Alihan Kuriş’in liderliğini yaptığı Süleymancılar cemaatinin yurt dışı para ağını yöneten kilit isimlerden Faruk Gaye, Van’da yakalandı. Teşkilatın Balkanlar üzerinden yürüttüğü kara para aklama tezgâhını ve kurban bağışı soygununu sevk ve idare eden Gaye, son olarak Doğu Afrika sorumlusu sıfatıyla faaliyet gösteriyordu.
İstanbul’da başlatılan ve operasyonların ardından Van’a kaçan Faruk Gaye, emniyet birimleri tarafından izlendi. Gaye’nin gizlendiği cemaat yurduna baskın düzenleyen emniyet güçleri, cemaat mensuplarının direnişiyle karşılaştı.
Yurt hocaları polise direndi
Baskın esnasında yurtta bulunan cemaat mensupları, polise direnerek arbede çıkardı. Bu kargaşadan istifade ettirilerek kaçırılmak istenen Gaye, yurt binasından uzaklaştırılmaya çalışıldı. Ancak güvenlik kameralarını anbean tarayan polis, kaçış güzergâhını tespit ederek firari zanlıyı aynı gün içinde yakaladı. Suçluyu saklayan, firarına zemin hazırlayan ve emniyet güçlerine fiili mukavemette bulunan yurt hocaları hakkında da adli soruşturma başlatıldı.
Sultanahmet'te kurulan paravan dernek
Gaye’nin şebeke içindeki rolü ve gayrimeşru servet transferleri daha önce de gündeme gelmişti. Bir dönem teşkilatın Balkanlar sorumluluğunu yürüten Gaye, bütün para akışını Sultanahmet’teki Özel Ayasofya Öğrenci Yurdu binasında konuşlanan Balkanlar Eğitim ve Kültür Derneği üzerinden çevirdi. Kâğıt üzerinde faaliyet gösteren bu derneğin tamamen paravan bir örtü vazifesi gördüğü, asıl para trafiğinin ise hiçbir kayda girmeden elden yürütüldüğü anlaşıldı.
Teşkilatın Balkan yapılanmasında dört yıl boyunca bilfiil vazife alan eski bir cemaat mensubu, şebekenin işleyişini bütün ayrıntılarıyla ifşa etti. Ayasofya Öğrenci Yurdu'nun bir merkez üssü haline getirildiğini belirten tanık, Faruk Gaye’nin başında bulunduğu idari heyetin Romanya, Bosna-Hersek, Makedonya, Sırbistan, Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk ve Moldova hattını buradan yönettiğini aktardı. Gaye’nin geçmişte Romanya hududunda aracında balyalar dolusu nakit parayla yakalanarak sınır dışı edildiği, bunun üzerine faaliyet merkezini Makedonya’nın başkenti Üsküp’e kaydırdığı ve İstanbul’dan talimat vermeyi sürdürdüğü kayıtlara geçti.
Kapalıçarşı'ya taşınan çanta dolusu nakit
Şebekenin elden nakit taşıma işlerinde vazifelendirilen eski mensup, yurt binasının garajında başlayan sevkiyatı şu sözlerle dile getirdi:
“Ayasofya Yurdu’nun altındaki garajda Faruk Gaye'nin aracı bulunuyordu. O vasıtaya defalarca para yükledik. Çantalar dolusu nakit parayı bagaja koyup Kapalıçarşı’ya götürüyorduk. Paraları oradaki döviz bürosuna teslim ediyorduk. Bir defasında altı çanta dolusu nakit götürdük. Faruk Gaye benden defalarca çek tahsil etmemi istedi. Ben de bu getir götür işlerine bakıyordum. İstanbul’daki para işlerini yürütmesi için bilahare Seyfettin K. isimli bir şahsı getirdiler ve nakit akışını onun üzerinden sevk etmeye başladılar.”
Öte taraftan milletin halisane duygularla verdiği kurban vekâletlerinin soyguna dönüştürüldüğü de tanık ifadeleriyle belgelendi. Cemaatten ayrılan eski mensup, Moldova’da şahit olduğu kurban tezgâhını şöyle anlattı:
“Kurban Bayramı’nda kesim için beni de vazifelendirdiler. Moldova’ya gidecektik; lakin daha evvel yurt dışına çıkmamıştım ve pasaportum dahi yoktu. Hocalar bana bir gün sonrasına bilet kesmişti. Hayret içindeydim. Hocalar Ankara’ya tek bir telefon açtı. Akabinde bana emniyetten telefon geldi, ‘Pasaportun hazır, gel al.’ dediler. Pasaport derhal tanzim edilmişti. Ertesi gün Moldova’ya geçtik. Orada 100 kurban kestik ve vekâlet sahiplerine göndermek üzere bunların video kayıtlarını aldık. İş bittiğinde önüme bir tutanak getirdiler. Kâğıtta 5 bin kurban kesildiği yazıyordu. Sahte tutanak tanzim ederek büyük bir hırsızlığa imza atmışlardı. İmzalamak istemedim, beni açıkça tehdit ettiler.”
FETÖ mensuplarıyla yürütülen denklik tezgâhı
Süleymancılar ile FETÖ arasındaki gizli iş birliği de soruşturma dosyasına girdi. Balkanlar’dan Türkiye’ye getirilen gençlerin denklik işlemlerinin bürokrasideki FETÖ mensupları vasıtasıyla tezgâhlandığı bildirildi. 2016 senesinden önce Millî Eğitim Bakanlığı’nda vazifeli FETÖ mensubu Ali Haydar isimli memur üzerinden denklik pürüzlerinin anında giderildiği, temin edilen bu usulsüz evraklar sayesinde şahısların üniversitelere yerleştirildiği kaydedildi.




