ABD Savunma Bakanlığı'nın bütçesi 1 trilyon dolar sınırını aşarken, Vaşington'un en büyük sorunu artık kaynak yetersizliği değil, bu kaynağı ne kadar verimli kullanabildiği haline geldi. ABD'’nin Foreign Affairs dergisinde yayımlanan kapsamlı bir değerlendirme, Pentagon'un onlarca yıldır süren satın alma sistemi sebebiyle milyarlarca dolarlık projelerin geciktiğini, maliyetlerin kontrolden çıktığını ve Amerikan ordusunun özellikle hipersonik silahlar, insansız sistemler ve seri üretim kapasitesinde Çin'in gerisine düştüğünü ortaya koydu.

“ABD’nin trilyon dolarlık hatası” başlıklı değerlendirmeye göre Pentagon, 2026 mali yılında Trump yönetiminin "Golden Dome" füze savunma sistemi için 24,4 milyar dolar, Sentinel kıtalararası balistik füze programı için ise 3,3 milyar dolar ayırdı. Buna karşın her iki projenin de yakın dönemde ABD'nin konvansiyonel savaş kabiliyetini belirgin biçimde güçlendirmeyeceği belirtilirken, buna karşın modern tehditlere karşı ihtiyaç duyulan birçok kritik alanda ilerlemenin beklenen hızda gerçekleşmediği vurgulandı.

Savaş gemilerinde ve İHA’larda fark açılıyor

Analizde dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise ABD ile Çin arasındaki savunma sanayi kapasitesi farkı oldu. ABD'nin savunmaya Çin'in yaklaşık üç katı kaynak ayırmasına rağmen kritik üretim alanlarında geride kaldığı ifade edildi. Çin donanmasının 2030 yılına kadar yaklaşık 435 savaş gemisine ulaşmasının beklendiği, buna karşılık ABD Donanması'nın envanterinin 297 gemi seviyesinde kalacağı öngörüldü. İnsansız sistemlerde de benzer bir tabloya işaret edilirken, Çin'in yalnızca bu yıl yaklaşık 1 milyon tek yönlü saldırı dronu üretmeyi hedeflediği, Pentagon'un ise önümüzdeki birkaç yıl içinde yaklaşık 300 bin saldırı dronu üretmeyi planladığı aktarıldı.

Türkiye-Pakistan ittifakı terörist İsrail'i korkutuyor
Türkiye-Pakistan ittifakı terörist İsrail'i korkutuyor
İçeriği Görüntüle

ABD Temsilciler Meclisi Üyeliği de yapan Ro Khanna tarafından yazılan makale bu tablonun temel nedenlerinden birinin ABD savunma sanayisindeki yoğun tekelleşme olduğunu savunuyor. 1990'lı yıllarda gerçekleştirilen birleşmelerin ardından sektörün Lockheed Martin, RTX, Boeing, General Dynamics ve Northrop Grumman'dan oluşan "Büyük Beşli" etrafında şekillendiği belirtilirken, rekabetin azalmasının yenilikçiliği yavaşlattığı, maliyetleri artırdığı ve teslimat sürelerini uzattığı ifade edildi. Bugün F-35 savaş uçağından Ford sınıfı uçak gemilerine kadar hemen her büyük savunma programının ya bütçesini aştığı ya da planlanan takvimin gerisinde kaldığına dikkat çekildi.

Modası geçen uçaklara milyarlarca dolar

Raporda Pentagon'un yalnızca yeni sistemleri geliştirmekte değil, artık ihtiyaç duyulmayan platformlardan vazgeçmekte de zorlandığı kaydedildi. Bunun en belirgin örneklerinden biri olarak 1970'lerde geliştirilen A-10 yakın hava destek uçağı gösterildi. Hava Kuvvetleri'nin bu platformun günümüz savaş ortamında etkinliğini yitirdiğini yıllar önce kabul etmesine rağmen Kongre'nin istihdam kaygıları nedeniyle emekliye ayırma kararlarını uzun süre engellediği, bunun da milyarlarca dolarlık ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Benzer şekilde Littoral Combat Ship (LCS) programının da bakım sorunları ve artan maliyetlere rağmen siyasi gerekçelerle yıllarca sürdürüldüğü, toplam yaşam döngüsü maliyetinin 100 milyar doları aşabileceği ifade edildi.

Yazıda çözüm olarak Kongre ile Pentagon arasında daha güçlü koordinasyon kurulması, açık sistem mimarisinin tüm büyük savunma projelerinde uygulanması, yeni teknoloji şirketlerinin savunma ihalelerine girişinin kolaylaştırılması ve başarısız projelere daha erken son verilmesi önerildi. Ayrıca çok yıllı tedarik sözleşmelerinin yaygınlaştırılması sayesinde üretim kapasitesinin artırılabileceği ve maliyetlerin yüzde 5 ila 10 oranında azaltılabileceği savunuluyor.