1990’ların başında Doğu Bloku’nun çözülmesi, Balkan ülkelerinde devlet kurumlarını ve sosyal koruma sistemlerini ağır bir çöküşe sürükledi. Yoksulluk derinleşti, çocuk yuvaları kalabalıklaştı, aileler temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hâle geldi. Batılı evlat edinme kuruluşları, aracılar ve insan kaçakçıları bu toplumsal yıkımı kısa sürede kazanç kapısına çevirdi. Çocukların geleceğini koruma iddiasıyla kurulan uluslararası evlat edinme ağı, denetimsizlik ve para ilişkileri içinde işleyen geniş bir pazara dönüştü.
1995 yılına gelindiğinde bu pazar Balkanlar’dan Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’ya uzanan yerleşik bir hatta sahipti. Mahkeme dosyaları, diplomatik yazışmalar, resmî hukuk raporları ve uluslararası kuruluşların incelemeleri; yasal evlat edinme işlemleriyle çocukların para karşılığı el değiştirdiği karanlık ticaretin aynı güzergâhlarda yürüdüğünü belgeliyordu. Romanya pazarın başlıca kaynağını oluştururken Arnavutluk ve Bulgaristan onu takip etti. Çocuklar ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan ve diğer Batı Avrupa ülkelerine götürüldü.
Çavuşesku’nun nüfus siyaseti 100 bini aşkın çocuğu kurumlara sürükledi
Romanya’daki felaketin zemini, Nicolae Çavuşesku yönetiminin zorlayıcı nüfus politikalarıyla hazırlandı. Human Rights Watch bünyesindeki Helsinki Watch’ın Mart 1991 tarihli raporuna göre kürtaj ve doğum kontrolüne getirilen neredeyse mutlak yasak, iş yerlerinde kadınlara uygulanan zorunlu jinekolojik muayenelerle beraber yürütüldü. Rejim, doğum oranını devlet zoruyla yükseltmeye çalıştı.
Ağır ekonomik kriz, yetersiz beslenme ve ailelere sosyal destek verilmemesi sonucunda çok sayıda çocuk bakım kurumlarına bırakıldı. Helsinki Watch, 1989 sonunda Romanya’daki kurumlarda 100 bini aşkın çocuğun bulunduğunu bildirdi. UNICEF’in Ağustos 1990’da yaptığı ilk inceleme de yaklaşık 100 bin kurumsallaştırılmış çocuk tahminine ulaştı.
Bu kurumların önemli bir bölümü bakımsız, personelsiz ve tıbbi imkânlardan yoksundu. Helsinki Watch, iğnelerin sterilize edilmeden tekrar kullanılmasının hepatit B ve HIV’in yayılmasına yol açtığını, engelli çocukların eğitim ve fizik tedavi hizmetlerinden mahrum bırakıldığını kaydetti.
Üstelik kurumlarda yaşayan çocukların tamamı hukuken veya fiilen öksüz değildi. ABD Kongre Kütüphanesi Hukuk Kütüphanesinin daha sonra hazırladığı Balkanlar raporu, birçok çocuğun ailesinin hayatta olduğunu; anne ve babaların çocuklarını geçindiremedikleri için kurumlara bırakmak zorunda kaldığını belirtiyordu. Yoksulluk sebebiyle geçici olarak kuruma verilen çocukların “sahipsiz” kabul edilmesi, yabancı evlat edinme talepleri karşısında büyük bir istismar alanı açtı.
1990’da sınırlar açıldı, yabancı talebi patladı
Çavuşesku’nun 22 Aralık 1989’da devrilmesinden sonra Romanya’daki çocuk kurumlarının görüntüleri dünya televizyonlarında yayımlandı. Ülkeye yardım kuruluşları ve sağlık çalışanları gelirken, Batı Avrupa, Kanada ve ABD’den çok sayıda evlat edinme adayı da Romanya’ya yöneldi.
