LEVHA: 18 Nisan 1983…OKUL sıralarının bulunduğu bir yerde, birkaç kişiyle beraberim… İçlerinden biri bana, içinde resimler bulunan bir ZARF veriyor… Açıyorum; benim resimlerim… Sadece birine bakıyorum; sol KAŞIM, yüzümün yandan görünüşü içinde dikkat çekecek kadar kalın… Biraz karikatürize edilmişe benzeyen yüzüme desitane bir hava vermek istercesine dikkat çekici… RESİM, sanki HEYKEL’den çekilmiş… 7-8 resim içinde o resmi beğeniyorum ve bu hususu belirtiyorum… Yapan Haşim Kılıç imiş ve yanımda duruyor… Masanın üzerinde duran gazetelerden NEVZAD isimli birinin resimlerini arıyoruz… Onun resminin benimkiyle alâkası var… Evet; aradığımız kişinin resimleri şurada… BOKSÖR kıyafetli… Ben de boksördüm bir zamanlar!

*

OKUL: 143: MASAHA-Kamer, Ay… Süryanice, NAVFO-Levha: 143: NASİB-Nasbeden, bir şeyi bir şeye diken, bitiştiren… MA’CEL-Menzile ulaştıran yol: 143: ALCEM-Uzun boylu, uzun… LAHİKA-Ek, ilâve. “Sabiti olan”: 143: MUSAVVİBE-Tasvib edilen, kabul olunan… HALKA-Ortası boş, yuvarlak nesne. “Abdülhakîm Koltuğu”. (Havk-Halka: 706: Fikir Kahramanı… Aynı ebcedle Aktör): 143: SALİHA-Safi gümüş. İyi ve yeni yay… HİCAC-Kaş kemiği: 15: BD-İBDA.

*

EL-KERİM-Kerem ile muttasıf olan, ihsan ve inayet sahibi. Şeref ve izzetli. Her şeyin iyisi, âlâsı. Allah’ın 99 güzel isminden biri: 301: RASİM-Musavvir, suret ve şekil veren. Resim çizen. Akar su. (Re harfi, Allah’ın Musavvir ismi, Beşinci Sema mertebesi, Kamer menzillerinden “Gafr-Günahları örten, tevbeyi kabul eden”… Arnavutça Gaffure: Yengeç-Nath, başvuran)… Süryanice, HUFARGO-Vâli. “İrade, ruh”: 301: FORUCO-Süryanice, “A’sa-Yol gösteren, iktidar sembolü”.

*

ZARF-Mektub kabı. Kabuk. Muhafaza. Zar. Ömür. Hadd-i zât: 1180= 181: LEKSİS-Süryanice, “Lisân”… EL-ALÎM-Herşeyi bilen, O’ndan gizli olmayan Allah. Esma-i Hüsna’dandır: 181: SELASİL-Silsileler. Zincir gibi olanlar… FA’AL-Çok işleyen ve çalışan: 181: FAAL-Kerem. Balta sapı… KUSTO: 181: TAHASSUS-Hususî ve mahsus olarak. Bir kimseye mahsus kılınmak… AVHAK-Kara karga. Kara deve. Uzun nesne. “Ululuk, büyüklük”. (Keraker-Karga, kuzgun: 441: Miat-Yüzler, yüz sayıları… Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu): 1180= 181: MEHDÎ Salih İzzet Erdiş.

*

KAŞ-Alının göz çukuruna yakın yerinde yay şeklinde görünen tüyler. Kuş tüyü. Perde. Kapıcı: 321: KAŞ-Çok istek, arzu… KURTUBÎ-Halîd bin Velîd Hazretleri’nin kılıcı: 321: SİLO GABORO-Süryanice, “Fikir Kahramanı”… Süryanice, NAHİR MADEO-Basiretli. (El-Basir-Basiret sahibi: 333: Üstadım’ın “Veliler Ordusu 333” isimli eserini hatırla): 1320: BİYOGRAFYA-Hayat hikâyesi… MÜHEYKEL-Heykelleşmiş. İri vücutlu ve sağlam: 105: MÜHELLİL-Tehlil eden. “Lâ ilâhe illallah”ı devamlı tekrar eden… SİME-Damga, alâmet, işaret: 105: MUHD MEHD-Mehdî Muhammed… Süryanice, QAYUMO-Veli. (El-Kayyum-Ayakta duran. “Allah’ın, herşeyin ancak kendisi ile varolduğu mânâsına gelen 99 güzel isminden biridir”: 187: İslâm’a Muhatab Anlayış): 68: NEVZAD-Yeni zât.
 

