Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato’da, Lisa Murkowski, Susan Collins, Rand Paul ve Bill Cassidy gibi 4 Cumhuriyetçi senatörün muhalefetle birlikte hareket etmesi, durumun sadece partiler arası bir çekişmeden ibaret olmadığını gösteriyor. Senato lideri Mitch McConnell’ın oylama öncesi aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılması ve Dave McCormick’in yokluğuyla birleşen bu tablo, ABD karar mekanizmalarının dış politika tercihlerinde içine düştüğü bölünmeyi göstermektedir.

Bu oylama, Beyaz Saray ve Pentagon koridorlarında şekillenen bölgesel stratejilere karşı, bizzat müesses nizamın (Establishment) yasama ayağında duyulan endişeyi tescillemiştir. Karar, ABD’nin tek taraflı askeri adımlarının getireceği maliyetleri ve uzun vadeli faturayı artık tek başına göğüslemekte zorlandığının açık bir işaretidir.

"Amerika'nın şimdiye kadarki en kötü dış politika girişimlerinden biri"

Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer’in oylama sonrasında yaptığı, "Amerikalılar Trump’ın İran’daki tarihi hatasının bedelini ödüyor. Bu, Amerika’nın şimdiye kadar yaptığı en kötü dış politika girişimlerinden biri olarak tarihe geçecek" açıklaması, da bu kaygıyı açık bir surette gözler önüne sermektedir.

Yıllarca bölgeyi doğrudan askeri müdahalelerle dizayn etmeye çalışan Washington, bugün karşılaştığı mukavemet ve prestij kaybının kolay kolay telafi edilemeyeceğinin farkına varmaya başlamıştır. Bu durum, ABD’nin askeri yaptırım gücünün sınırlarına dayandığını ve girişilen her kontrolsüz hamlenin küresel liderlik iddiasına zarar verdiğini gösteren bir diğer göstergedir.

Laik atak geçiren fosiller sokakta!
Laik atak geçiren fosiller sokakta!
İçeriği Görüntüle

Pentagon'un 80 milyar dolarlık bütçe talebi

Pentagon’un, mühimmat stoklarını yenilemek ve olası bir askeri gerilime hazırlanmak gerekçesiyle Kongre’den acil koduyla 80 milyar dolar talep ettiği bir dönemde bu karar alındı.

Teknolojik ve askeri üstünlük iddiasındaki ABD’nin mühimmat stoklarını tazelemekte zorlanması ve bütçe dengelerini korumak adına bu denli büyük kaynak arayışlarına girmesi, hegemonyanın lojistik sınırlarını resmetmektedir. Yaşanan bu finansal ve askeri tıkanıklık, dışarıda yeni cepheler açmanın faturasının artık içerideki siyasi ve ekonomik dengeleri doğrudan sarstığının maddi kanıtıdır.

Senato’dan çıkan bu karar, ABD’nin dış politikada artık sınırsız hareket kabiliyetine sahip olmadığını gösteren somut bir vesikadır. İçerideki kurumsal bölünmeler ve dışarıdaki lojistik sınırlar, Washington’ı küresel müdahale kararlarında geri adım atmaya zorlamaktadır.

AA, Baran Dergisi