The Washington Post’un 7 Ocak 1991 tarihli Bükreş haberine göre rejimin devrilmesinden sonraki ilk yıl içerisinde en az bin çocuk yabancılar tarafından evlat edinilmişti. Yabancı çiftler sağlıklı çocuk bulabilmek için kurumları dolaşıyor, mahkemelerde biyolojik aileler, avukatlar ve görevlilerle görüşüyordu. Gazete, kontrolsüz talebin fırsatçı avukatlara alan açtığını ve bebekler için karaborsa oluşturduğunu bildiriyordu. Haberde, doğumun hemen ardından bilinci tam olarak yerine gelmemiş bir anneye çocuğundan vazgeçme belgesi imzalatıldığı yönündeki şikâyete de yer verildi.
1 Ağustos 1990’da çıkarılan 11 sayılı kanun, evlat edinme düzenini değiştirdi. Önceki merkezî izin sistemi kaldırıldı ve karar yetkisi mahkemelere verildi. Yves Denéchère ile Béatrice Scutaru’nun Romanya’daki uluslararası evlat edinmeleri arşiv belgeleri üzerinden incelediği akademik çalışmaya göre bu değişiklikten sonra yabancı evlat edinmeler ciddi bir şart ve sınırlama olmadan yürütüldü. O tarihte Romanya Ceza Kanunu’nun evlat edinmeden mali kazanç sağlanmasını açıkça cezalandırmaması da aracılara geniş hareket alanı bıraktı.
Bir buçuk yılda yaklaşık 10 bin çocuk yurt dışına çıktı
Akademik çalışmada aktarılan UNICEF tahminine göre Ocak 1990 ile Temmuz 1991 arasında yaklaşık 10 bin Romanyalı çocuk yurt dışına çıkarıldı.
Çalışmada derlenen ülke kayıtlarına göre 1990 yılında Romanyalı çocuklar için Fransa 311, Yunanistan 200, Kanada 400, İtalya 520, İngiltere 600 ve ABD 914 giriş veya evlat edinme belgesi düzenledi. Almanya gibi güvenilir kayıt bulunmayan ülkeler bu sayılara dâhil değildi.
Hareketlilik 1991’in ilk yarısında daha da büyüdü. Ocak-Haziran 1991 döneminde Fransa’ya 688, İtalya’ya 1.009, ABD’ye ise 2.594 Romanyalı çocuk götürüldü. ABD’ye götürülen Romanyalı çocuklar, bu ülkede aynı dönemde yurt dışından evlat edinilen çocukların yüzde 28’ini oluşturdu.
Buradaki ayrım önemlidir: Yaklaşık 10 bin rakamı, tamamının “satıldığı” anlamına gelmiyor. Sayı, büyük ölçüde evlat edinme işlemleri kapsamında yurt dışına çıkarılan çocukları ifade ediyor. Bu işlemlerin arasında hukuka uygun evlat edinmeler de olduğu söylense de geneli ticaret içindi. Ayrıca aynı dönemin arşivleri; çocuk satın alma, ailelere para verme, sahte belge düzenleme ve kâr karşılığı aracılık vakalarının yasal işlemlerle iç içe geçtiğini gösteriyor.
Arşiv belgesinde çocuk başına 10 bin dolara ulaşan para
Denéchère ve Scutaru’nun çalışmasında aktarılan 27 Haziran 1991 tarihli bir Fransız diplomatik yazışması, Romanya Evlat Edinme Komisyonunun yabancı evlat edinmeleri geçici olarak durdurma kararını çocuk ticaretini önleme gerekçesiyle aldığını kaydediyordu.
Belgede, bazı çocukların aracılar tarafından alınarak Amerikalı ve Avrupalı yabancılara teslim edildiği, ödenen paranın çocuk başına 10 bin dolara kadar çıkabildiği belirtiliyordu. Bu rakam ülke genelinde uygulanmış sabit bir “fiyat” değil, belirli bir diplomatik belgede bildirilen üst tutardı. Buna rağmen çocukların parasal değer üzerinden pazarlık konusu yapıldığını gösteren önemli bir dönem kaydıydı.
Beş aylık bebek, karton kutuda sınırdan çıkarılmak istendi
Kaçakçılık vakaları ilk yıllarla sınırlı kalmadı. Los Angeles Times’ın 15 Eylül 1994 tarihli haberinde, beş aylık bir bebeği Romanya dışına kaçırmaya teşebbüs etmekle suçlanan İngiliz bir çiftin Bükreş’te yargılanmaya başladığı bildirildi.