UZUN BOYLU VE İRİ

 
LEVHA: 20 Ağustos 1983… Tasarruf ediliyorum… Kıvranıyorum… Sağ yanımdan, sırtüstü hâle getiriliyorum… Gayr-ı iradî bu hâlden sonra, şuurum yerinde ve gözüm açık… Baş gözüyle gördüğüm: Kafası sarıklı ve sırtında gri-siyah benzeri cübbesi olan bir adam, kitablığın bulunduğu ayak ucumda ayakta dikilmiş… Normal boyuna nazaran, ne kadar da iri görünüyor… Kanım, iliğim, kemiğim ne varsa, bütün mevcelerimle cezbedilirken, heybetinden yanıp kül olacak vaziyetteyim… Dehşet, dehşet, dehşetler içindeyim… Siyah sakallı, hafif kemikli ve uzunca yüzüne bakınca, iki kaş arasına bakmam gereğini hatırlıyorum… Uzun, yay gibi incelen kaşları… Unufak olmak üzereyken, korkuyla fırlıyorum… Elektrik düğmesine korkudan basamıyorum… Pencereden, uzakta patlayan bir silâhın ışığını görüyorum ve sesini duyuyorum… Vücudum yerli yerinde… Peki olan biten neydi?

*

EBEDO-Gövdeli, iri cüsseli kimse: 7: EBED-Ebedilik. “Hâlidî, sonsuz”… ALYAN-Uzun, iriyarı kimse: 161: FUA-Yere yapışan. Kertenkele. Şiddetli koku. Güzel koku. “Ruhî”… BADEN-İri gövdeli kimse: 57: MECİD-Şan ve şeref sahibi. (El-Mecîd: 88: Habibullah-Allah’ın Sevgilisi… Seyyid Taha: 88: Hagonoyo-Süryanice, Bayramlık)… BERŞA-Uzun boylu ve iri gövdeli: 573: MMATLONO-Süryanice, “Aktör”… BÜHSÛL-İri gövdeli kimse: 127: QENYONO-Süryanice, “Sığır”… Süryanice, SASO-Kubbe: 1127: DİYALOGOS-Piyes. (Bir Adam Yaratmak)… CAZZ-İri gövdeli adam: 903= 1902: QATİFTO-Süryanice, “Halı”… CERAME-Gövdeli olmak. Vücudu iri olmak: 249: DALDIR-Tuva Lûgatı’nda “Daralma, kendinden geçme, bunalma”… DAHM-İri, büyük, cüsseli. (Dahm: Şiddetle defetmek. “Nefyetmek”. Cemaatin kuvvetli olması… Dahme: Mezar, kabir, türbe. “Ölüm. Feyz”… Kabr: 302: Mirzabeyoğlu): 848: TAVLEDTO-Süryanice, “Gelecek kuşak”… DIREFS-Büyük, iri yapılı adam. İpek. Katı, sağlam nesne: 344: MUKADDİR-Tâyin olunmuş. Kısmet. Kader. Kıymeti biçilmiş. Beğenilmiş. Yazılı olmayıp da sözün gelişinden anlaşılan. Lâfzen zikredilmeyip, mânen murad edildiği anlaşılan… HETALLA’-Uzun ve iri vücutlu erkek: 114: CANDANE-Beyin. (Mehdî: 62: Hamdî-Hamd eden… Beyin: 62: Mütefekkir Mirzabeyoğlu)… KUFAHİR-İri vücutlu adam: 981: ŞERAFET-Şeriflik. Şereflilik. Hazret-i Hüseyin soyundan olan. (EsseyyidAbdülhakîmArvasî)… EZFER-Güzel kokulu şey: 981: FEZA-Rahmet ediciden gelen su. (Feza: Yıldızlar arasındaki boşluk. Gökyüzü. Geniş yer. Açık sahra. Yerde akan su… Feza’: Korku. Sığınma. Uykudan şiddetli korku ile uyanmak… Yevmiye: “Korkulu rüyâ görmek lâzım!”… Feza: Arttıran, ziyadeleştiren, çoğaltan)… ŞERİAT: 980: İSTİKBÂL İSLÂMINDIR.

