Oylamada 130 ülke ablukanın tamamen kaldırılması yönünde irade gösterirken, 17 ülke tasarı aleyhinde duruş sergiledi; 25 ülke ise çekimser kaldı. Türkiye ve Çin, karara destek veren ülkeler safında yer aldı.
Oylama öncesinde Türkiye'de José Martí Küba Dostluk Derneği öncülüğünde bir araya gelen aydınlar, yayımladıkları ortak bildiriyle Küba halkıyla dayanışma çağrısında bulunmuş, Vaşington yönetiminin bu tutumuna karşı durulması gerektiğini savunmuştu. Türk delegasyonu da Genel Kurul'daki oturumda ablukanın kaldırılması lehinde oy kullanarak bu duruşu tescilledi.
Havana yönetimine benzer bir destek de Pekin'den geldi. ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkan Çin yönetimi, ekonomik baskı politikalarına derhal son verilmesi talebini yineledi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, söz konusu yaptırımların Küba halkının temel yaşam ve kalkınma haklarını ihlal ettiğini belirterek, Küba'nın egemenliğini ve ulusal güvenliğini koruma mücadelesini kararlılıkla desteklediklerini aktardı.
1960 yılında yürürlüğe giren ve aradan geçen onlarca yıla rağmen sürdürülen ekonomik abluka; ada ülkesinin uluslararası ticarete, küresel finans kaynaklarına ve iktisadi faaliyetlere erişiminde derin aksaklıklara sebep oldu.

Genel Kurul'da kabul edilen karar, tavsiye ve uluslararası uzlaşı niteliği taşıyor. Vaşington üzerinde doğrudan icrai bir hukuki zorunluluk kurmaktan ziyade küresel kamuoyunun vicdanını ve diplomatik ağırlığını yansıtıyor. Ablukanın fiilen son bulması, ABD'nin kendi iç hukuki mevzuatı ve siyasi karar mekanizmaları çerçevesinde atacağı adımlarla mümkün görünüyor.





