Karar, siyonist çeteyi ve onun Vaşington merkezli hamilerini çileden çıkarırken, sahadaki soykırım gerçeğinin artık hiçbir uluslararası kurum tarafından örtbas edilemeyeceğini bir kez daha tescilledi.
Gazze'deki soykırımı raporlamıştı
Norveç Nobel Komitesi, ödülü Güney Afrikalı kıdemli hukukçu Navanethem "Navi" Pillay'a verdiğini duyururken; kararın gerekçesini adalet ve uluslararası hukuk mücadelesi olarak açıkladı. 85 yaşındaki Pillay, bilhassa terörist İsrail'in Gazze'deki barbarlığını soruşturan Birleşmiş Milletler komisyonunun başkanı sıfatıyla yürüttüğü tahkikatla küresel vicdanın sesi olmuştu.
Pillay riyasetindeki heyet, 16 Eylül 2025 tarihinde neşrettiği raporda, siyonist çetenin Filistinlilere karşı açık ve kasıtlı bir soykırım yürüttüğünü kesin delillerle ortaya koymuştu. Raporda, terörist İsrail'in 1948 Soykırım Sözleşmesi'nde yer alan beş ana fiilden dördünü bizzat işlediği; Gazze halkını kasten öldürdüğü, insanlara ağır fiziki ve ruhi zararlar verdiği, hayati şartları yok ederek toplu imhayı hedeflediği ve doğumları engelleyici vahşi tedbirler uyguladığı tespit edilmişti.
Pillay, hazırlanan dosyanın ilan edildiği gün, "Komisyon, İsrail'in Gazze'de soykırım cürmünden mesul olduğu neticesine varmıştır. Gazze'deki Filistinlileri topyekûn yok etme kastının mevcudiyeti her türlü şüpheden uzaktır" ifadelerini kullanmıştı. Raporda ayrıca terörist elebaşları Isaac Herzog, Binyamin Netanyahu ve Yoav Gallant'ın bu kitlesel kıyımı doğrudan kışkırttığı açıkça kayda geçirilmişti.
Ömrünü ırkçı rejimlere karşı mücadeleye adadı
1941 yılında Güney Afrika'nın Durban şehrinde dünyaya gelen Pillay, hukuk hayatına ülkesindeki ırkçı apartheid nizamına karşı bayrak açarak başladı. Genç bir avukatken Nelson Mandela ve ırk ayrımcılığına direnen diğer isimlerin müdafaasını üstlendi; beyaz sömürgeci tahakkümün insanlar üzerinde oluşturduğu baskı mekanizmalarını hukuki sahada yıprattı.
Irkçı rejimin çöküşünün ardından Güney Afrika Yüksek Mahkemesi'nde hâkimlik yapan Pillay, 1995 yılında Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi heyetine girdi ve daha sonra bu mahkemenin reisliğini yürüttü. 2003'te Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kurucu hâkimleri arasına katıldı; 2008-2014 senelerinde ise BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği vazifesinde bulundu.
Myanmar'daki Müslümanların davasını da takip ediyor
Tecrübeli hukukçu, son olarak Myanmar idaresinin Rohingya Müslümanlarına karşı tatbik ettiği soykırım suçlamasıyla yargılandığı Uluslararası Adalet Divanı davasında da hâkim olarak görev icra ediyor. Norveç Nobel Komitesi, Pillay'ın hiçbir baskıya boyun eğmeyen tavrının ve ceza mahkemelerindeki dirayetli duruşunun, savaş tüccarlarının ve zorbaların sebep olduğu katliamları engellemede hayatî bir zemin oluşturduğunu beyan etti.
Siyonist çete kararla birlikte adeta kudurdu
Filistin'de döktüğü kanda boğulan terörist İsrail'in sözde Başbakanlık Ofisi ise kararın ardından hezeyan dolu bir açıklama yaparak ödülü hedef aldı. Komitenin "ahlaki pusulasını kaybettiğini" öne süren işgalci merkez, Pillay'ın şahsına ve Gazze raporuna hakaretler yağdırdı. Soykırım suçlularının bu öfkesi, hakikat karşısında içine düştükleri çaresizliğin ve uluslararası sahada tamamen tecrit edildiklerinin en sarih numunesi oldu.