*

Süryanice, CABYO-İri: 1022: HUGBO-Süryanice, “Kaş”… HUZÎ-Kedi yavrusu. (Hüreyre-Kedi yavrusu: 420: Tebahbuh-Durmaya, oturmaya, girmeye ve çıkmaya kadir olmak. Ortada oturmak… Sahabî Ebu Hüreyre Hazretleri’ni hatırlayınız!): 22: HUBO-Süryanice, Köprü. “İcâd, Kemer, İbda”… Süryanice, TLİFO-Süryanice, “Kaş”: 526: ŞEKUR-Çok şükreden. Şükürleri kabul eden Allah. (Kef harfi, Allah’ın Şekür ismi, Kürsî mertebesi, Kamer menzillerinden Nesre ile ilgilidir… Allah’ın Zâtı mutlak meçhul ve O, O’nunla, O’nun bildirdiği kadarıyla bilinir. “Arifi arif  bilir!” hesabı, kul Allah’ı nasıl O’nun bildirdiği dışında bilebilsin, hakkında soru sorabilsin? Mutlak olarak şartlarına mâlik olunmayan bu hususta malâyanî kalacak sorular, insanı küfre götüren sorulardır; o hiçbir tahdit ve ölçüye gelmez, Mutlak meçhuldür… Bu çerçevede bir Hadîs: Herşeyi, –O’nun ölçüleri ile eserleri ve tecellilerinde– tefekkür edin. Fakat Allah’ın Zât’ını “acaba nasıldır?” diye düşünmeye kalkmayın. Çünkü “Arş-Kürsî”den, Yedinci kat Sema’ya kadar nurdan 7 bin perde vardır. O, bunun da ötesindedir!)… Arabça, ABA ETAN-İki aba: 526: MGİHONUTO-Süryanice, “Taşma”. (Boşanma. Terk. Kemer. Köprü. İcâd. Kanal)

*

Süryanice, ARBEO-Dört. “Erkek”: 1210: CAGRO-Süryanice, “İri”… Süryanice, GABORO-İri: 1215: GABORO-Süryanice, “Kahraman”… EL-MUKADDİM. (Mukaddim-Takdim eden. Sunan. Öne, ileriye geçiren. Cüretli, çeri kimse. Göz pınarı: 184: Abdülhakîm… El-Mukaddim, Allah’ın 99 güzel isminden birisidir): 1215: DARDO-Nesre. Kartal. (Kamer menzillerinden; Kürsî ile ilgilidir)… Süryanice, RABO-İri: 209: EBRO-Tüy. Kuş tüyleri. “Kaş. Bulut”… SAVFONO-Radikal. Köktenci: 209: AQREB-Savaşmak. (Akreb Burcu, unsuru Su, tabiatı Soğuk-Nemli, türü Sabit, yıldızı kırmızı renkli “Merih-Mars”, vücutta tesir yeri –Telegram’ın gaye hedefi– Cinsî uzuvlar, simya’da “Ayırma-Kesme, ıstıfa, nefyetme, duyuyu ruhîye kalbetme” safhası)… HAR-Süryanice, “Savaşmak”: 209: HAR-Ateş. (Hadîs: Gün gelecek, imân elde ateş tutmak gibi olacak!)… Süryanice, RAVRBO-İri: 415: HATO-Süryanice, “Yeni”… Süryanice, CABYUTO-İrilik: 428: FURKOLO-Süryanice, “Rabıta”… TEVHİD-Birleme: 428: MÜŞEFFAH-Allah Sevgilisi’nin Tevrat’taki ismi… Süryanice, CAGRUTO-İrilik: 1616: TECRİD-Fikirde derinleşme… ŞAMİNİTO-Süryanice, “İrilik”: 813= 1812: ŞAH-I NAKŞÎBEND.