İddianameye göre çift, bebeği temin eden aracılara 6 bin dolar ödemişti. Bebeğe yol boyunca sessiz kalması için sakinleştirici verildiği, karton kutunun içinde battaniye altına saklandığı ve sınırda başka bir çocuğa ait pasaport kaydıyla çıkarılmaya çalışıldığı ileri sürüldü. Haberin yayımlandığı tarihte yargılama devam ettiği için bu olay bir mahkûmiyet olarak değil, savcılığın yönelttiği suçlama olarak kayda geçti.
Arnavutluk’ta 270 çocuk bir yılda yabancılara verildi
Benzer bir denetim boşluğu komünist yönetimin 1991’de çöktüğü Arnavutluk’ta yaşandı. ABD Kongre Kütüphanesi Hukuk Kütüphanesinin Ocak 1994 tarihli raporuna göre yaklaşık 270 Arnavut çocuk, bir yıllık dönem içerisinde yabancılar tarafından evlat edinildi.
Bazı mahkeme ve idari işlemler yalnızca birkaç günde tamamlandı. Rapora göre çocukların bir bölümü, evlat edinme işlemlerinden haberdar edilmeyen veya görüşü alınmayan anne ve babalarını geride bıraktı. Çocukların çoğu Yunanistan, İtalya ve ABD’ye götürüldü.
Bir yetimhane müdürü ile eski bir hâkim, yabancıların gerçekleştirdiği usulsüz evlat edinmelere imkân sağlamakla suçlanarak yargılandı. Arnavutluk Başsavcılığı, aceleyle ve denetimsiz biçimde yürütülen işlemler üzerine Mart 1992’de bütün yabancı evlat edinmeleri durdurdu.
Bulgaristan’dan ABD’ye 1.328 çocuk götürüldü
Bulgaristan’a ilişkin güvenilir kayıtlarda ülke çapında uygulanmış sabit bir çocuk “fiyatı” bulunmuyor. Resmî istatistikler ise uluslararası evlat edinmenin boyutunu gösteriyor.
ABD Dışişleri Bakanlığının vize verilerini aktaran Kongre Kütüphanesi raporuna göre 1992-2000 yılları arasında Bulgaristan’dan 1.328 çocuk evlat edinilmek üzere ABD’ye götürüldü. Aynı dönemde Romanya’dan ABD’ye giden çocukların sayısı 7.144’tü. Batı Avrupa, Kanada ve Avustralya’ya götürülenler bu sayılara dâhil değildi.
Bulgaristan’da bir çocuğun yabancılara verilmesinden önce üç Bulgar ailenin evlat edinmeyi reddettiğinin bölgesel bir komite tarafından onaylanması gerekiyordu. Buna rağmen Avrupa Konseyi, 1999’da Bulgaristan’ı uluslararası evlat edinmelerde kaygı verici artış görülen eski Doğu Bloku ülkeleri arasında saydı.
Avrupa Konseyi: Evlat edinme piyasa kurallarına bağlandı
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin 21 Aralık 1999 tarihli raporu, uluslararası evlat edinmenin giderek piyasa kurallarına göre işlediğini, büyük kazanç üreten bir faaliyete dönüştüğünü ve memurlar ile hâkimler arasında yolsuzluğa yol açtığını bildirdi.
Raporda Arnavutluk, Romanya, Bulgaristan ve Rusya’daki artışa dikkat çekildi. Usulsüzlüğün yöntemleri arasında annelere çocuklarının öldüğünü söylemek, biyolojik ailelere yanlış bilgi vermek, çocuk karşılığında para veya mal teklif etmek, sahte doğum belgesi düzenlemek, yalancı babalık beyanında bulunmak, memur ve hâkimlere rüşvet vermek ve çocukları üçüncü ülkeler üzerinden geçirmek sıralandı.
Bu yöntemler, Avrupa Konseyinin farklı ülkelerde tespit ettiği veya bildirimlerden derlediği genel suç biçimleriydi; listedeki her fiilin her ülkede işlendiği anlamına gelmiyordu. Raporun temel hükmü ise açıktı: Çöküş, yoksulluk ve zengin ülkelerden gelen yüksek çocuk talebi, evlat edinmeyi suç şebekelerinin kullanabileceği bir pazara dönüştürmüştü.
