Ürdün, gerilimi tırmandıran yeni bir adım olarak dün (Çarşamba) İsrail Büyükelçisini "derhal" geri çağırdı. Amman aynı zamanda Gazze Şeridi'ndeki olayların başlamasıyla ülkeden ayrılan Tel Aviv'in Amman Büyükelçisinin geri dönüşünü reddetti.

Körfez gezisinde Ürdün Kralı II. Abdullah'a eşlik eden Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi'nin ağzından duyurulan Ürdün'ün İsrail Büyükelçisini geri çağırma kararı, İsrail'in Gazze Şeridi'nde altyapıyı ve sivil nüfusu hedef alan saldırganlığına yönelik BAE, Katar ve Bahreyn Krallığı'nı da kapsayan resmi öfkenin boyutunu yansıtıyor. Gözlemcilere göre bu karar, Ürdün'ün gerilimi tırmandırmaya yönelik seçeneklerini resmi olarak çeşitlendirmesini yansıtıyor ve bu çeşitlilik saldırganlığa karşı keskin bir diplomatik ton kullanmaktan, farklı düzeylerdeki diplomatik eylem kapsamına kadar uzanıyor.

Ürdün'ün kararı, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırganlığı ve Tel Aviv'in Batı ve ABD desteğiyle "meşru müdafaa hakkı" kisvesi altında izlediği toplu cezalandırma politikaları karşısında "kademeli bir gerilimi artırma planı" bağlamında geldi. Bu durum, resmi Ürdün pozisyonunun İsrail ile “diplomatik ilişkilerin dondurulduğunu” duyurmasına yol açtı. 

Kudüs'te üç Yahudi ezilerek yaralandı! Kudüs'te üç Yahudi ezilerek yaralandı!

Siyasi bir kaynağın Şarku'l Avsat'a söylediğine göre özellikle de mevcut İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun aşırı sağcı bir koalisyonla geri dönmesinden bu yana Amman ile Tel Aviv arasındaki soğuk ilişkiler göz önüne alındığında, İsrail saldırganlığın devam etmesi halinde, öngörülebilir gelecekte benzer adımlar gelebilir.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı yaptığı basın açıklamasında, "İsrail'in Gazze'ye yönelik şiddetli savaşını reddeden ve kınayan tutumun bir ifadesi olarak İsrail büyükelçisinin derhal Ürdün'e çağrıldığını" duyurdu.

İsrail’in masum insanları katleden, benzeri görülmemiş bir insani felakete neden olan ve yayılması halinde tehlikeli olasılıklar taşıyan bir savaşa imza attığının ifade edildiği açıklamada, “Bu durum, tüm bölgenin güvenliğini, uluslararası güvenlik ve barışı tehdit edecektir” denildi.

Bakanlığın açıklamasına göre Bakan Eymen es-Safadi, İsrail Dışişleri Bakanlığı'na, daha önce Krallık'tan ayrılan büyükelçisini geri göndermemesi konusunda bilgi vermesi için Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı'ndaki ilgili departmana talimat verdi.

Bakanlık, büyükelçilerin geri dönüşünün İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşını durdurması, yol açtığı insani felaket ve Filistinlileri gıda, su, ilaç ve kendi topraklarında güvenli ve istikrarlı bir şekilde yaşama haklarından mahrum bırakan tüm tedbirlere son vermesiyle bağlantılı olacağını açıkladı. 

Gözlemcilere göre, Ürdün'ün bu kararı, savaşın derhal sonlandırılması ve acil yardım malzemelerinin Gazze Şeridi'ne girmesine izin verilmesi yönündeki uluslararası talepleri görmezden gelen İsrail tarafıyla siyasi temasların durdurulması bağlamında geldi. Gazze’de sağlık sektörünün hizmet dışı kalacağı korkusuyla birlikte gıda, ilaç ve yakıt gibi temel malzeme ve ihtiyaçlarda büyük bir eksiklik yaşanıyor.

Ürdün Kralı II. Abdullah, geçtiğimiz cumartesi günü Kahire Barış Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Gazze'de yürütülen şiddetli bombardımanı ‘çeşitli düzeylerde reddedilen şiddetli bir operasyon’ olarak nitelendirdi. Ürdün Kralı, “Bu, kuşatılmış bir halkın toplu olarak cezalandırılmasıdır. Savaş suçudur, dolayısıyla uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlalidir.” İfadelerini kullnadı.