*

Süryanice, ARİĞ QAVMTO OF CABYO-Uzun boylu ve iri: 1727: MSARHBOİT-Süryanice, “Tez”. (Süryanice, Mucib-İcâb eden. Lâzım gelen. Gereken. Bir şeyin peyda olmasına vesile ve sebeb olan şey. “Duaya icabet eden” mânâsında, Allah’ın 99 güzel isminden biridir: 55: Mehdo-Süryanice, “Tez”…Necib: 55: Blogo-Buluşma… Don-Bürünülen kıyafet, sıfat: 55: Halyo-Süryanice, “Lâtif”… Be harfi, Allah’ın “Lâtif” ismi, “Cinler-Gizliler, gizlilikler” mertebesi, Kamer menzillerinden “Mukaddem min-eddelâl”e işaret eder; öne alınmış Takdim’e… Don-Bürünülecek kıyafet, üst. “Kaptan Kusto Müslüman”: 55: Celeyo-Süryanice, “Üst”; Noktasız harflerle, Derviş Muhammed… Süryanice, DON-Şimdi: 55: QBOLO-Süryanice, Bayram)… En büyük ebcedle, DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ-442 (Mühür): 7726= 1732: ABDÜLHAKÎM KOLTUĞU… Tatarca, KÜRSETME-Talimat verme: 732: FATİH SULTAN MEHMED “Han”.

*

Süryanice, ARİĞ QAVMTO OF CAĞRO-Uzun boylu ve iri olmak: 2915: İSTİNTAC-Netice almak, netice çıkarmak… SÜBÛTÎ-Müsbet, isbatlı olan. Varlığı kat’i olarak isbat edilene –sabit ve metin olana– âit olan: 1918: SALİH İzzet Mirzabeyoğlu… Süryanice, ARİĞ QAVMTO OF GABORO-Uzun boylu ve iri olmak: 2920: ZÜKR-Kalbteki düşünce, fikir… TAHDİS-Söylemek. Rivayet etmek. Şükür ve teşekkürle bildirmek. Allah Sevgilisi’nin sözünü tekrarlamak: 922: MÜSTEKTİB-Kürseden, dikte eden, yazdıran… ARİĞ QAVMTO OF RAVRBO-Uzun boylu ve iri kimse: 2120: ZABNİN-Süryanice, “Kere, defa, sefer, kez”… MACMLO-Süryanice, “Halı”: 120: BİBLİYON-Süryanice, “Kitab”… ARİĞ QAVMTO OF CABYUTO-Uzun boylu ve iri: 2133: KALIB-Beden, vücud, gövde. Butun, bâtınlık. Hususî surette dökülmesi istenen şeylere mahsus ZARF. Şekil ve suret numunesi. Bir kalıba dökülmüş veya kalıbtan çıkma şey… ARİĞ QAVMTOCAGRUTO-Uzun boylu ve iri adam: 3321: KURTUBÎ-Hâlid bin Velid Hazretleri’nin bir kılıcının ismi.(Mirzabeyoğlu)… ARİĞ QAVMTO OF ŞAMİNUTO-Uzun boylu ve iri kimse: 2518: YEVM-ÜL FURKAN-Furkan günü. Bedr savaşı, İslâm’ın varlık savaşı. (Metris-1999)… MUSA MİRZABEYOĞLU. (Necib Fazıl Kısakürek: 1417= 418: Musa Mirzabeyoğlu… Hidadet-Demircilik: 417: İhtiva-Bir şeyi toplamak ve korumak. İçinde bulundurmak, içine almak, havi olmak, şâmil olmak): 1517= 518: QDOLO NHOŞO QUFO-Boyundaki Bakır Halka. (Süryanice, Nhoşa Quglos-Bakır Halka: 1101: Gusto-Zevk ve takdir… “İmân, zevken idraktır!”… Duâgû-Dua okuyan, dua eden: 101: Neslihan Kerimem-Naslıhan Kerimem. “Mektub başlığı”… Naslı-Han: 832= 1831: Ariğ Qavmto V’cagro-Uzun boylu ve iri adam… Elf ve Erbaa Miat-Bin dörtyüz: 831: Ulum-u Hafi. “İçinde ebced hesabı ve tevafuk da bulunan gizli ilimler”… El-Ahir. “Allah’ın sonrası olmayan son mânâsındaki 99 güzel isminden biri”: 832: Tiboloyo Had Şuvolo-Süryanice, “Dünya Çapında Bir Hâdise”… Hen’a-Devenin boynuna koyulan işaret. Kamer menzillerinden biri; Heba mertebesi ve Allah’ın Ahir ismi ile ilgilidir: 130: Nigin-Mühür. Hatem. Yüzük)