Lahey Sözleşmesi çocuk satışına karşı hazırlandı
Uluslararası toplum, büyüyen suistimaller üzerine 29 Mayıs 1993’te Uluslararası Evlat Edinmede Çocukların Korunması ve İş Birliğine Dair Lahey Sözleşmesi’ni kabul etti. Sözleşme 1 Mayıs 1995’te yürürlüğe girdi.
Metin; çocuğun kaçırılmasını, satılmasını ve ticarete konu edilmesini önlemeyi temel amaçlar arasında saydı. Ailenin rızasının özgürce, yazılı olarak ve herhangi bir ödeme karşılığında alınmamış olması şart koşuldu. Annenin rızasının doğumdan sonra verilmesi, taraf ülkelerin merkezî makamlar kurması ve evlat edinmeden haksız kazanç sağlanmasının engellenmesi istendi.
Fakat Avrupa Konseyinin 1999’da hâlâ “pazar” uyarısı yapması, sözleşme ile sahadaki uygulama arasındaki mesafeyi gösteriyordu. Romanya 2001’de uluslararası evlat edinmeler için moratoryum ilan etti. 26 Haziran 2004’te kabul edilen 273/2004 sayılı kanun, 1 Ocak 2005’te yürürlüğe girdi ve yurt dışından evlat edinmeyi biyolojik büyükanne veya büyükbaba bağı bulunan istisnai durumlarla sınırlandırdı.
Aynı yıllarda kurum sisteminin dağıtılması hızlandı. UNICEF’in eski Romanya temsilcisi Karin Hulshof’un verdiği tahmine göre 2000-2003 arasında yaklaşık 80 bin çocuk biyolojik ailelerine, geniş ailelerine veya koruyucu ailelere yerleştirildi.
Tarihin ortaya koyduğu tablo
Batı, tarih sahnesine çıktığı günden beri barbarlığına medeniyet, yağmasına hukuk, çıkar düzenine insan hakları adını verdi. Güçsüz gördüğü her toplumun toprağını, servetini, emeğini ve neslini kendi menfaati için kullandı. Batı’nın çocuklar üzerindeki karanlık hesabı da tarihin hiçbir devrinde kapanmadı.
1990’larda Romanya, Arnavutluk ve Bulgaristan’da kurulan çocuk pazarı bu sicilin Balkanlar’daki halkasıydı. Komünist rejimlerin çöküşüyle meydana gelen yoksulluk ve devlet boşluğu, Batılı ülkelerdeki çocuk talebi için fırsata çevrildi. Binlerce çocuk yardım görüntüsü altında ailesinden ve doğduğu topraklardan koparıldı.
Batı’nın çocuklara uzanan karanlık yüzü, yakın dönemde Jeffrey Epstein ağıyla yeniden ortaya çıktı. ABD Adalet Bakanlığı, Epstein’ın 250’yi aşkın reşit olmayan kız çocuğunu istismar ettiğini açıkladı; suç ortağı Ghislaine Maxwell 20 yıl hapse mahkûm edildi. Buna rağmen dosya yıllarca gizli anlaşmalarla korundu, ardından birkaç sansasyonel başlığa sıkıştırılarak kasıtlı biçimde gündemden düşürülmeye çalışıldı.
Balkan çocuk pazarından Epstein ağına uzanan tablo aynı hakikati gösteriyor: Coğrafya, yöntem ve failler değişti; yoksulluğu ve savunmasızlığı menfaate çeviren vahşi Batı anlayışı değişmedi. Batı’nın çocuklarla karanlık hesabı Balkanlar’da başlamadı, Epstein ile de sona ermedi.
Kaynaklar
-
Human Rights Watch/Helsinki Watch — “Since the Revolution: Human Rights in Romania”, Mart 1991
-
The Washington Post — “Despite Aid, Romanian Children Face Bleak Lives”, 7 Ocak 1991
-
Los Angeles Times — “Baby-Smuggling Trial Under Way in Romania”, 15 Eylül 1994
-
ABD Kongre Kütüphanesi Hukuk Kütüphanesi — “Adoption in Albania”, Ocak 1994
Baran Dergisi