Mukaddes bir makam olan anneliğin, evdeki bir bitkiyi sulamak seviyesine indirilmesi, milletimizin temel değerlerine yönelik kasıtlı bir saldırıyı temsil ediyor. Reklam, küreselci zihniyetin aile kurumunu zayıflatma ve genç nesilleri çocuk sahibi olma fikrinden soğutma planlarının ulaştığı vahim aşamayı işaret ediyor.

Hatırlayacağımız üzere, beyaz eşya üreticisi Bosch da yakın zamanda benzer bir skandala imza atmış ve toplumda tepkilere sebep olmuştu. Bosch, Avrupa ülkelerinde yayınladığı reklamlarda geleneksel aile yapısını ve çocuk yetiştirmenin güzelliklerini överken, Türkiye pazarına özel hazırladığı içeriklerde "köpek anneliği" temasını merkeze almıştı. Bu ikiyüzlü strateji, uluslararası şirketlerin Türkiye üzerinde yürüttüğü nüfus mühendisliğinin ve kültürel yozlaştırma çabalarının açık bir kanıtı konumunda bulunuyor. Bosch'un başlattığı algı operasyonunu, bugün Sephora "çiçek anneliği" maskesi altında bir adım daha ileri taşıyor. Görünen o ki; köpekten sonra sıra çiçeğe gelmiştir. Asıl hedef, insanı “konuşan bir hayvan” hayvan-ı nâtık seviyesinde tutmaktır.

Annelik, neslin devamını sağlayan ve toplumu ayakta tutan en yüce değerlerin başında geliyor. Bu ulvi makamın önce evcil hayvan bakıcılığına, ardından da saksıdaki bir bitkiyi büyütme işine eşitlenmesi, kavramların içini boşaltma hamlesidir. Batı dünyası kendi nüfusunu artırmak amacıyla vatandaşlarına sayısız teşvik sunarken, bizim coğrafyamıza yönelik reklamlarda çocuk sahibi olmayı büyük bir külfet gibi resmediyor. Küresel aktörler, lüks apartman dairelerinde kedi, köpek veya çiçek bakmayı "modern ve çağdaş" bir yaşam tarzı olarak pazarlıyor. İnsanlık onuruna ve ebeveynliğe ait mukaddes hisler, "çiçek anneliği" gibi ucube tamlamalarla aşındırılıyor.

Putin 8-9 Mayıs’ta Ukrayna’da ateşkes ilan etti
Putin 8-9 Mayıs’ta Ukrayna’da ateşkes ilan etti
İçeriği Görüntüle

Söz konusu reklam kampanyaları, basit bir pazarlama stratejisinin ötesine geçiyor. Bu içerikler Müslüman Türk aile yapısını içeriden çökertmeyi hedefleyen sistemli bir kültürel işgal hareketini oluşturuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere devletin tüm ilgili kurumları, aile mefhumunu tehdit eden bu çok uluslu yozlaştırma projelerine karşı derhal harekete geçmelidir. Toplumsal mayayı zehirleyen ve fıtratı bozan bu tür yıkıcı reklamların yayınlanması acilen durdurulmalıdır.