*

TEZECCÜC-Kaşı ince olmak. “Hilâl. Kılıç”: 413: SAFRYONO-Süryanice, “Doğu”. (Yunanca, Anatolia-Doğu’da. Anadolu. “Rumî”: 1499: Şela’la’-Uzun boylu kimse… Metin-Kuvvetli, kavi, metanetli. Kendisine güvenilir olan. “Esma-i Hüsna’dandır”: 1500: Estagbel-Süryanice, “Olmak”… Süryanice, Qustdiya-Muhafız: 1500: SE-Kürtçe, “Köpek”… Yıldızım Tag-ı Sagir!)… Süryanice, MŞAHBONO-Şükran: 413: CİYET-Bir yere birikmiş olan su. (Vakt-Kaya içine birikmiş su: 506: Nakşbend)… İĞTİTA’-Örtünme, bürünme: 1412= 413: TEGAYÜB-Birkaç kişinin topluca kaybolması. (Hadîs: Mehdî 2 kere insanların gözünden kaybolacaktır. Birisi diğerinden daha uzundur!)… GAYBET-Başka yerde bulunmak. Bir şeyin diğer bir şey içinde GAİB olması. (Rüyâ’da gelen mânâ: Üstadım, “20 Sene Beraber” diye bir başlık altında, 10 ciltlik bir eser planlamış, ama hapisten çıkınca birinci ciltte kalmış… Rüya’da gelen mânâ: Neslihan, her yerde demektir!): 412: İCAZET-İzin. Müsaade. Reva görmek. (Seyyid Abdülhakîm Arvasî-Necib Fazıl Kısakürek: 1983: İzzet Erdiş)… Süryanice, TABCO-Mühür. “Pul. Nakil, köprü”: 412: YAR-I GAR-Sevr mağarası. Allah Sevgilisi’nin Hazret-i Ebubekir’e(R.A) gizli zikri talim ettirdiği yer, bâtın kapısını açması.

*

EZECC-Uzun ve ince kaşlı. (Üstadım’ın, Efendi Hazretleri’ni tasvirinde): 11: EZEC-Kendisinde “Rahmanî” hikmet tecelli eden Süleyman Aleyhisselâm’ın yaptırdığı bir bina… Süryanice, NOMUSO D’TAYOYUTO-Şeriat: 1011: ABCED-Süryanice, “Nefyetmek, olumsuzlama, zıddını tasfiye etmek”… Süryanice, ABCED-Geçmek. “Delmek, derinleşmek”. (Asgaran: Dil ile kalb): 11: HACC-Kasdetmek. Münazarada delil ve bürhan ile galib olmak. Bir yere çok tedirginlikle varıp gelme. Kâbe’yi usulüne uygun olarak Zilhicce ayı, Kurban Bayramı günlerinde ziyaret etmek.
 

LİSÂN RÜZGÂRI

 
LEVHA: 30 Ekim 1987… Orhan Dalay Bey, güleryüzlü bir şekilde HACCA giderken beni de götürmek istiyor… Arabça biliyorum diye… Ama İngilizce bilmem(!) gibi bir Arabça ile… Tedirginim… Babam, benim Arabça bildiğimi söylüyor!..

