı tarihi suçluluk psikolojisini İsrail hükümetinin uyguladığı politikalara tam ve koşulsuz bir biat gerekçesine dönüştürüyor. İsrail’e verilen devasa askeri ve diplomatik desteği Alman iç siyasetinin tek ölçütü haline getiren Merz; “İsrail politikasını eksiksiz benimsemeyen ülkeyi terk etsin” çıkışıyla Almanya’yı adeta Tel Aviv’in Avrupa’daki uzantısına dönüştürmüş durumda.
Bu yaklaşım; müsebbibi olmadıkları bir tarihin bedelini ödemeyi reddeden Müslüman göçmenleri hedef alarak, Alman Anayasası’nın 16. maddesindeki vatandaşlıktan çıkarma yasağını da hiçe sayıyor.
Almanya'da yürütülen bu sert söylemin arka planında tarihi hafızayı korumaktan ziyade, İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırılara aktarılan yoğun silah desteğine ve izlenen çizgiye yönelik ülke genelinde yükselen tepkileri bastırma amacı yatıyor. Kendi vatandaşlarının da katıldığı meşru eleştirileri görmezden gelerek Berlin yönetimi eliyle ülkeyi bir "küçük İsrail" vizyonuna hapsediyor.




