Avrupa: Türkiye ile Çalışmalıyız
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin'de Dışişleri Bakanlığı'nın Weltsaal salonunda kürsüye çıktığında mesajı netti: "ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları uluslararası hukuku çiğniyor. Felaket bir hata! Önlenebilir ve gereksiz bir çatışmayı seyrediyoruz."
Ancak o konuşmanın asıl çarpıcı kısmı eleştiri değildi. Yeni dönemde kiminle çalışacaklarını sıralarken Steinmeier şu isimleri saydı: Türkiye, Meksika, Brezilya. Ve ekledi: "Ankara ile köprü kurmalı, işbirliğini artırmalıyız."
AB Konseyi: Bize Haber Bile Vermeden Saldırdılar
Paris'te SciencesPo'da konuşan AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın öfkesi keskin bir dille dışa vurdu. ABD'nin Orta Doğu'da Avrupa ve NATO müttefiklerine bilgi vermeden harekete geçtiğini vurgulayan Costa, "uluslararası ilişkilerde hukukun değil gücün belirleyici olduğu bir döneme girildiğini" söyledi.
Şikâyetin özü ekonomik: Avrupa'da doğalgaz fiyatları fırladı. Körfez üzerinden gelen gıda sevkiyatları sekteye uğradı. Navlun bedelleri arttı, sigorta primleri şişti. Avrupalı vatandaşlar, Washington'ın tek başına aldığı kararın bedelini süpermarket raflarında ödüyor.
"Avrupa'nın ekonomik ve savunma alanında daha güçlü ve özerk olması gerekiyor" dedi Costa. Bu cümle Atlantik ittifakındaki çatlağın fotoğrafı.
Avrupa Neden Çok Kutuplu Dünya İstiyor?
Cevap basit: Çünkü tek kutuplu düzende masada yer alamıyorlar. Ukrayna savaşında söz hakları kısıtlıydı. İran-ABD geriliminde tamamen devre dışı bırakıldılar. Karar alınıyor, fatura onlara kesiliyor.
Çok kutuplu dünya talepleri romantizm değil; masaya oturma mücadelesinin söylemi. Bu mücadelede hem Batı hem Doğu ile konuşabilen köprü ülkelere ihtiyaçları var. Bu tanıma uyan ülke sayısı son derece az.
İran-ABD Savaşı Türkiye'ye Ne Kazandırıyor?
Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiği tehdit altında. Körfez'den gelen LNG akışı sekteye uğruyor. Avrupa alternatif arıyor.
Harita Türkiye'yi gösteriyor: TANAP ve TürkAkım, Hazar gazını Avrupa'ya taşıyan ana güzergâh. İskenderun-Ceyhan hattı alternatif ihracat güzergâhı.
Ticaret cephesinde de tablo benzer. Hürmüz krizinin uzaması halinde Körfez-Avrupa akışı kuzey güzergâhlara kayabilir, Türkiye de burada öne çıkıyor. İran'a yönelik yeni yaptırımlar Türk ihracatçıları için boşalan pazar payı anlamına geliyor.
Arabuluculuk cephesinde ise Türkiye'nin konumu daha orijinal: Irak ve Suriye'de karşı karşıya gelinse de Ankara, Tahran ile ilişkisini hiç koparmadı. Aynı zamanda NATO üyeliği sürdü. Tahran ile Batı arasında güvenilir kanal açabilecek ülkelerin listesi son derece kısa; Türkiye bu listede ilk sıralarda. Hatırlatmak gerekir: Son ABD-İran görüşmeleri Umman'da gerçekleşmişti ve saldırılar peşinden başlamıştı. Umman'ın Türkiye kadar ağırlığı yok.
Ukrayna-Rusya'daki Köprü Rolü
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında somut bir model ortaya koydu: Taraf tutmadan pozisyon almak. Tahıl Koridoru Anlaşması'nın arabulucusu oldu. Moskova ile Kiev’i aynı masaya oturttu. Batı'nın yaptırımlarına katılmadı, Ukrayna'yı da yalnız bırakmadı. Hassas dengeyi tutturdu.
Batılılar bu modelin ne anlama geldiğini artık daha iyi anlıyor olabilir: Türkiye hem Rusya'nın telefonuna çıkıyor hem Ukrayna'nın. Bu, Washington'ın ve Brüksel'in yapamadığı bir şey.
Türkiye bugün şu konumda: Rusya ile konuşuyor, ABD ile ittifak içinde, İran'la kanalı açık. Tek kutuplu düzenin çözüldüğü bu dönemde bu üçlü ilişki, Washington'ın eskiden şüpheyle baktığı bir belirsizlikten stratejik bir varlığa dönüştü.
Gazze: Mehmetçik’e yol mu görünüyor?
Gazze'de "ateşkes" adı verilen süreç, sistematik bir yıkımın örtülü devamı. İnsani yardım bloke ediliyor, siviller sığınacak alan bulamıyor, yeniden yapılanma başlamıyor. Ateşkesten bu yana bine yakın Filistinli şehit oldu. İsrail işgal topraklarını genişletmeyi sürdürüyor.
Türkiye daha önce Gazze'ye asker gönderme talebini açıkça dile getirdi. İsrail karşı çıktı. Washington belirsiz kaldı.
Bu konjonktürde Türkiye elindeki kozları Gazze'ye yansıtabilir: Türkiye, “insani koridor” ve “barış gücü” çerçevesinde Gazze'deki rolünü adım adım işleyebilir. Kurulması planlanan “barış gücü”ne Türk askerini de dahil etmeyi başarabilir.
Baran Dergisi