*

MİSHEL-Dil, lisân. Dizgin, yönetme. Eğe, törpü, yontma. Ziynet verecek nesne. Yabani eşek. (Ahkab: Eşek… Ahkab: Uzun zamanlar): 138: SÜLEYMAN MAHZUMOĞULLARI. (Lâkabı, Ebu Süleyman: Horoz)… BESMELE: 137: BUHONO MUHO-Süryanice, “Zihin Kontrolu”… ŞİBDİ’-Dil, lisân. Belâ, şiddet. Akreb: 374: MÜNFERİD-Tek başına. Hapishâne’de tek kişilik hücre… MEHDÎ Mirzabeyoğlu: 374: NEŞİTO-Gâzilerin kasdettikleri yere varamadan yolda buldukları nesne. Bir şeyin aramaksızın bulunması. Ansızın bulunan nesne… Süryanice, LECZO-Lisân. Dil: 47: HALBO-Süryanice, “Süt”. (İlim)… Arnavutça, VULE-Mühür: 47: GEMO-Süryanice, “Kab”. (Gemi, nefs, dizginlenen, dizginleyen)… Süryanice, LEŞONO-Lisân, dil: 393: GŞOFO-Süryanice, “Halı”… KAMENCER-Yaycı, kavvas. Kavs. (Yay Burcu, unsuru ateş, türü Sâbit, yıldızı Müşteri, vücutta tesir yeri Uyluk ve Kalçalar, cinsiyeti Erkek, simyada “İbda, icâd” safhası): 393: İNTİZAM-Tertib, düzen, nizâm üzre olmak… Süryanice, SEFRO-Dil, lisân: 347:  KARMO-Süryanice, “Üzüm bağı”… Süryanice, MAMLO-Lisân, dil. (Nakille öğrenilen, nefste uyandırılan): 117: TEVRİS-Vâris kılmak. Ateşi yakmak, alevlendirmek için tahrik etmek… KAVİYYEN-Kuvvetli, kat’i olarak. (Kaviyy: Esma-i Hüsna’dandır): 117: MUİZZ-İzzet ve ikram eden. Azîz ve şerif eyleyen. (Esma-i Hüsna’dandır)… EL-BEDİ’-Güzel yaratıcı; İlk Kalem mertebesi, Kamer menzillerinden “Seretan-Yengeç, Nath-Başvuran” menzili: 117: D’LO CUHDON-Süryanice, “Hafızasız”. (Leysî. Gaib. Garkolmuş. Metânetli. Sâbit. Aklı yele vermiş)… MÜTEALÎ-Aşkın. Yüksek olan, yükselen. Tecrübe ile elde edilen. İlim hududunu aşan. (Zatıyla en yüksek: El-Mütealî… Esma-i Hüsna’dandır.): 551: MÜSTEVLİYE-İstilâ eden, ele geçiren, zapteden. Yayılan, her tarafı kaplayan… MEŞHUR-Herkesin bildiği, bütün âlemlerin tanıdığı. (Meşhude): 551: MUHAMMED. “En büyük ebcedle”… Süryanice, TEKSİS-Lisân, dil: 551: MAFUHİTO-Süryanice, “Rüzgâr”. (Rîh, yel, ruhî)
 

