Âlemlere rahmet olarak gönderilen Fahr-i Kâinat Efendimiz'e hakaret içeren provokatif çizime karşı meşru tepkisini ortaya koyan Alper Kaan Aykut hakkında ceza davası açıldı. Duruşmanın tamamlanmasının ardından adliye önünde bekleyen kalabalığa ve basın mensuplarına hitap eden Aykut, milletin mukaddesatına sahip çıkmaktan bir an olsun geri adım atılmayacağını hatırlattı.
Bu toprakların mayasında ezan ve Peygamber muhabbeti olduğunu belirten Aykut, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Avukat arkadaşlar gerekli açıklamaları yaptılar zaten. Ben kısa şeyler söyleyeceğim, çok uzatmayacağım. Öncelikle biz Türkiye'de yaşıyoruz. Türkiye'de doğduk, büyüdük. Bu ülkede beş vakit ezanlarda Allah Resûlü'nün ismi zikrediliyor. Bu ülkenin ordusuna Mehmetçik deniyor; ki Mehmetçik denmesinin sebebi de Allah Resûlü aleyhissalâtü vesselâmın isminden ilhamla verilmiş bir sıfat bu... Böyle bir memlekette doğduk, büyüdük. Yani herkes gibi bir Anadolu insanıyım, Anadolu çocuğuyum. Allah Resûlü'ne hakaret etmek, O'na saldırmak; Türk milletine, Türk milletinin mukaddesatına saldırmaktır. Böyle bir hadise akabinde biz gerekli tepkiyi verdik. Ben mevzuyu da aslında şahsî algılamıyorum. Benim yerimde hangi Müslüman olsa aynı tepkiyi verirdi. Yani ben bir yerde Türk milletinin tercümanı olarak çıkıp orada konuştum. Onların duygularını ifade ettim. Bundan dolayı da pişman değilim."
Yargı mekanizmasının milletin inancına sırt çevirmesine tepki gösteren Aykut, sanık sandalyesine oturtulan asıl unsurun şahsı değil, inancı olduğunu vurguladı.
Aykut konuşmasının devamında meselenin ciddiyetine şu sözlerle dikkat çekti:
"Burada tartışılmaya açılması gereken başka hususlar olduğunu düşünüyorum. Yani hukuk bu kadar kendi milletinden, bu kadar kendi insanından yabancı olmamalı. Kendi insanının değerinden, mukaddesatından bu kadar uzak olmamalı. Burada dediğim gibi ben bu yargılamayı şahsî görmüyorum. Belki benim şahsımda Müslümanların hep tamamı, din-i mübin-i İslam, Allah Resûlü aleyhissalâtü vesselam yargılanıyor. Bugün Alper Kaan Aykut mevzu değil; yarın başka bir Müslümanın da başına bu gelir ve muhtemelen de gelecektir. Dediğim gibi hapis cezasıyla, o istemle yargılanıyoruz. Ama karikatürü çizenler, yani gerçekten insanları tahrik edenler şu an dışarıda geziyorlar."
Aykut, sözlerini doğrudan vicdanlara hitap ederek şu ifadelerle tamamladı: "Sesleneceğim tek yer Müslümanların, mümin kardeşlerimin vicdanıdır. Kardeş dediklerimiz uykularından uyansınlar diyorum. Başka söyleyebileceğim bir şey yok."