HAC’DA

 
LEVHA: 22 Şubat 2015… HAC için ailece Mekke’deyiz. Cuma namazını kılmak üzere yürüyerek MESCİD-İ HARAM’a gidiyoruz. Yollar çok kalabalık, o yüzden mümkün olduğunca yan ve tenha sokaklarda yürümeyi tercih ediyoruz. Bu arada da Salih’in sorduğu bir kelimenin mânâsı hakkında, hepimiz birşeyler söylüyoruz. Aslında o, bizle yürürken etrafına ilgisiz, kafası o sorduğu kelime ile meşgul idi. Bizim tam olarak cevab veremediğimizi duyan birisi, çekingen bir şekilde yanımıza yaklaştı ve “İsterseniz, şu tarafta Türkler var, Kütübhâneleri de var, onlar size yardımcı olabilir!” dedi. Gösterdiği yer, Mescid-i Haram’ın giriş kapılarına göre en sağ taraf. (O sağ tarafta bir Kütübhâne varmış, ben de bu vesile ile öğrendim.) O tarafa yöneliyoruz, fakat Salih kalabalık ve vakit darlığı sebebiyle, “Boş verin şimdi, sonra belki geliriz!” deyip geri dönüyor. Ben de, tekrar gelirsek rahat bulabilelim diye o tarafa bakıyorum. Eski OSMANLI mimarisiyle yapılmış 3 katlı büyük bir ahşab yapı görüyorum. MESCİD-İ Haram’a bitişik; kapı ve pencereleri koyu KAHVERENGİ, duvarları koyu SARI. Ahşab işlemelerle süslü, yeni yapılmış, pırıl pırıl bir bina. MEKKE evlerine ne mimarî ne de renk olarak hiç benzemiyor. (Hayran Erdiş)

*

HACACE-Su üstünde olan yağmur kabarcığı. “Sure. Habib”: 20: KEF harfinin ebcedi. (Allah’ın “şükürleri kabul” eden ismi Şekür ve Kürsî mertebesi ile ilgili)… Süryanice, GAYBO-Kubbe. “Gayb. Leys. Fânîlik”. (Âyet: Veliler, kubbelerimin altındadır): 1019= 20: VEDUD-Çok şefkatli. Kendisine çok sevgi beslenen. Esma-i Hüsna’dandır… Süryanice, VACDO-Buluşma. “Vecd. Feyz. Ölüm”: 20: VACDO-Süryanice, “Süre, vakt”. (Zamanüstünde)… Arnavutça, ZEZE-Siyah. “Ululuk rengi. Suyun akması. Ruh”: 20: HADİ-Rehber. Hidayet yolunu gösteren. Birinci. Hidayete eriştiren. Mürşid. (Esma-i Hüsna’dandır)… HACC-Hacca gitmiş kimse. Hacı: 12: HACA-Akıl. Nahiye. (Haşa’: Nahiye. Nefes tutukluğu. Kalb… Hı harfi, Allah’ın Hakîm ismi, Şekil-Suret mertebesi, Kamer menzillerinden Nahye’ye işaret eder)… Süryanice, CEDYOYO-Hacı: 38: ABİLE-Su üzerindeki kabarcık… HALL-Çözme, çözülme. Karışık bir meselenin içinden çıkma. Anlayıp karar vermek. Neticelendirmek: 38: ZAKÎ-Saf ve temiz kimse. Hareket ve davranışları düzgün olan kişi… Süryanice, LEBO-Merkez: 39: LEBO-Süryanice, “Kalb”… MAQOŞOYO-Hacı: 372: İK’AR-Derinletme-derinleştirme.

*

MEŞHUDE-Cuma günü. Kıyam-et. Şehadet edilen, görünen. Allah Sevgilisi’nin bir ismi: 355-Fer’a-Bit. Yüksek yer… CUMA-Toplanma: 1119: CRUBTO SOLUTA-Süryanice, “Cuma namazı”… NAHHAS-Bakırcı: 119: ŞURORTO-Süryanice, “Tefekkür”… Süryanice, BEL COLMO-Türbe: 118: DASPAN-Süryanice, “Geyik Yavrusu”. (Ceyl: Yengeç… Yengeç Burcu, unsuru Su, yıldızı Ay, vücutta tesir yeri Göğüs-Karın, simyada Çözme-Deberan safhası)… NUHAS-Bakır. Kızgın maden. Kıtr. Dumansız alev. Bir şeyin aslı. Tütün. Duha. Duman. (Şems-ül Maarif isimli eserin sahibi Veli Ahmed Elbunî Hazretleri: Kim Duha Sûresi’ni 40 gün okursa ve sonunda, “Ya Mugni, Ya Gâni beni helâlinden zenginleştir, haramla değil. Fakirlik korkusundan uzak tut. Bana inayet nasibeyle, çünkü ben dalaletteyim. Bana öğret, çünkü ben cahilim!” duasını sadakatla okursa, Allah Teala RÜYA âleminde veya uyanıkken kendisine HİKMET öğretecek bir Üstad gönderir!): 119: EFLÂH-Çok felâh bulan, kurtulan, selâmete çıkan. Taleb ettiği şeye, arzusuna kavuşan… En büyük ebcedle, DERVİŞ MUHAMMED MÜHRÜ: 5119: TALEF-Fazl. Hediye, bahşiş, hibe… HALİM-Hoş muamele yapan. Yumuşak huylu. (El-Halîm: Yumuşaklık gösterici. “Rahmeti gazabını aşan” Allah’ın 99 güzel isminden biri): 119: HASAN-İyilik. Güzel muamelede bulunan. (Peygamber torunu, Hazret-i Ali’nin büyük oğlu)… TECMİ’-Bir yere toplanmak. Cuma namazına gelmek: 523: SELABET-Metânet. Sâbit olma. Katılık. Sağlamlık… EHADİS-Hadîsler: 524: MÜTEAZZİZ-İzzet, kuvvet, kudret kazanan… SALİH MİRZABEYOĞLU İBN-İ HATTAB: 524: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDÎ-442 mührü.

*

KÜTÜBHÂNE: 1078: KENZ-Hazine, define. Fatiha Sûresi’nin bir ismi… HAKÎM: 78: İBDA’… KÜTÜB-Kitablar: 422: DÜPİŞK-Kürtçe, “Akreb”… TAHADDÎ-Meydan okuma: 422: TAVATU’-Muvafık olma, uygun olmak… ESFAR-Büyük kitablar. Düşmana karşı gidişler, akınlar. Seferler, yolculuklar: 342: ŞULA-Süryanice, “Bilmece, muamma”. (KKM)… Süryanice, AĞRO YAVMONOYO-Yevmiye: 1342: MUKARRİB-Takrib eden. Yaklaştıran… ERKAM-Rakamlar. Yazılar: 342: HELŞO-Süryanice, “Halı”.

*

HIRA-Mekke civarında bulunan ve Allah Resûlü’ne ilk vahyin geldiği mağaranın ismi: 1802: OSMANLI Mimarlık Sanatı… HABER-Hariçten insanın fikrine intikal eden ilim. Yeni havadis. Ağızdan ağıza nakledilen söz, tevatür. Peyam. Peygam. İlim ve malûmat. Allah Resûlü’nün sözü. Müsned. İsnad edilen. Bir isme yakıştırılan sıfat: 802: NHOŞO ZAQZAQTO-Bakır Halka… Süryanice, CUTMANOYO ANNO D’BANOYUTO-Osmanlı Mimarlık Sanatı: 1104: MUHD MEHD-Mehdî Muhammed… HAFYO-Süryanice, “Gizli”: 1105: TİBELOYO HUDO FTUSİS-Süryanice, “Dünya Çapında Bir Hâdise”… Süryanice, QNOSTO RUFROFO-Avuç içinin seğirmesi: 1105: GAZYUNO CUNDONO-Süryanice, “Ölüm Odası”… Süryanice, MEZNO-A’sa: 106: TERKAVET-Arabça, “Köprücük Kemiği”.
 

YORUMSUZ

 
LEVHA: (…) Mart 2003… Mescid-i Haram’da CUMA namazı hutbesi… Minber’de Hazret-i Ömer veya Hazret-i Osman var. O sırada İzzet ağabey minbere doğru yürüyor; üzerinde çok güzel beyaz bir cübbe benzeri elbise, başında da beyaz sarık var. Minberin önünde, sahne yüksekliği gibi bir yer ve yanyana dizilmiş adamlar. Son tarafta eksik bir kişi varmış… Hazret-i Osman veya Hazret-i Ömer, İzzet ağabeye elini uzatıp elini tutuyor ve yukarı çekerek cemaate, “bu da bizden!” diyor. ­— (Mekke’de Hac zamanı —Nezihe Halis)
,

Baran Dergisi 443. Sayı